bugün

Lisedeki değil de ortaokuldaki zehir gibi adamdı "hocam kuantum matematiği ile normal matematik arasında ne fark var" diye safça sormuştum bi keresinde, içten bi şekilde gülümseyerek "bi çocuk bana bunu da sordu ya gözüm açık gitmez, senin geleceğin çok parlak..." demişti. Yanıldın erkan hocam.

Ek: yalancının çükü kopsun... Daha büyük yeminim yok.

Ek2: başlık başıma.
5 puanın üstüne konan hıyardı. Lisedeyken matematikten 85'ten 5 almıştım ama kendisi düşük sözlü vermişti. Onun yüzünden 3,5 puanla takdiri kaçırmıştım.
Mezarcıydı üsteğmen.
Her fırsatta allah razı olsun dediğim hocamdır.

Son sınıfta iken notumu, sözlü notları ile iki not, evet iki not, yükseltmişliği var.

Sen ne kral insandın be.
Bizimki, alt düzey bir üniversiteden mezun olur olmaz il milli eğitim müdürü olan dayısı sayesinde bizim okula (ki, ildeki en iyi okuldu) istisnai yollardan atanan boş beleş biriydi.

Ailesi zengindi, Erkenden evlendirmişler geri zekalı oğullarını, işi ayarlamışlar, evini arabasını alıp bizim başımıza hoca yapacak yolu bulup yollamışlar işte.

çok eski dönem enstitü mezunu yaşlı hocaların düzeyinin yarısına denk gelecek bi durumu yoktu ama torpil işte.

Kendisinden hiçbir bok öğrenmedik ama temelimiz iyi olduğundan bir şekilde hallettik matematiği. Okul sayısal alanında çok derece verdi, her biri üzerinden kendine paye çıkarıp reklam yapıyordu kendince. Ara sıra sınıfa küsüp konuşmazdı, ergen triplerine girerdi. Biz mezun olduktan baya sonra özel okula geçmiş, tabi ortağı olarak, yoksa öğretmenliğiyle herhangi bir yerde talep görmesi mümkün değil. En son özel lisede milletvekili çocuğuna yanaşıp müteahhitlik kovalayordu.

Lan bizim bir yere gelmek için harcadığımız onca çabayı, onca zorluğu, onca sınavı düşündüğümde bu adam hep tiksinti uyandırdı bende.

Şimdiki hâl zaten içler acısı. Ne diyeyim, kimileri böyle yaşıyor işte.
çok iyi bir matematik hocasıydi. hatta o kadar iyiydi ki; sınavlarına çalışmadan girip 2 alan öğrenci çoktu.

lise 1'i bitirdikten sonra yaz tatilini "Türkçe matematik" seçip, kaygısızca liseyi bitirme hayallerimin köküne kibrit suyu döktü bu hoca.
müdür yardımcısına sınıftaki bir diğer arkadaşla benim fen bölümüne geçmem için ikna etmesini istemiş. zoraki fen bölümüne geçtik.
hocayı sevdiğimizden dolayı; yüzü kara çıkmasın diye matematik derslerine asıldık.
sayesinde fiziği ve matematiği çok sevdik.
umarim yaşıyordur hala.
ah Mustafa hoca. Sen olmasaydın, dünyanın ortak anladığı bu doğa dilini öğrenemezdik. iyi ki; o kenar mahallede bize hocalık yaptın.
ayrica; enseme vurduğun o tokatı asla unutmadım.
kazık gibi sorardı.
allah rahmet eylesin, tahtaya kaldırır, soldan yukardan köşeden başla der ve devam ederdi f(x)....
Lisede edebiyat hocama aşıktım nasıl bir aşksa mübarek bütün hayatımı etkiledi.
Neşe çapan di.matematigi sevmezdim ama kendisini severdim.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.