1. 1.
    şaşırtıcı olabilir ama kuran okunduğunda apaçık anlaşılabilecek olan gerçektir.

    öncelikle şunu vurgulayalım: kuran'da peygamberin yaptığı iş için ücret istemediği defalarca ama defalarca vurgulanır.

    http://www.kurandaara.com...34&go.y=10&page=1

    hele yasin 21 son derece çarpıcıdır.

    http://www.kuranmeali.org...urani_kerim_mealleri.aspx

    tüm bu ayetlere baktığımızda, tebliğ için ücret isteyen bir kişiye uymanın yanlış olacağını anlıyoruz.

    peki peygamber bu iş için gerçekten de hiç ücret istememiş midir? mekke'de "inen" yukarıdaki ayetlere bakınca başta istememiş olabileceği anlaşılıyor. fakat medine'ye gelip yeterince güçlenince iş değişiyor. buyurun:

    http://www.kuranmeali.org...urani_kerim_mealleri.aspx

    görüleceği üzere peygambere bir şey sormak ve danışmak için ücret ödenmesi emrediliyor! fakat sonra tepkiler gelmiş olmalı ki şöyle

    http://www.kuranmeali.org...urani_kerim_mealleri.aspx

    deniyor. bu arada öve öve bitirilemeyen "asr-ı saadet" müminlerinin hali de pek anlatıldığı gibi değil sanki. yahu günümüzde imkanı olan insanlar meşhur bir kişinin düzenlediği bir yemeğe katılmak için olmadık paraları gözden çıkarıyorlar ama o zamanın müslümanlarından bazıları koskoca peygamberle baş başa görüşmek için bir sadakayı çok görüyorlar! ilginç...

    zekatın peygambere verilmesi, ganimetlerden beşte bir payın peygambere verilmesi, savaşsız ele geçirilen toprakların (misal sonra büyük kavgalara sebep olan fedek hurmalıkları) peygambere verilmesi konusundaki ayetler de cabası...

    sahi, peygamber 13-14 tane eşi aynı anda hangi gelirle geçindiriyordu?
    10 -17 ... rumeli71
  2. 2.
    BRAVO GERÇEKTEN HARiKASIN BRAVO SÜPER. BiZ NiYE HiÇ BU AÇIDAN BAKAMADIK YA iNANAMIYORUM GERÇEKTEN.
    5 -5 ... ulusafsata
  3. 3.
    evet, çünkü sadakayı peygambere veriyorlardı.

    anne ve babanı kınıyorum kardeşim, doğal seçilime müdahalede bulunmuşlar.
    10 -6 ... esaret kabul edilemez
  4. 4.
    otur sıfır. daha sadakanın ne olduğunu anlayamamış birisinin kuranı yorumlamaya kalktığı saçma başlık.
    8 -3 ... turevoperatoru
  5. 5.
    Peygambere iftira atanlar; onun sadece hayatı bile hiçbir dünyalığa meyletmediginin delilidir. Tüm Arap yarımadasının zenginliği ayağının altına serilmiş hükümdar bir peygamberdi o sav. Ama değil saray hurma lifinden yapılmış bir hasirin üzerinde yatardı ve izi çıkardı mübarek sırtına.

    Hükümdar bir peygamberin kızı ondan bir hizmetçi istedi ki sahabe den pek çoğunun vardı hizmetçisi. Ey kızım sana bundan daha hayırlı bir şey öğreteyim dedi ve ona Allah'ı zikretmesini ögütledi.

    Hükümdar bir peygamber evde eşleriyle arası açıldı. 1 ay konuşmadı onlarla. Ey Allah'ın Resulü bize de biraz dünyalık versen olmaz mı dediler. Allah ayet indirdi. Eğer senden dünyalık isterlerse onları güzelce sal dedi ayette.

    Peygamber e atılacak en son iftira onun dünyalık peşinde olduğudur.

    Kufrunuzle helak olacaksınız...

    "Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır." Ahzab 21

    Edit: aldığı sadakayı yine muhtaçlara veren peygambere iftira atanlarin şüphe küfür ve hırsları dan dolayı anlayamadığı şey şu. Hükümdar bir peygamberin bütün devletin yöneticisi olan bir peygamberin insanlardan beklediği sadakaya muhtaç olduğunu zannediyor. Eger dünyalık bir amacı olsaydı haşa buna zaten sahipti. Bu sadaka verenlerin kurtuluşu için güzel bir vesildir. Eğer kaldirilmasaydi da vallahi gönül hoşnutluğu içinde bizde sadaka verirdik Resulullah için sav. Burda dahi yoksulları gözeten Allah'a hamd olsun.
    7 -4 ... gaiptengelenadam
  6. 6.
    nisa-59 “ihtilaflı bir işin hükmünü allah’tan (kur’andan) ve resulünden (sünnetten) anlayın!”

    nisa-80 “kim peygambere itaat ederse allah’a itaat etmiş olur.”

    haşr-7 “peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.”
    9 -2 ... kazangap
  7. 7.
    daha "ücret"in ne olduğunu anlayamamış birisinin itiraz ettiği haklı tespittir.

    ücret, bir mal veya hizmet karşılığında ödenen bedeldir. peygamberle baş başa kalıp, ona bir şeyler sormak karşılığında para istenmesi ücret değilse nedir? avukata danışsan ödediğin ücret değil midir? doktora muayene olsan ödediğin ücret değil midir?

    sadaka ise yardıma muhtaç olanlara bir karşılık beklenmeksizin yapılan yardımdır.

    "ücret" kapsamına giren bir ödeme kuran'da "sadaka" olarak adlandırılıyorsa benim sorunum değil.
    3 -9 ... rumeli71
  8. 8.
    ben anlamıyorum bazı şeyleri mesela tepki gelmiş olmalı diyor ama ayetler peşpeşe aynı anda indiği ortada.
    sadaka yapılan işin karşılığı değildir orada gayet vermek istemeyen vermeyebilir diyor böyle ücretlendirme mi olur. vacip diyen de mendup diyen de olmuştur.

    bakalım ehli sünnet alimleri bu konuda neler diyor

    "Ey iman edenler, siz peygamberle başbaşa kalmak istediğinizde, bu öze! görüşmeden önce bir sadaka verin. Böyle yapmanız, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Eğer (birşey) bulamazsanız, bilin ki Allah gafur ve rahîmdir" (Mücadele, 12).

    Ayetle ilgili birkaç mesele var:[77]

    Bu Hükmün Hikmetleri

    Bu mükellefiyet, şöyle pek çok faydaları kapsamaktadır:

    1) Hz. Peygamber (s.a.s) ve ona yapılacak olan fısıldaşmayı yüceltme, kıymetini artırma faydası... Çünkü insan birşeyi güçlükle elde ettiği zaman, onu gözünde daha çok büyütür ve kıymetini daha çok bilir. Ama onu kolaylıkla elde eder ise, onu önemsiz ve değersiz görür.

    2) Fısıtdaşmadan önce verilecek olan böyle bir sadaka sayesinde, fakirler pek çok fayda sağlarlar.

    3) ibn Abbas (r.a) şöyle demiştir: Müslümanlar, Hz. Peygamber (s.a.s)´e soru sorma işini pek ileri götürdüler ve hatta ona meşakkat verdiler. Allah Teâlâ da peygamberinin yükünü hafifletmek istedi. işte bu ayeti kerime nazil olunca da, pek çok kimse tamah gösterdi. Bunun üzerine soru sormaktan vazgeçtiler.

    4) Mukâtil b. Havyan şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s)´in meclisinde, zenginler fakirlerden daha çok ve baskın olup, Hz. Peygamber (s.a.s) ile çokça fisiIdaşıyorlardı. Öyle ki Hz. Peygamber (s.a.s), onların bu çok oturuşlarından hoşlanmadı. Cenâb-ı Hakk da, fısıidaşmadan önce, sadaka vermeyi emretti. Zenginler ise bundan kaçındılar. Fakirler de, sadaka vermek için birşey bulamadılar. Fakat diğer yandan, Hz. Peygamber (s.a.s)´in meclisine bir iştiyak duydular. Bu sebeple, "Keşke birşeylere sahip olsaydık da, bunu infâk ederek, Hz. Peygamber (s.a.s)´in meclisine ulaşabilseydik" diye temenni ettiler. işte bu mükellefiyet ile, fakirlerin Allah katındaki dereceleri fazlalaşırken, zenginlerin dereceleri alcalmıştır.

    5) Bundan kastedilen şeyin, Hz. Peygamber (s.a.s)´e bir kolaylık sağlamak olması da muhtemeldir. Çünkü ihtiyaç sahipleri, dertlerini ısrarla arzediyorlar ve ümmete tebliğde bulunma ile ibadet yapma arasında taksim edilmiş olunan vaktini işgal ediyorlardı. Yine bunda, herhangi bir kimsenin, Hz. Peygamber (s.a.?) ile kalbin dünyaya yönelik herhangi bir şey hususunda meşguliyetini gerektiren bir meseleden ötürü fısıldaşmış olduğunu zannedeceği sebebiyle, kimi mü´minlerin kalbini meşgul eden bir şeyin bulunması da muhtemeldir.

    6) Bununla, âhireti arzu edenle dünyayı isteyen kimseler birbirinden seçilir. Çünkü mal, bütün isteklerin mihenkidir.[78]
    fahrettin razi tefsiri
    4 -2 ... gereksiz ihtiyac
  9. 9.
    kuran a göre peygambere uymanın doğru olmaması
    1 -1 ... idrak yollari enfeksiyonu
  10. 10.
    müminlerin türlü türlü gerekçelerle reddettikleri tespittir.

    kimisi kuran'daki "peygambere uyun" ayetlerini delil gösteriyorlar. yahu ben kuran'da doğrudan "peygambere uymayın" dendiğini iddia etmedim ki! derdim insanları kırmak da değil. daha sert sözlerle ifade edebileceğim bir çelişkiye, olabildiği kadar yumuşak bir şekilde dikkat çekiyorum o kadar.

    kimisi sadaka emrini ve sonra o emri iptal eden ayetin art arda olmasını ön plana çıkarmış. artık ne anlama geliyorsa... bilindiği gibi surelerin çoğu bir seferde "inmemiştir". ayetler bir yerde kaldıktan sonra kalan yerden devam edildiği çok olmuştur. burada da öyle olmuş olsa gerek. iki ayet de aynı anda "inmiş" olsa, ne manası olurdu ki?

    tespiti reddetmek için daha bir çok gerekçeler sayıyorlar. fakat ne derseniz deyin sonuçta bu ayet tebliğ için ücret istemek anlamına gelmiyor mu? insanlar peygamberi saçma sapan sorularla meşgul ediyorlarsa çaresi başka türlü bulunamaz mıydı? hayır, defalarca tekrar edilen "ücret istemeyenlere uyun" ayetleriyle ters düşer bir çözüme ne gerek var?

    son olarak, şunca itiraz sayılmış ama "sahi, peygamber 13-14 tane eşi aynı anda hangi gelirle geçindiriyordu?" soruma "cevab" verebilen çıkmamış daha. ilginç...
    2 -3 ... rumeli71