1. 1.
    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik)

    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik)

    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik)
    . . . . . . .

    Bunu defalarca tekrarladı.
    aylardır duymak istediğim hayatımı adayabileceğim ses, 'duymak için neler vermezdim' diye düşünülen cümleleri tekrar ediyordu.. aylar sonra..
    buruk olsa da heyecanlanan bir kalbim vardı. ama bir türlü burukluğu dinmeyen. sudan çıktığında oksijene aşık olan balık gibiydi. çırpınışı aşkından mıydı yoksa ölüyor olmasından mıydı? anlaşılamıyordu..
    sessizliğine bile doyulamıyordu. dakikarca sessiz kalışlarımız derin bir muhabbet tadındaydı..
    çok garipti ki; konuşma sırasında da konudan konuya atlamalarımız oluyordu. ayları saatklere sığdırma çabasımıydı bu bilmiyorum; arada uçurum farklar olsa da ' bunu da anlatmalıyım' fikri ile belki de saçmalıyorduk.. ne de güzel saçmalardık.. çocuk gibi..
    geçen bir kaç saatlik sürede sanki araya geçen o bomboş aylar silinip gitmişti.. hafızamızdan ve hayatımızdan..
    sanki hiç ayrı kalmamıştık.. hiç..

    Konuşulan her konunun arasındaki boşluklarda tekrar tekrar söyledi..

    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik

    Bunca zaman söyle(ye)mediği için acısınımı çıkarıyordu? Bilmiyorum...
    Görüşmenin sona ermesini anladığımız an '' mutlumusun'' dedi.
    Beni sevdiğini duyduğum için mutlu olup olmadığımı soruyordu.
    içimdekilere rağmen ''biraz..'' dedim. buruk tönüm cevaplamıştı belkide..

    sonra tekrar aynı şey yaşandım..
    defalarca...

    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik

    +esra
    -Efendim
    +Seni seviyorum
    . . (sessizlik

    +esra
    -Efendim
    +Seni çok seviyorum..
    -Bunu mutlu olmam için mi söylüyorsun?
    +Hayır!
    . . (sessizlik)
    +Öyle olduğu için...

    Sonrasında her seni seviyorum ya da senı özledim cümlelerine karşılık vermeye basşadım.
    öyleydi çünkü.. beni seviyor ve özlüyordu.. tıpkı benim gibi..
    peki ben neden söylüyordum? Mutlu olması için miydi? Sanmıyorum.. onu gerçelten sevdiğimi biliyordum. Ve özlüyordum..

    Üstelik şu an konuşulan karşılıklı ya da karşılıksız duyguların ifadeleri yarın unutulmaya mahkumdu.
    O anlıktı sanki hersey. Rüya yarın uyandığımızda unutulacaktı.. ya da unutulmayacaktı, ancak yaşanmamış olarak kabul edilecekti..
    aslında yaşanmıştı, ama yaşanmamış gibi rol yapılacaktık..
    mecburduk!
    ne kadar iyi oyunculardık biz?
    ne kadar da iyi oyunculardık biz..

    Ne acı..

    --spoiler--
    bir gün çıkıp gel uzak yollardan,
    benim can yaramı sarmak için
    çünkü bir nefes ki aşk sana benzer...
    --spoiler--
    2 ... sen nasil istersen