1. 1.
    tanım: komünizmin dünyada tutmamasının nedenleridir.

    -kanımca komünizm insancıl olduğu kadar insana karşıt bir siyasettir. çünkü insanlar hırsları sayesinde insanlardır. hırs olmadan melek olurduk hepimiz. büyük balığın küçük balığı yemesi herkes tarafından kabul görmektedir.

    -komünizmin çoğu örneğinde din devre dışıdır. bu da dindar kesimin antipatisini toplamaktadır. ateizmle bir tutulur onların gözünde.

    -komünist ülkelerin başlarında mükemmel bir baskı vardır. (bkz: demir perde ülkeleri)
    veya örnek olarak amerika'nın küba'ya sebepsiz yere ambargo uygulaması gösterilebilir.

    -ne yapılırsa yapılsın global şirketler olmadan teknoloji ilerleyemeyecektir. (bkz: küba)

    işte bu yüzden komünizm tutmamıştır. ayrıca belirteyim anti-komünist birisi de değilim. sadece merak ettim ve bu sonuçlara ulaştım.
    7 -9 ... jimmy the pro
  2. 2.
    insan psikolojisine aykırıdır. kimse malını paylaşmak istemez, aç gözlüdür, hep benim olsun der. tutmamasının en önemli sebebi budur kanımca.
    8 -3 ... the imam of cemaat
  3. 3.
    en başta mantığa aykırı.
    1 -1 ... madman89
  4. 4.
    en başta insanları insan değil köpek yerine koyması.
    3 -8 ... darkranger
  5. 5.
    anti komünist propagandaların başarılı olması.
    4 -2 ... syme
  6. 6.
    komünizmi nasreddin hoca misali göle çalınan mayanın tutup tutmama ihtimaline dayandırmış tuhaf nedenler silsilesidir. Öncelikle devrimler tarihsel zorunluluklara dayanır. Tarihte kimse canı istediği için devrim yapmamıştır. Gelişmiş sanayi ülkelerinde devrimler üretim güçlerini elinde tutan burjuvazi ile feodal/aristokrasi düzenini temsil eden ve otorite amacıyla üretici güçlerin önünde engel oluşturan ve burjuvaziye güçlük çıkaran tarihin o dönemindeki ilerlemelere ayak uyduramayan devleti kurucu sınıflara karşı yapılmıştır. Sanayisi gelişmiş toplumlar bunu zaman zaman darbeler ile zaman zaman da üretici güçlerin önünü kesen aristokrasi ile parlamenter sistem yoluyla uzlaşarak gerçekleştirmiştir. Ancak sanayisi gelişmemiş ülkelerdeki devrimler ki bunların çoğu doğu ülkeleridir-asya tipi üretim tarzı-merkeziyetçilik, genellikle öncesinde verilen bir kurtuluş savaşı ile ya da dönemsel iç karışıklıklar/savaş gibi koşullardan faydalanarak iktidarı ele geçirebilir.

    Sovyet sosyalizmi hakkında okuma yapılırsa 1905 şubat devrimine kadar geçen sürede Ramanof hükümdarlığı altındaki rus çarlığı klasik aristokrasinin burjuvazi sınıfı ile uzlaşma yapmayı reddeden ve iç isyan ve savaşlar nedeniyle kraliyeti parlementer sosyalistlere devretmek zorunda kalan bir çarın trajedisini yansıtır. Çarın hükmünü nasıl geçirdiğini az çok tahmin edebilirsiniz. Binlerce işçiyi kanlı pazar denilen olaylarla mitralyözler ile taramak görüldüğü üzere o dönem işe yaramamıştır.

    Sovyet sosyalizminin asıl kuruculuğunu üstlenen ekim devrimi ise, yine burjuvazinin çardan devraldığı aynı sömürü koşullarına karşı işçileri iktidara taşıyan bolşevik bir ihtilaldir. Şubat devriminin burjuvazi üretim-tüketim ilişkisini bozmadığı görülür. Kaldı ki hem şubat hem de ekim devrimi sırasında sovyetlerde gelişmiş bir sanayiden de söz edilemez. Stalin döneminde bu aşılmaya çalışılmıştır.

    Konuyu çok dağıtmadan kısaca 20. yüzyıl savaşlar ve devrimler çağı olmuştur, 21.yüzyıl kapitalizmin küresel krizleriyle çalkalanmaktadır. Milyonlarca insanın hayalindeki batı odaklı küreselleşme ve kapitalizmin refah devleti imgeleri yavaş yavaş çözülmektedir. Milyonlarca insan zor şartlar altında sömürülmekte, daha kötüsü işşizlik katlanarak artmaktadır. Liberal politikalar krize karşı emperyalist savaşları son çare olarak yine kullanacaktır. Ancak iyi örgütlenmiş ve bilinçli bir işçi/emekçi sınıfı zannımca iki dünya savaşı boyunca yediği kazığın aynısını bu sefer yutmayacaktır. Öncelikli hedef her ulusun işçilerinin birleşmesidir.
    5 -3 ... nekrofili
  7. 7.
    ülkemizde tutmamasının nedeni atatürktür atatürk komünizmi istememiştir.
    5 -1 ... miracelli
  8. 8.
    komünizmin işlemeyeşinin nedenleridir. bunların arasında sayabileceğimiz nedenler ise öyle basit olarak işte eşitlik yok, din yok gibi şeyler kesinlikle değildir. en başta komünizm bir ideolojidir ve sscb örneğinde insanlar farklı olarak dini tamamaen dışlamışlardır. yani toplumu aslında bir arada tutan çimentonun tamamen dışlanıp yerine insanların aklıyla ve emeği ile oluşturulacak yeni bir toplum hedeflenmişti.

    kabataslak konuşacak olursak eğer iki bakış açısından değerlendirmek gerekir. birincisi içsel diğeri ise dışsal sebepler. baskıcı bir toplum modeli ya da totaliter bir rejim olarak resmedilen komünizm tarifi yanlıştır,çünkü totaliter rejim denince akla gelmesi gereken faşizm olmalıdır ki totaliter rejimin bütün özelliklerini kapsar. diktatör ya da tiran yönetimi başta olur, komünizmde diktatör diye bir kavram yoktur. sadece partiden dolayı yeni bir oligarşik yönetimin altında yönetilmiştir; ki karar alma süreçleri aslında tek bir kişinin diktası altında olmaz, konsensüs ya da oy birliği veya oy çokluğu sistemi yürütmede uygulanırdı. bu biraz demokratik olarak sayılıabilir ancak bildiğiniz türden demokrasi değil tabii ki. ayrıca oluşan bu yeni elit sınıfın çıkarları zaman içinde aynı kapitalist sistemde olduğu gibi herkesin ve dolayısyla toplumun önüne geçmiştir ki aslı nda ideal komünist ya da komünizme evrilecek olan sosyalist toplumda olmaması gereken bir şeydir. yani herkes eşit ben neden aynı parayı alıyorum onunlna gibi çocuksu ifadeler bu toplumun içsel dinamiklerini yansıtmaz aslında. diğer bir yandan eşitlik mevzusunda ise herkes eşit ancak harcanılan ve değer niteliğinde olan emeğine göre aslında insanlar eşitti.

    teknoloji konusunda ise unutulmamalıdır ki çin bugün bile 1949 dan beri en çok gelişen ülkedir. son dönemdeki yani 1990 sonrasındaki durumu tartışmalıdır ancak server tanilli'nin kitaplarına göz atılırsa sscb'nin aslında 1930 larda %10 ları geride bırakan bir büyüme trendine sahip olduğu görünür. yani özel teşebbüsün olmaması demek ar-ge yatırımların hiç olmaması demek değildir. sadece bunun devlet tarafından yapıldığı sonucu ortaya çıkar. bugün yine Rusya ki en büyük mirasçısıdır, hemen hemen bütün sanayi kolları bugün sscb den kalan mirastır, yine teknolojik olarak birçok ülkeden ileridedir ve bugün 'briç' ülkeleri olarak bilinen yükselen ekonomiler arasında yer almaktadır. yani sscb de teknoloji yok demek bu işi bilmemek gibi bir şeydir.

    şimdi dışsal nedenlere bakacak olursak da bunun bir askeri bir de ekonomik ve siyasal boyutu vardır. askeri olarak nükleer yarışa giren sscb doğal bir sonuç olarak büyük harcamalar kaydırmıştır bütçesinden. ar-ge yatırımlarının büyük kısmını bu alan işgal etmiştir ve asıl hedeften bu yüzden sapılmıştır. güvenlik ikilemi aslında sscbnin içe kapanmasına ve dolayısyla devlet elinden yapıldığı için bu tür harcamalar devletin gücünün aslında olamsı gerektiğinden fazla artması neticesini beraberinde getirmiştir. güvenlik ikileminden sonrasında ise ekonomik boyut olarak düşünülürse eğer, doğu avrupa da yer alan devletler aslında tamamen demir perde ülkeleri değillerdi. slovenya örneği aslında sscb nin egemenliğini biraz tartışılır konuma getirir. yani 1970 lerin sonuna doğru avrupadan akan krediler ,ki bu tür diplomatik gelişmeler bugün ab nin halen uygulamakta olduğu soft power öncelikleridir, bu ülkeyi sscb den yavaş yavaş uzaklaştırmıştır. macaristan örneği ise aslında bunun vardığı noktayı açıkça gösterir, macaristan da aldığı kredilerden dolayı kendi başına ayakta duracağını sanıp ülkesinin bağımsız sanayi kollarında faaliyet göstermesi gerekliliğine inanıp, küçük burjuva sınıfların bir tehdit unusuru olamayacağına karar verince kızıl ordu tepesine binmiştir. yani ekonomik olarak başlayan bir sorun sonucunda siyasal hatta askeri yaptrımlara kadar varmıştır ki bu da dış nedenlerden dolayı birliğin içten karışmasına sebep olmuştur.

    dolayısyla daha burda sayılması çok güç olan bir sürü nedenden dolayı sscb yürümemiştir, öyle bilindik kulaktan dolma bilgiler ya da bilgiymişçesine olan bilgiler sonucunda alternatif bir sistem yok olmamıştır. *.
    3 ... mamma mia
  9. 9.
    türkiyede 80 lere kadar işçi-emek diye seçim propagandalarında bağırlara basılan insanlara sonradan cahil-yobaz diye hitap edilmesidir.işçiyse hala işçi emekse hala emek 80 den bu zamana kadar çok şey değişti evet ama acı olan o işçilerin haklarını savunanlar, şimdi ise onları sadece mitinglerde kullanıyorlar.
    2 ... intelectual
  10. 10.
    başlık dünyada komünist ülkeler olduğu düşüncesinden hareketle bunun tutmadığının nedenleriyle ilgili anket yapma niyeti taşıdığı ortadadır ancak insanlık ilkel komün düzeninden sonra modern anlamda yani kapitalizm sonrası sosyalizme geçip de komünist bir devletle tanışmamıştır. yani uzun lafın kısası komünizm zaten hiç bir devlet tarafından uygulanabilmiş değildir çünkü şartları hiç bir zaman oluşmamıştır. komünizmden kasıt katı bürokrasi temelli sosyalizm ise bu devletlerin ne kadar sosyalist olduğu bile tartışmalıdır ki bu devletlerin komünizmle ilgileri alkaları bile yoktur.
    1 ... birdy