1. .
    klimalı, rahat, ferah, ve 5 dakika aralıklarla geçen arabaların hep nişantaşı ya da bunun gibi zengin insanların oturduğu, otobüse dahi ihtiyacı olmayan insanların yaşadığı alanlara gitmesi hadisesidir.
    -------------- ------------------------------------ --------------
    not: nişantaşı istanbul'un lüks semtlerinden biri olduğu ve başlık karaktersizlik ya da aşırı karakterlilik problemine takıldığından kullanılmıştır.
    -------------- ------------------------------------ --------------

    neyse gelelim asıl konumuza istanbul büyükşehir belediyesi'nin belki de en şikayetçi olduğum yönüdür bu. zira ben taksim'e gitmek istediğim de yaz sıcağında buz gibi kışın soğuğunda da sıcacık araba ile giderken, eminönü'ne, beyazıt'a giden insanların her daim terleyecek olması yazı kışı hasta geçirmesine uyuz oluyorum.

    5 dakikalık yola verilen klimalı araçların, 2 saatini yolda geçiren insanlara neden verilmediğini, araçlara -özellikle de halk otobüslerine- neden klima takma zorunluluğu getirilmez bilmem. ya da bu konuda neden tepkidar olmayız onu hiç anlamam. sanırım ülkemizde insanlara eziyet etmek ya da ediyor olmak bu ülkede mühim bir karakter olmak için şart.

    ya da bizim insanımız bundan hoşlanıyor. biraz mazoşistiz sanki, duygusallığımızı fazlasıyla dışarı vuruyoruz. acımasızlarımız da bu duygularımızı ya da duygusallığımızı fena halde kullanıyorlar.

    22 temmuz'a bir şey kalmadı, partiler meydanlarda gösteriler yapıp vaatlerini sıralıyorlar. bizde gidip o sıcakta hasta olmak pahasına ömrümüzü yiyecek adamların boş konuşmalarını dinliyoruz. boş diyorum çünkü türkiye cumhuriyeti'nda şimdiye kadar seçim vaadini gerçekleştiren bir siyasi parti ya da siyasi parti başkanı yok..

    ya hu anlayamıyorum ki mini etek giyenin klimalı araca ihtiyacı neden olur. o zaten alttan havalandırmalı kıyafet giymiş. olan işine takım elbise ile ya da belirli giyinme
    kriterlerine uymak zorunda olanlara oluyor yani.

    memurlar misal, sen bermudanı giyip üzerine sıfır kollunu giyip istediğin saatte evden çıkıp istediğin cafelerde takılırken o adam belki de klimasız ortamda -genelde yok ama-
    çalışıyor kravatla, gömlekle belki de ceketle.

    burdan kars büyükşehir belediyesi başkanına sesleniyorum, umarım bu söylediklerime biz çözüm bulacaktır. özellikle de yüzyılın en müthiş ve en yüksek bu sıcak aylarında..
    3 -2 ... eşşağan ala gazuğu
  2. .
    32t çilesini bana bir kez daha hatırlatan durum. uleeyn bu arabalarda kafanı cama dayayıp uyuma imkanın bile yok!! kafanı dayadığın gibi, beyninin dört bir yanı titreşimlerle dalgalanmaya başlıyor. hele bir de ayakta kaldıysan değil sadece beynin g.tünün en ücra köşesi bile titriyor. kısacası evime artık azer bülbül misali gitmek istemiyorum!

    (bkz: titreyecekse her vatandaşın g.tü titresin ya da bu çile bitsin kampanyası)
    1 ... 1kapaa5tabak