1. 1.
    bülent korkmaz'ın dün geceki beşiktaş- kayseri erciyesspor finalinden sonra verdiği
    röportajda sarfettiği yüreğe dokunan replik. hele büyük kızının,ki taş çatlasın 15-16
    yaşlarında gencecik bir kız,babasının takımının kupayı hak etmediği şekilde kaybetmesinden sonra hıçkıra hıçkıra ağladığını görenler için.

    ömer güvenç konuşuyor bülent'le,bülent zaten allak bullak,dört gün içinde ikinci büyük
    darbeyi yemiş,üstelik benim beşiktaşımdan daha iyi oynamış,net bir penaltısı verilmemiş
    ( iki diyenler var,ama bir tanesini kaçırdığım için yorum yapamıyorum )hiç yapılan haksızlığa değinmeden,sportmence ''olmadı,isterdik ama alamadık,takım arkadaşlarım [işte
    bu çok ilginç,ya teknik direktörlükte çok yeni olduğundan, ya da gerçekten o çocukları
    öğrenciden ziyade mücadele arkadaşları olarak gördüğünden bu şekilde bahsetti ]ellerinden geleni yaptılar,beşiktaş'ı kutluyorum'' diyor,ömer güvenç, '' kızınız çok
    üzüldü,ağlıyordu '' deyince artık dayanamıyor,gözleri doluyor, ''kızım ağlayınca ben de
    ağlıyorum'' diyor.

    o sırada benim de gözlerim doluyor,zaten içime sinmeyen kupa gözümde anlamını hepten yitiriyor.çoook koyu bir beşiktaşlıyım,ama hiç bir kupa o küçük,güzel kızın gözyaşlarına
    değmiyor,bunu idrak edebilmek sporun gerçekte ne olduğunu ilerde kızlarıma anlatma şansını verecek bana.
    16 ... argiris
  2. 2.
    hala kirlenmemiş sevgiler olduğuna delalet eden hadisedir. aşklar şekil değiştirse de trend ve egoizm rüzgarlarına göre, evlat aşkı sapasağlam durmaktadır.*

    büyük kaptan*, takım ruhuna sahip, işini aşkla yapan bir sporcu olmuştur her zaman. futbolculuk günlerini unutsa ve bazı teknik direktörler gibi maçtan sonra, kendini sıyırıp tüm hezimeti futbolcularına yüklese profesyonel mi olacaktı acaba? takım ruhu budur. masör de, teknik direktör de, kaleci de, malzemeci de o takım için çalışır ve dolayısıyla takım arkadaşıdır. başkanlar atıp tutsun!

    hep amatör kal kaptan'ım.
    4 ... dalgali kur