bugün

HERKESE VE BANA GÖRE BEN

Yardakçıya göre ben:
— Vatansız, soysuz, inkılâp düşmanı!
Su katılmamış (veledi zina) ya göre ben:
—Bir (mum söndü) âleminde meydana gelmiş piç!
Dinsize göre ben:
— Softa, yobaz, kara mürteci, örümcek kafalı!
Züppeye göre ben:
— Garabet ve (orijinalite) olsun diye sofuluk taslayan bir (snob)!
Meyhane ruhiyatçısına göre ben:
— Namaz kılmaz, oruç tutmaz, rakı içer, kumar oynar, kadın
düşkünü; bizzat yapamadıklarının müdafii ve bizzat bütün
yaptıklarının münekkidi bir samimiyetsiz!
(Babıâli) esnafına göre ben:
— Kaskatı gurur heykeli! Majüskülle yazılacak bir (BEN)!..
Dönmeye göre ben:
— Hayatı rezaletlerle doluyken hak suretinde görünüp saf ve cahil
dindarları istismara kalkan bir tüccar!
Muhalefet murabahacısına göre ben:
— Her tenkit ve tecavüzün üstündeki muazzam hedeflere saldıran ve her şeyden evvel muhalefeti gücendiren mel’un!
Akıllılık iddia etmeyenlere göre ben:
—Tek kelimesi anlaşılamayan (abuk sabuk)cu!
Akıllılık iddia edenler göre ben:
-Deli!
(Selâmet derkanarest)çilere göre ben:
— Daima fincancı katırlarını ürküten patavatsız!
Komüniste göre ben:
— Kara kaplı kitabın, cesur, atılgan, sistemli, samimî; fakat kafası testereyle kesilecek (1) numaralı propagandacısı!
Türkçüye göre ben:
— Irkçılığa düşman, geri ümmetçi!
(Sanat için sanat)çıya göre ben:
— Ruhundaki büyük şair ve sanatkârı öldürmüş bir müntehir!
Ve bazı müminlere göre ben:
— Hakkında her şey söylenen, kavliyle fiilinin birbirini tutup tutmadığı şüpheli garip bir adam!
Ve nihayet bana göre ben:
— Tek müdafaa kelimesi olmayan ve şahsına her ne kadar süfliyet çamuru atılıyorsa hepsini gayesinin ulviyetinden bilen, buna rağmen gerçekten süflî şahsıyla bu kadar şerefe lâyık olmayan basit ve alelade adamcağız!

Necip Fazıl Kısakürek - Çerçeve 2, s: 112-113
"Seni hâlâ seviyorsam, kimseye benzemediğin içindir."
-Ruh Adam
"Sonunda öleceğin bir yaşam için fazla endişe ediyorsun, demişti babam. Her şeyi bu kadar düşünürsen kalbini kırmak için de o kadar sebebin olur."
Elini hızlıca sağa sola salladı. Hoşuna gitmişti
Kara tahtaya çizgi çizer gibi karanlığa sigara ateşiyle bir çizgi daha.
işte hayat!
Böyle kendini dinlemesi hoşuna gidiyordu ama canını sıkan bir yönü de vardı.
Eliyle bir sekiz yaptı; yazılışıyla bozuluşu bir.
işte hayat!

Salih Mirzabeyoğlu -Müjdelerin Müjdesi
“rüzgara atılan bir tohum yarının söğüt ağacı olabilir.”

-dune
cehennemin en karanlık yerleri buhran zamanlarında tarafsız kalanlara ayrılmıştır.