1. 1.
    aslında başlık : kitapçının gülünün solduğu akşam adlı kitapı satmak istememesi. ama karakter sınırına takıldım. böyle bir başlık saçmaladım ne alakaysa işte o alaka.

    neyse yer söyleyip deşifre etmeyeceğim. geçenlerde gitmiş olduğum bir alış veriş merkezinin içinde bulunan bir kitapçı gördüm yanımda arkadaşlarım vardı onlara gülünün solduğu akşam adlı kitapı anlatmıştım ve çok beğenmişlerdi dar ağacında üç fidanı okumuş ama onu okumamışlardı merak ediyorlardı. neyse götürdüm kitapçıya. dedim "gülünün solduğu akşam" var mı? adam bir heves gitti kitabı buldu ve getirdi. "şansa bak bitane kalmış" dedi. kitabı elime aldım işte şöyle böyle denizim gezmişim yusufum aslanım felan anlatmaya başladım. sonra kitapçı arkadaşlarıma dönüp "böyle kitapları okumayın önümüzdeki 50 seneye bakın" dedi. uyuz oldum yani başıma bir iş gelmeyeceğini bilsem ana avrat küfretmek istiyordum ama yakışmazdı. adama fikrini soran olmamıştı zaten fikri zerre kadar skmde değildi ama onun zorana giden birşeyler vardı anlaşılan kitapı satıyor ama zorunluluktan hani elinden gelse o tarz kitapları yasaklayacak önmüzdeki 50 seneyi yazan kitapları satacak. bende döndüm adama "ne demek böyle kitapları okumayın? geçmişini bileceksin" dedim. o da dönüp arkadaşlarıma "bunlar yalan geçmişler" dedi. yahu dedim "senin geçmişin yalan olmuş siz kimsiniz biliyormusunuz?" diye sordum adama nazım hikmet in bahsettiği türkiye nin %43 lük bölümüsünüz dedim.* adam mal mal yüzüme baktı ne demek istediğimi anlamamıştı bile. sonra bana baktı baktı ve dedi ki "dua edin sayın başbakanımıza o olmasaydı türkiye şuan hangi durumda olurdu kim bilir" dedi. güldüm gözlerinin içine bakarak "doğru diyorsun dua ediyorum alllah ım neydi bizim suçumuz? neydi bizim günahlarımız? bazen diyorum ki şu senin beğenmediğin yalan geçmiş dediğin kitaba gireyim keşke o günlerde yaşasaydım keşke 24 yaşında asılsaydım da bu türkiye de doğmasaydım" dedim. " senin beynini yıkamışlar " dedi. " en azından benim yıkanacak bir beynim var sende o bile yok be dayı ve ayrıca bu kitabın parasını veriyor ve sana hediye ediyorum he daha çok bilgi istersen mail adresimi cep telefonumu yazayım ben seni bilgilendiririm" dedim. " git kardeşim allahını seviyorsan git" dedi. arkadaşlarımın zoruyla ordan uzaklaştım. yazık dedim yazık... *
    -1 ... kel kör kirpi