1. 158.
    Kendi çapımızda kendi halimizde bir başımıza yaşıyorduk.
    içinde yaşadığımız gezegeni anlamaya çalışıyorduk.
    Anlatılan masalları uzun bir süre gerçek zannettikten sonra değerlendirip yargılama mekanizmasının devreye girmesiyle orta yaşın kemaline eriyorduk.
    Gençlik yıllarımıza özenip,özlüyorduk.
    Geçmişin bizi özleyip özlemediğini bilmiyorduk.Muamma dolu dostluklarımızın akıbeti olmayan sevgililerin hatırlamadıkları silik bir hatıra idik.
    Bir zamanlar bir kaç kitap okuyup bir kaç kelam edip insan içerisine karışıp,tahta okul sıralarında hayaller kurmuştuk.
    insan zekası elle tutulamayan varlıktı.
    Kendini özgür zannedip düşünce salgılamaya devam ediyordu.
    Ket vurmaya çalışanlar ruhun özgürlüğünün farkında değillerdi.
    Kendi çapımızda kendi kendimize kendimizi en iyi hissettiğimiz yerdeydik.
    Ertelediğimiz hayat üst üste birikiyor sırtımızda yük fazlası yapıyordu.
    #37519088 :)
  2. 159.
    Kendi çapımızda kendi halimizde bir başımıza yaşıyorduk.
    içinde yaşadığımız gezegeni anlamaya çalışıyorduk.
    Anlatılan masalları uzun bir süre gerçek zannettikten sonra değerlendirip yargılama mekanizmasının devreye girmesiyle orta yaşın kemaline eriyorduk.
    Gençlik yıllarımıza özenip,özlüyorduk.
    Geçmişin bizi özleyip özlemediğini bilmiyorduk.Muamma dolu dostluklarımızın akıbeti olmayan sevgililerin hatırlamadıkları silik bir hatıra idik.
    Bir zamanlar bir kaç kitap okuyup bir kaç kelam edip insan içerisine karışıp,tahta okul sıralarında hayaller kurmuştuk.
    insan zekası elle tutulamayan varlıktı.
    Kendini özgür zannedip düşünce salgılamaya devam ediyordu.
    Ket vurmaya çalışanlar ruhun özgürlüğünün farkında değillerdi.
    Kendi çapımızda kendi kendimize kendimizi en iyi hissettiğimiz yerdeydik.
    Ertelediğimiz hayat üst üste birikiyor sırtımızda yük fazlası yapıyordu.
    #37519089 :)
  3. 160.
    okumuyor olmamızın nedeni içsel kırgınlıkları aşmış olmamızdan dolayıdır. basit şeyler yaşıyorsun, biz yaşadık bitirdik artık muhabbeti bile gereksiz geliyor. o yüzden okumuyoruz. tabi basit dememin nedeni aşmış olmamızdan kaynaklanıyor ama senin için aynı şey geçerli değil farkındayım ama aşıcaksın.
    #37519151 :)
  4. 161.
    Rengi güneş tarafından alınmış tişörtler giyerek fotoğraf makinesine gülümsemeden poz veriyorduk.
    Kendimizi yakın hissettiğimiz yerlerde gezme işlemini gerçekleştirmeye çalışıyorduk.
    Doğru havayı soluyup doğru bir şeyleri anımsadığımızda sanki her şey olması gerektiği gibi olacaktı.
    Yorgunduk elbet belki ayakta kalacak kudretimiz yoktu ama ne olduğumuzu unutmayacak kadar kudretimiz vardı.
    Fazlasını istemiyorduk zaten.
    Olduğumuz şeyin etrafında olduğumuzun hatıralarını yaşatmaya çalışıyorduk.
    Hayat anlattıkları gibi değildi.
    Herkesin hayatı kafasının içerisinde ki hatırlama odasında tutulduğu kadardı.
    Elimizden geldiği kadar yaşam tarzımızı geçmişimizle harmanlayıp ortaya karışıkta olsa bir şeyler çıkarmaya çalışıyoruz.
    Bir saksının içerisinde sürgün verme amacında olsak ta yaşama tutunup kendi ekseni etrafında ideallerle standardını koruyordu.
    Stabil hayatın akışı ona yetiyordu.
    Olduğu yerde duruyor gibi gözüküyorken kafada devrimler gerçekleştiriyordu.
    Renklerini aldıran tişörtler üzerinde daha güzel duruyordu.
    #37528439 :)
  5. 162.
    tribe girme diye hızlı okuma tekniğiyle, sınav kitapçığını kontrol edin dediklerinde okuduğum hızla okudum. alınma...
    #37528453 :)
  6. 163.
    ona, ilk aşkıma olan sevgimin bu kez gerçekten bittiğini anladım. her ne yaparsa yapsın, beni kırdığında bitmeyen, yerime yeni birini koyup sana bağımlı değilim diye nidalar attığında bitmeyen, kapıma yeni sevgilisiyle gelip zafer pozları çekmesinde dahi bitmeyen, bitiremediğim o sevgim; beni hala onu sevdiğim için aciz olarak gördüğünde, gurursuz olduğumu söylediğinde, sevgimi küçük görüp sırf gururunu okşamak için böyle leş şeyler yazdığında bitti. bu kez, gerçekten bitti.
    #37528460 :)
  7. 164.
    En çok kendimi özlüyorum.
    Keşmekeş içerisinde sağa sola doğru savrulurken aklımızdan çıkmayanlar dikkatimizi dağıtıyor tehlikeli oluyor yaşamın sokakları.
    Tehlikeden uzak ruhsal dünyamızın dışına çıkma zorunluğundan dolayı özenelim diye kafamızı karıştıran şeyler oluyordu.
    Daha iyi yaşam standartlarını görmek ilerliyor oluşumuzu toprağa gömüyordu.
    Şekere gelen böcekler gibi anlık hazlar yaşıyorduk.
    Keşkeli cümleler kurarken bile aslında biliyorduk karakterimizin önceden yazılmış basit senaryolara uymayacağını.
    Kolayı seçersen sırıtırsın yakışmazsın kabul etmediğin hiç bir yere.
    Başarılı yada başarısız sayılan hayat şartlarında kendini en iyi hissetmenin yolu boyası eskimiş bir duvarın önünde kendini yargılayıp savunmalarını kağıda yazman.
    Her şey boşta ben çok kendimi özlüyorum.
    Kurduğum hayalleri ve kafasına göre yaşanan herkesin siktir edildiği benci bir yaşam.
    #37537237 :)
  8. 165.
    Talihsiz ve üşengeçtik.
    Talih yönünü bize dönme konusunda kararsız değil kararlıydı.
    Çark bize hiç bir zaman denk gelmeyecekti.
    Sağ elini cebine attığında kağıt paraların son temsilcisi olan en küçük banknot çıkıyordu.
    Oda tedavülden henüz kalkmış ve biz onun hızına yetişememiştik.
    Kafamız önde yürüyüp gökyüzüne bakıp hayal kurmaya çekiniyorduk.
    Yüzümüz çabuk kızarıyordu.
    Utangaç neslimizin kodlarını sanki bizim üzerimize saklamışlardı.
    Görevimiz tehlikeydi.
    Bir zamanların arda kalan centilmen karakterini korumak için kendimizi pamuklar içinde değilde hayatın yoğun akan tehlikeli trafiklerinde muhafaza etmeye çalışıyorduk.
    O kadar üşengeç o kadar bezgindik.
    Kendimize iyi davranmak için bile kılımız kımıldamıyordu.
    Küsmüşlük ve vazgeçmek.
    Cebimde hayatımın kalan kısmını kurtaracak para olsa çoktan terk edecektim yaşadığım yerleri.
    Belki de talih ben gitmeyeyim diye bana uğramıyor.
    Yada her zaman ki gibi kendimi bir şey zannediyorum.
    #37545569 :)
  9. 166.
    Aklimda birisi var.
    #37545589 :)