bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    sabri kaliçin türünü sine-roman şeklinde tanımladığı kitabının adıdır.
    "işte, sabah bi' kalktım ölmüşüm!" cümlesiyle başlar ve ara sıra noluyo ben bi şey kaçırdım galiba diyip geri dönüşlerle piç etmeme rağmen sevdim kendilerini..kelebeklerle kırlarda koşuyordum demenin çok ötesine geçen bi anlatımı vardır. kitapçılarınızdan şiddetle isteyin diyemesem de gözünüze ilişirse mutlaka edinin derim naçizane bi okur olarak.
    1 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    (bkz: polat alemdar)
    1 -1 ... aabi
  3. 3.
    daha öpüşmediğinden gerçeği bilmiyordur.sevabına bi hatuın el atsa...
    1 ... karga
  4. 4.
    (bkz: kendini çokoprens sanan kurbağa)
    1 ... karga
  5. 5.
    kitabın arka kapağındaki yazı:
    bir kent: istanbul
    bir zaman: akşam
    bir mekan: beyoğlu
    bir insan: genç adam
    bütün bunlar sizce neye yarar?
    yanıt: HiiiÇ!
    yazan

    ön kapağındaysa yüzünün yarısı büyük terekli şapkasından görünmeyen bir kadın yer alan sinema tadında bir roman*
    1 ... laulu
  6. 6.
    şizofren bir kurbağadır.
    ... arude50
  7. 7.
    bu kurbağalara genelde anneleri kendilerini prens sandırır. daha sonra aslında prens olmadıkları,basit sıradan bir kurbağa oldukları gerçeği bir tokat gibi surata inince psikolojileri bozulur ve ciddi bir özgüven eksikliği yaşarlar.
    ... pembepanter
  8. 8.
    --spoiler--
    BiLMEMKAÇINCI BARDA...

    Panamaşapkalı bir ihtiyar adam;
    başka yolu yok! Hayat üzerine derin(!) felsefeler üretmeyi bırakıp, önce çok sıradan bazı şeyleri görmemiz gerek...
    isterseniz deneyin, ne olursa olsun, her şeyin aşırısı tam tersine dönüşüyor. Çok gülen insanın gözünden yaş gelir, çok ağlayan insanın katılmasını duyan da kahkahayla gülüyor sanır... daha bir sürü örnek... ben buna "yaşam çemberi" diyorum. Her şeyin uç noktası tam tersine bağlanıyor... çok mutlu insanların mutsuzluk hissettiğini ya da çok mutsuz insanların zamanla bu mutsuzluktan mutluluk duymaya başladığını duymuşsunuzdur...
    marjinallik filan hep laf salatası! Türkiye gibi bir memlekette en büyük marjinallik, evrensel ölçülerde normal ve sıradan biri olmak! Bizde herkes marjinal! Eee, ne anlamı kalıyor marjinalliğin? Sen marjinal, ben marjinal, kim kalıyor orjinal!
    Halbuki, benim hayatımda tanıdığım en büyük marjinal, maliye bakanlığında çalışan bir memur kadındı... daha altmışlı yıllarda onunla öyle seksler yaşadık ki...

    --spoiler--
    ... muhterem fil
  9. 9.
    çok türk filmi izlemiş kurbağadır.
    1 ... parantez

alakalı başlıklar