1. 1.
    Yadsınamaz gerçek. Kemalizm; ölmüş türk kültürü ve türklük bilincinin yeniden dirilişi, ümmet kişiliksizliği içinde kimliğini kaybetmiş türklerin yeniden ulus olmasıdır. eğer kemalist devrim olmasaydı türkler asimile olacak ve türk ismi dünyadan silinecekti.
    5 -1 ... kemalist teorisyen
  2. 2.
    Yadsınamaz gerçek.

    Türkler Osmanlı döneminde etrak-ı biidrak gibi sıfatlarla anılır ve üçüncü sınıf vatandaş olarak görülürdü. Osmanlı'da Araplar ve dönme devşirmeler daima el üstünde tutulurken Türkler sadece tarımla uğraşan ve askerlik yapan bir topluluğa indirgenmişti. Osmanlı'da "Türk'üm" demek bile ayıp karşılanırdı.

    Türklerin Arap dinini kabul edip milli benliğinden uzaklaşması Osmanlı döneminde zirveye ulaşmıştı. Asırlar boyu Arap dini için savaşmaktan Türklerin milli rabıtaları gevşemiş ve milli hisleri uyuşmuştu. Türkler, bir ümmet kişiliksizliğinin içinde eriyip gitmek üzereydi ki... Atatürk diye bir adam çıktı. Ümmetçiliğe ve Arap seviciliğine çok ağır darbeler indirerek Türkleri yeniden bir ulus yaptı. Unutulmaya yüz tutmuş Türklüğün büyük medeni vasfı ve kabiliyeti, Ulu Önder'in de dediği gibi âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğuyordu.

    Asırlardır itilip kakılmış ve milli benliğini neredeyse tamamen kaybetmiş Türk ulusu, Atatürk'ün devrimi sayesinde yeniden milli şuur kazanmaya başladı. Artık Türk, yoksul ve ezik bir kul değil; ülkenin asli unsuru ve yegane efendisiydi.

    Eğer Atatürk; cumhuriyeti Türk üst kimliği ve Türk kültürü üzerine kurmamış olsaydı, "Türkiye Türklerindir" demeseydi belki de Türk ulusu bugün asimile olmuş olacak yani dünyadan silinecekti.

    Bugün düşmanlarımız bizim Kemalizm'den kopmamız, Türk üst kimliği değil de alt kimlikler üzerine kurulu bir ülke haline gelmemiz, yeniden ümmet olup Türklük bilincimizi kaybetmemiz için devamlı propaganda yapıyor. Bu propagandalara asla aldanmamalı ve Kemalizm'e daha da çok sarılmalıyız.
    2 -3 ... kemalist teorisyen
  3. 3.
    kemalizm türkleri 19.yy ve 20yy başlarındaki avrupaya entegre etme çabasıdır.

    benim görüşüme göre kısmen başarılı olmuştur. yaptığı şeyleri baskı ile yapmıştır ama baktığınızda bir ortadoğu toplumunu alıp batı medeniyetine kendiliğinden entegre olmasını beklemek salaklık olurdu.

    lakin bu baskıcı yöntemlerin bir süre sonra terk edilmesi lazımdı. işte bu kısım biraz sancılı olmuştur. her şeye müdehale edeyim derken serbest piyasa, fikir özgürlüğü ve liberal demokrasi gibi değerleri kaçırdılar. bugün dahi ''devlet'' denen kavram bu denli büyülüyorsa. devleti vatandaşlarına karşı sorumlu bir kurum olmaktan çok vatandaşın devleti ayakla tutmak için harcanabilecek bir meta gibi görüldüğü kafa yapısı halen ayaktaysa bu biraz da kemalizmden kalma devletçi milliyetçi doktrinler yüzündendir.

    genelde kemalistler osmanlı zamanında hepiniz kuldunuz gibi bir argümana sığınırlar ama ''varlığım türk varlığına armağan olsun'' cümlesiyle kendi yarattıkları kutsallığa kurban olunan içinde bireyin olmadığı bir başka düzeni inşa etmek istedikleri genelde gözden kaçar.
    2 -1 ... eduardo elric
  4. 4.
    bir iddia.

    kimi cümleler var hayatta, o cümleleri duyunca yahut okuyunca o cümleden sonrasını okumaktan vazgeçiyorsunuz. mesela şu cümle onlardan: türkler osmanlı döneminde etrak-ı biidrak gibi sıfatlarla anılır ve üçüncü sınıf vatandaş olarak görülürdü.

    iddiaya dönecek olursak, şöyle de denebilir: kemalist yeni bir türklük yarattı.
    1 ... homo sacer