1. 1.
    (bkz: kedilerin yüzündeki hayırdır ne bakıyon ifadesi)
    30 ... neden ben
  2. 2.
    sizinle birlikte kremalı kahvenize kadar tüm kahvaltılığı bitirmesi, içine girmediği terlik bırakmaması, ayakta sallayınca uyuması, illa ki üzerinizde uyuması, perdeye tırmanmayı hobi edinmesi...
    5 ... ekipler amiri kenan
  3. 3.
    -evin içinde at gibi o oda senin bu oda benim koşturması, arada koridorda mola verip koşarken toplanan halıların üzerine serilmesi ve hiçbir şey yokken sanki kediyi boğazlıyormuşuz gibi bağırması. yanına gidip "ne oldu oğlum" dediğinizde sanki o şarkı söylüyormuşta siz ona inliyormuş gibi davrandığınızı hissettirmesi.
    -yatmadan önce yalanmaya başlaması ve o sırada önüne gelen her şeyi yalaması.(elimi, battaniyeyi her yeri yaladı)
    -elden su içmeye alışması sonucu ne zaman susasa bağıra bağıra sizi banyoya getirtmesi ve elinizden su içmesi
    -bütün gün fosur fosur uyuyarak gece siz yatınca uykusunu almış olması ve miyavlayarak sizi de uyutmaması
    -uyurken odaya girdiğiniz anladı anda birbirinden salak ve sevimli pozisyonlarda acıların çocuğu bakışı atarak kendini okşatması
    12 ... persephone hades
  4. 4.
    kafaları güzelmiş gibi sürekli ellerine bakıp, onları dolayıp havada bir şey yakalamaya çalışıyormuş gibi tuhaf tuhaf hareketler sergilemeleri. bazen garip garip insan vari bakışları.
    5 ... dun gece radyodaki deli benim
  5. 5.
    (bkz: kedilerin ibnelikleri)
    3 -1 ... seri eksi oy veren inbe
  6. 6.
    bugün 2 kedinin kovalamaca + saklambaş karışımı bi oyun oynadıklarına şahit oldum.. kovaladığı arkadaşından saklanmaya karar veren kedinin ona arkadan bakışını, ve saklanan arkadaşını arabanın arka tarafında kalan alana kafasını uzatarak araması ve sonra '' aha orda galiba'' edasıyla yavaşça ona doğru süzülüşünü hayretle ve gülerek izledim.. demekki onların da belgesel tadında oyunları var *
    4 ... miss dejavu
  7. 7.
    (bkz: sokak kedilerinin daha dokunmadan mırıldamaya başlaması)
    (bkz: saklambaç oynayabilme kabiliyeti) ***
    5 ... its just the beginning
  8. 8.
    - oyuncak olan fare ile deli gibi oynayıp, sonra da aynı fareden aynı hızla korkup kaçması.
    - kendince bir takım siluetler görüp kovalaması ve tabi onlardan korkup kaçması.
    - pencere pervazına büyük bir ustalıkla koltuğa zıplayıp çıkması ama dönüşte aynı yoldan geri inememesi.
    - kucağıma oturunca elimi sevmek için sırtına değdirir değdirmez, 'ha, sen miydin!' diye irkilmesi.
    - balkona çıkınca kuş cıvıltılarını duyup, onları göremediği için delirmiş gibi hareketler yapması.
    daha çok var, geri döneceğim.
    büdüt 1: aradan çok zaman geçti, daha da garip şeyler oldu.
    - silkinmek için kafayı ve gövdeyi sallarken* sehpanın bacağına çenesini vurması, akabinde kal gelmesi.
    - banyodaki dekor amaçlı ufak taşları tek tek pati darbeleriyle aşağı indirmesi.
    - mutfak kapısını açayım diye içeriye oyuncağım kaçtı numarasını yapması. patisiyle kapının altından içeriye ufak oyun kağıdını mütemadiyen ittiriyordu yahu*.
    - yaş mama için on saat yırtınarak bağırması, ama gıcıklığına iki dil alıp bırakması.
    21 -1 ... kanopik kavanoz
  9. 9.
    intihar etmesi. sahibi olan çocuk başka bir kediyi okşadığı için pencereden kendisini aşağı atması.*
    5 -1 ... tongue fu
  10. 10.
    çiftleşme döneminde dişi kedilerin seslerinin ergenlik dönemindeki erkek sesi kıvamında çıkmaya başlaması. hani sen dişisin, sen cilve yapıcaksın erkeğine, normal zamanda meuv diyosan bu dönemde miuv diyceksin. nerde. bildiğin bauv baaauv diyor bizimki. "haydar gel yanıma uzan hele gerisi kolay" diyor sanki. bauv ne lan. erkekte bundan hoşlanıyor, koşa koşa geliyor. sado - mazo ilişkisinden şüphe etmiyorum değil.
    11 ... unknownn