1. 1.
    achluophobia.
    insanın karanlıkta kötü güçlerin yaşadığını, karanlıkta başına kötü bir şeyler geleceğini düşünmesi ve karanlıktan korkması durumudur. en sık rastlanan fobilerden biridir. bu tarz kişiler karanlıkta uyuyamazlar, karanlık ortamlara tek başlarına giremezler.
    10 -1 ... asiti kaçmış kola
  2. 2.
    küçüklükten gelen ama zamanla kaybolan, bazı kişilerde devam eden korkudur.
    6 ... doktor sağbırakmayan
  3. 3.
    evrim teorisinin kanitlarindan biridir. ilk canli etraftaki olumsuz ortamdan (sicaklar,radyasyon vs.) etkilenmemek icin suyun en dibine inmistir. orada yasama egilimleri gostemistir. ama hep bir korkusu olmustur. bilinen butun hayvanlar karanliktan korkmasi bu dusunceyi destekler.
    4 -4 ... markasiz
  4. 4.
    bir sürü korku filminin ard arda seyretttikten sonra mezarlığa bakan evde tek başına kalma durumunda yaşanacak korku
    3 ... enterezan
  5. 5.
    Çeşitli şeylerden korkar, kendimizi sürekli güven altına almaya çalışırız. Otururken sırtımızın kapıya değil de duvara dönük olmasını isteriz, işlerimizi gündüzleri görür, geceleri dışarıda tek başına olmaktan pek hoşlanmayız; çünkü karanlıktan korkarız. Karanlıklar içinden fırlayıp geleceğini düşündüğümüz canavarların, gulyabanilerin, hayaletlerin ya da kurt adamların korkusu içimizi kemirir. Yatağın altında mutlaka bizi bekleyen bir canavar saklanmıştır ya da birileri pencereden bize bakıyordur. Gölgemiz bile düşmandır bize. Korkuyu içimizde duyumsarız; havanın ciğerlerimizde dolaşması gibi dolaşır içimizde korku. Nereden gelir bu korku? Kaynağı nedir? Bu korku, genellikle büyüme çağında bizi etkileyen bir olayın yerleşip kalmış bir etkisidir. Ortam uygun olduğunda, çoktan unutuldu sanılan anılar yeniden canlanır, açığa çıkar. Daha doğrusu geçmişteki kaynağından beslenmeye başlar. insan bin yıllardır korkuyor. Henüz mağaralarda yaşarken ve dünya hakkında çok şey bilmezken doğa onu korkuturdu. Şimşekler, karanlık, gök gürültüsü, vahşi hayvanlar gibi birçok şeyden korktu insanoğlu. Çünkü onların ne olduğunu bilmiyordu. Giderek doğayı tanımaya başladı insan; korkusunu yenebilmek için büyüyü, dini ve bilimi keşfetti. Başlangıçta bu üçü iç içeyken sonraları birbirinden ayrıldı ve daha kesin çizgilerle tanımlanır oldu. Bugün insanın korkusunu yenmesi için ona en çok yardım eden bilimdir. Yi ne de bu, insanların inançlarına ve büyüye de başvurmasını engellememiştir. Korkmak son derece doğal bir davranıştır; yaşamımızı devam ettirmek için gereklidir de. Birçok korkunun öğrenilerek edinildiği bilinmektedir. Korkunun bir başka kaynağıyla bilinmeyene karşı olan korkudur, insan bilmediği, açıklayamadığı ya da anlayamadığı şeyden korkar, ilkel insanın yıldırımdan, ateşten ya da vahşi hayvanlardan korkmasının nedeni budur. Karanlıktan korkmak da bilinmeyene karşı yaşadığımız korkuyla ilintilidir. Karanlıktan korkarız çünkü en önemli duyumuz olan görme duyumuzu karanlıkta yitiririz. Her yanımızı çevreleyen karanlığın içinden tehlikenin ne zaman ve nereden geleceğini bilemeyiz. Bir canlı karanlıktan korkmayı öğrenmemişse, nereden geleceğini bilemediği saldırılara karşı ister istemez savunmasız kalacaktır. Birçok canlı türünün varlığını sürdürebilmesi için öğrenmesi gereken ilk şeylerden biri tehlikelerden korkmaktır. Korkuların büyük ölçüde öğrenilen davranışlar arasında olduğunun en iyi göstergesi küçük çocukların korkusuzluğuyla açıklanabilir. Sözgelimi, hiç aslan görmemiş, aslana karşı uyarılmamış küçük bir çocuk, aslana korku duymadan, merak içinde yaklaşacaktır. Oysa büyükleri onun aslana doğru yaklaştığını görünce büyük bir korkuya kapılacaklardır. Yaptığının çok korkunç olduğu kendisine anlatılan ya da anne babasından önce aslandan bir tepki alan çocuk, artık korkmaya başlayacaktır, îlk baştaki korkusuzluğunun yerini ikinci bir karşılaşmada tedirginlik alacaktır. Korkunun canlılara sağladığı en büyük fayda, onların hayatta kalmayı sürdürebilmeleridir.
    8 ... insensible
  6. 6.
    insan bilmedigi ve gormedigi seylerden daha fazla korkar. herkesin agzina sakiz olan cagri filmindeki hz.hamza'nin gozumun gordugu hic birsey'den korkmam lafida bu dedigimi destekler. bu durumda hz.hamza ne demek istiyor? gozumun gormedigi seylerden korkarim ya da korkabilirim. aslinda o sozun baya tasavvufi bir manasi da var. neyse bu korkuyu yenebilmek icin her daim yanimizda el feneri, fosfor elementi, ve pil tasimaliyiz. evimizi de surekli aydinlatmaliyiz.
    1 ... aynadaki adam
  7. 7.
    17 ağustos depremini yaşayan bir çok kişide sonradan oluşmuş korkudur. tedavisi vardır.
    2 ... fehimsiz ekmek
  8. 8.
    insanlarda en sık gözüken fobidir. çocuklukta çok sıktır, daha sonraki dönemde belki geçer belki geçmez.
    bazen yaşla alakası dahi yoktur. yalnızlığın etkisiyle insanı ürkütür kendinden. sevdiğin kimsenin yanında olmayışı, tek bir sese ihtiyaç duyduğunda sesine ses gelmemesi korkutur insanı. bir tek yalnızlığın vardır başucunda. aslında o hep ordadır da daha bir belirmiştir karanlık odada. ışığı açsan bile karanlık gelir her yer. bedenini büker, oturur, düşünürsün sadece. insana tuhaf, anlamsız, boş hissettir kendini karanlık. kendince sesler çıkarmaya çalışır kişi. istediği sadece bir sestir oysa ki... sıcak, içten bir ses, bir baş okşayış, biraz huzur... başını koyacak, belki de asla olmayacak bir omuzu, çocuk olup annenin babanın arasında girmeyi özlettirir sana. tüm bunların olmayışı korkutur insanı aslında, karanlık değil. öyle ki hepsinin eksikliği insanı kendinden bile korkutur. belki de yalnızlıkla başa çıkmayı başaramamışlığın göstergesidir. belki de o korkutur...
    2 ... feykmeykidareeder
  9. 9.
    karanlıktan korkanlar bilmezler ki, karanlıkta herkes aynıdır halbuki, şanslar eşittir, her insan yalındır.
    1 ... merdumgiriz
  10. 10.
    birgün, bir yer...
    unutulmuştur tüm yüzler
    aklımda kalmış bu sözler
    bizler...
    karanlıktan korkan bebekler

    (bkz: cenk taner)
    (bkz: kesmeşeker)
    (bkz: karanlıktan korkan bebekler)
    1 ... tarzan ince dallarda