bugün

hasan karakaya adlı provakasyonu iş edinmiş vakit yazarının yazdığı ve içindeki örneklemelerle kafa yapısını açıkça ortaya koyduğu yazının başlığı.
http://habervaktim.com/ya...kumsal_alan_yasagina.html

Özellikle şu kısımlara dikkat çekmek istiyorum:

"Biz de, bazı arkadaşlarla birlikte yemeğimizi almış, boş masa ararken, otelin eski müşterilerinden bir kadının yanından geçmek durumunda kaldık...
Kadın, o an yanındaki ile konuşuyormuş gibi yaparak bize lâf çarptı ve ne dedi biliyor musunuz;
Aaa, bunlar da çok oldu ama!.. Taa buralara kadar geldiler!.. Bunların ne işi var burada?.. Altınoluka gidip Hocalarıyla birlikte denize girseler ya!
Bir-iki adım yürümüştük ki, geriye dönüp, gayet rahat bir şekilde şunu söyledim:
Yanında kocan olmadan, niye geldin buralara?.. Utanmıyor musun kocanı boynuzlamaya?!?.. Elin gâvuruyla fingirdemek için mi geldin buralara?.. çocuğundan utan, çocuğundan!!!
Kadın, mosmor oldu!..
Başladı kem-küm etmeye!..
çünkü, yanındakinin kocası olmadığını tahmin etmiştim... Zira, kadın Türkçe konuşuyor, yanındaki herif ise ingilizce...
Ve ayrıca çocuk da adama benzemiyordu!..
Sonra ne mi oldu?..
O herifi, bir daha kadının yanında görmedik... Ve ayrıca, o kadın, her karşılaştığımızda hocam diye hitap etmeye başladı, iyi mi?.."

Şimdi burada hasan diyor ki: Karşılıklı konuşan farklı cinslerden insanların mutlaka "fingirdeştiklerini" düşünüyorum. Aklıma başka birşey gelmeyecek bir zihin yapısına sahibim.

Bir de şu var:

"Stardan Necdet Şen, Cuma günkü yazısında işte bu vatandaşları tahlil edip, şöyle yazıyordu:
Bir ay kadar önce bu tarz insanları anlatan bir yazı yazmıştım Köktendinci Bir Cemaat başlığı altında.
O geldi şimdi yine aklıma.
Mavi gözlü sarışın bir puta tapınan ve gülünç ibadet şekilleri olan sapkın bir cemaatten söz etmiştim ya hani.
Okumamış olanlara ne demek istediğimi anlatabilmek için minik bir ipucu daha vereyim.
Bu cemaat için demokrasi, canının istediği yerde rakısını içebilmek, eğildiğinde göbeğine kadar teşhir eden askılı bluzlarla köprüden balık tutabilmek, yoksulları ve muhafazakárları hakir görmek, kendi çöplüğünde ayak takımını istememek ve itip kakabilmek ayrıcalığıdır.
Başı bağlı ve takunyalı karakoncolosların çamurlu ayaklarıyla Beyoğlu, Moda, Teşvikiye gibi çağdaş semtlerimizin kaldırımlarını kirletmesine kalbi dayanmaz doğal olarak.
Oralar, onun babasından kalma tapulu malıdır.
Haşemalılarla aynı plajları paylaşmak, kapıcısının oy verdiği bıyıklı adamlar tarafından yönetilmek bu kibar cemaatin tahammül sınırlarını aşar.
Bunun için tankları asfaltta yürütmek falan gerekiyorsa, demokrasi adına katlanılabilir (hatta tercih edilebilir) bir durumdur şekerim.
Neyse ki aslan gibi generallerimiz var bizim..."

burada da"istediği yerde rakı içmek, istediği elbiseyle balık tutmak benim için bir özgürlük değildir.işime geleni özgürlük ve demokrasi sayar gerisine dinsizlik der çıkarım" demiş.

ki "sarışın mavi gözlü bir put" tamlamasına değinmek dahi istemiyorum!!!

bu kafa yapısının ne kadar tehlikeli hale geldiğini anlayamayanlar devam edebilirler!!!
akp sayesinde alayının tavan yapması bile kendilerini kesmeyen bir kısım gerici takımının höt zöt etmesi. istiyorlar ki her yer onların olsun, hep onlar olsun.

(bkz: hadi kardeşim başka kapıya)
(bkz: mavi gözlü sarışın bir put)
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.