bugün

Umut otelin ötesinde:

Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır
bazen.
Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
şimdi zaman oynak bir gölge. nasıl başlasak geri dönmemek
için? hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
açılmak geçmeli içimden. biliyorum. ama kavuşmalar ayrılıktır Bazen..
Canım kardeşim.

Çok özledim seni.
düştü saat duvardan
telefon diye çevirdim yelkovanı:
imdat. akrep soktu kendini
çan sesleri, ezan sesi,
martı sesi,
çatılarda kaldı gecenin gizi.
unuttum mektubun içinde boğulduğumu... elveda

Mektup.
görsel

intihar notu olarak anılan mektup şiirinden;

“Mermer bir kayıkla geri döndük
diğer yarısına acının,
usulca çekildi deniz,
son bulduk, yenildik.”
hakkında yazılmış bir yazı ve ayrıca seslendirilmiş eserleri için..
H A R i T A

Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır
bazen.

görsel
özgür olmak için öldüğünü öğrendiğim şair.
Ölümünün ardından tanıdığı biri şöyle söylüyor:
"22 yaşındaki bir genç on yaşındaki çocuk kadar özgür değilse, özgür olmanın yolları aranır. "

Ve o kendini bir pencere kenarından özgürlüğüne bıraktı.
kitabının rafımda yer aldığı. hocası Nizamettin Uğurla iletişime geçtiğim. şiir yazarken yahut okurken ilk önce ona baktığım. her defasında genç bir insanın ölümünün onurlu bir gidişten başka bir şey olmayacağanı gösteren gizdüşüm ve kan adlı kitapların sahibi şair.
Kaan ince'yi bilen bir mesai arkadaşım var. Üstlerde bir yede var ama olsun yine yazalım, aşağıdaki şiiri hatırlattı sağ olsun arkadaşım. Geçenlerde de şiire ilgi duyan bir öğrenciyle tanıştırdı beni hoca. Ben gibi zayıf, tığ-ı teber şah-ı merdan bir arkadaş. ismail Uyaroğlu'dan söz etti, "ne muhteşem adam!" dedi. Şaşırdım, garip oldum, sevindim, hemen elimdeki bütün şiir kitaplarını ona verdim. Ne güzel insanlar var diyorum bazen. O güzel atlara binip gitmezler umarım.

ANNE

hüznün damlalarıdır sevgime yağan
dolduğunda çatırdayan kalbim uçurum yarıklarıyla
dilim dilim kesilmekte gözbebeklerim
sarkarak toza bulanan
işte o zaman
ışığına dolanıp düşlerinin göğsüne yatardım
karışık sesinle kanat çırpardı sesim
elllerine erir karışırdım ıslaklığına
eğirmek isterdim kestane saçlarını iğle saçlarıma
zorlu anlarımda çıkıp gelirdin hep yanıma
eziyetle yürüdüğün yeter
dökünüyorum yorgunluğunu bedenime
sarnıçlarda yağmurlar dinlenirken senin için
anne, gül et beni kederine
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.