1. 1.
    ilk başlarda bende utanırdım beyler birgün tepem attı bir avm de hiç tanımadığım bir kıza gittim merhaba dedim o da güler yüzle karşılık verdi. Bir kızla tanışacağınız zaman çok düşünmeyin yoksa tanışamazsınız. Zaten bir kere tattığınızda kızlardan utanmanın ne kadar saçma olduğunu göreceksiniz. You need to belive in yourself.
    -5 ... sherlockholmesss
  2. 2.
    Vardır öyle keyifli kişilerde..
    Ne gerek var şimdi bir sevgiliye.
    1 ... ne kadar iyisin
  3. 3.
    +18.

    hayli rahatsız edici bi giri olacak.

    "ben bu kadar uzun giri okuyamam özet geç ibne" diyenlere özet; "kadınlardan utanan erkekler, kadınların yaratmak istedikleri ideal erkekleridir. dişi bi sistemin içinde yaşıyoruz; bu sistemin çarkının dönmesi için kadına matuf olan tüm duygular onun sahte kutsallığını tahkim için yine kadın tarafından uydurulmuştur." aha bak özet. şimdi vajina, penis ve götten bahsedelim.

    günaydın.

    evvela kavramları birbirinden ayıralım; "utanç" farklı; "çekingenlik" farklı mefhumlardır. utancın neden ve sonuçları farklı, çekingenliğin farklıdır. utanç farklı bi tecrübedir, çekinme farklı. fakat saat sabahın körüyken sizi gevezeliklerimle yormak, her kavramı tek tek didik didik etmek asla istemem. o nedenle yeşil çayımdan bi küçük asil yudum alıp, daha fazla uzatmadan (sanki daha fazla uzatsam bana laf edebilecekmişsiniz gibi) giriye başlıyorum. katiyen, katiyen ve katiyen kadın düşmanı değilim; fakat mide bulandırıcı zarafetinize tahammül edemediğimden biraz fazla net olacağım sanırım bu giride.

    "ıyy ezik zavallı silik ve rezil" falan değildir kadınlardan sizin tabirinizle; "utanan" ama bence; "onlarla iletişimde zorlanan" erkek. bilakis hassasiyetleri onu diğer hemcinslerinden ayrıcalıklı kılarak üstünleştirebilir bile. kadınlar tarafından kadınlardan korunuyor bile olabilir.

    ya da yalnızca bazı şeyleri idrakte zorlanıyordur bu er kişi. zira; "nedense yine yalnızca kadınlar tarafından böylesine kutsanan bi varlık"la, yine kadınla yani, bi vajinayla, karanlık, ıslak ve kaygan oyukların en marazi doğurganıyla, kendi görece aciz varlığını eşleştiremiyor, kendini hiçbi kadına layık göremiyor olabilir erkek.

    nihayetinde erkeğe kadın, kadın tarafından; "erişilmez" olarak öğretilmiştir. her erkek bi kadın tarafından aldatılmıştır. güya; "vajina" bi ödüldür. hiçbi ödül bu kadar çirkin, bu kadar garip ve şekilsiz olamaz sevgili kardeşlerim. kadın kendini ödül olarak sunmanın eğitimini yine bi kadından, annesinden alır. iki kadın arasındaki ilk riyakar münasebet ana-kız münasebetidir.

    kadın, erkeği, bi köle olarak, kadınlar için eğitmiştir. kadına göre erkeğin vazifesi yalnızca kadının huzurunu inşa edecek zırvalıklarla ilgilenmektir. kadın kadınlığının keyfini sürerken erkek bu keyiften ancak kadın istediğinde ve istediği kadar nasiplenebilir; bedelini ödemek karşılığında tabii.

    erkeği, doğa'nın bu en ihtişamlı maymununu, en büyük sanat eserlerinin yegâne sahibini, üstün, zeki, yaratıcı, bilimi ve iktidarı yöneten, acıyı ve kederi iliklerinde hisseden bu güzel mahluku, kadın kaprisine, kadın gitgellerine, kadın hastalıklarına ve saplantılarına direnirken, yeni cehennemine perde seçerken ya da regl sancısı nedeniyle her ay hayattan nefret eden bi kadını teskin ederken görebilirsiniz...

    darwin, hangi siktiğimin bardağında çay içeceğine karar vermelidir mesela... can mı, porselen mi? da vinci koltuk kılıfları için kumaş seçmeliydi acilen. kadife olmalıydı. monet, duvarları maviye mi boyasaydı yoksa sarıya mı? einstein neden bu kadar dağınık çalışıyordu? etrafı toplamayı öğrenmeliydi. insanlığın istikbali mi daha önemliydi yoksa evdeki am sahibinin keyfi mi? tabii ki de am sahibinin keyfi. freud henüz neden tamir etmemişti kırık masayı? çok mu gerekliydi yani psikanaliz falan? edison... neden çalışıyordu bu kadar? ne gereksiz işlerdi bunlar... aman yarabbi ne kadar da hayalci bi gayretti. bunlar ne yorucu fikirlerdi...

    kadınlar tarihleri boyunca biçok defa haksızlığa uğramışlardır evet, fakat erkekler varlıkları icabı kadınların saldırısına uğradıklarını bile idrak edemeyecek kadar sakatlanmış olarak büyütülürler.

    o, penise, içine gireceği bi delik vermiş olmanın garip gururuyla hak etmediği şeyleri ister. "karnını doyurmuştur ya" erkeğin, "daha ne olsundur." siktirmiştir kendini. bundan büyük ödül mü olsundur?

    kadın, erkeği kendi varlığının bi garantisi olarak adaletsizce ve hastalıklı menfaatlerle büyütür. erkek kadına göre kutsal mecburiyetleri olan bi acizdir. hiçbi kadın hiçbi erkeği yalnızca onu görerek sevmez, sevemez. "tahammül etmek" ve "sabretmek" kavramlarının mucidi kadınlardır. bu kavramlar erkeklerin varlıklarına atfedilir. erkek doğa'nın üvey evladıdır. varlığını elbette ki kadına borçludur; ama kadına rağmen varolduğu için. neredeyse hiçbi büyük fikrin sahibi kadınlar değildir.

    erkek; "ilk evi" olan doğa'dan kadının huzuru ve güveni için yine kadın tarafından sürgün edilmiştir. her erkek kalbinde garip bi yabancılık hisseder. hiçbi üstün ve derin duygunun mucidi de kadınlar değildir. hüzün bi erkeklik belirtisidir. kadınlarda yoktur. bilgelik bi erkeklik belirtisidir kadınlarda yoktur. aşkınlık bi erkeklik belirtisidir kadınlarda yoktur. üstün niteliklere sahip kadınlarda bile erkeksilik gözlenir.

    "ama o kadın"dır. "ah masum ve temiz"dir. "nasıl da güzel ve dokunulmaz"dır. "uğruna savaşlar çıkartılmış"tır. "intiharlar edilmiş"tir.

    kadına göre erkeğin ilk günahı; "bi penise sahip olmak"tır. kadın bi penise sahip olamamanın intikamını erkekten alır. doğa'nın erkeğe lütfettiği en keskin kılıç olan penis kadın'ın idealindeki sahte eşitlik imparatorluğunu tek bi hamleyle yıkabilecektir zira.

    kadın; "sikildiğinde" güçlü olan tarafın erkek olduğunu anlar. siken ve sikilen olan bi ikilikte güç asla eşit olamaz. kadının vajinasını bi ödül olarak sunmasının nedeni bile budur. bi ödül olarak vajinasını erkeğe sunduğunda erkek ödülün garipliğini hissetse de yine bi kadın tarafından büyütülmüş olduğundan hissettiği şeyi anlayamaz.

    "siken" olan erkek, "sikme eylemi" sonrası hissettiği ve hatırladığı o kutsal gücün hazzından ziyade, kadın tarafından; "ödül"lendirilmiş olduğuna inandırıldığından, hissettiği gücün hazzının sebebini, kadının vajinasından aldığı keyif olduğunu sanır.

    "sikmenin" erkeğe hissettirdiği gücü kadın, "vajinayı sikme"nin gücü ile saptırır. bunu idrak eden erkekler anal sekse yönelirler. anal seks isteğini asla, asla, asla hafife almayın sevgili kardeşlerim; bi erkeğin gücünü partnerinin vücudunda tecrübe etmesi için alışılmışın dışında bi isteğe kapılması normaldir. anal seks, vajinal seksten daha meşakkatlidir; erkeğin bunu istemesinin milyonlarca nedeni olabilir.

    oysa sadece sikme eylemi bile bu gücü hatırlatmaya yeterken, kadın, bi kadın tarafından büyütülmüş olduğundan, vajinasına girmesine müsaade ettiği penisi güya ödüllendirir... oysa penis tarafından ödüllendirilmiş olan vajinadır. vajina güya ödüllendirirken penis hem ödüllendirir hem de cezalandırır.

    o kutsal uzantı, erkeğe, henüz penisini idare edemeyecek donanımdayken bile ayıplanacak bi organmış gibi öğretilir. bu bi kraldan kılıcını almak gibidir.

    erkekler, kadınların aksine birbirlerini kadınlara karşı doktrine ederek büyümezler; ama maruz kalarak büyürler. kadınlar ise hem erkeklere, hem de kadınlara karşı birbirlerini mütemadiyen bilgilendirir, şartlar ve eğitirler.

    peki erkekler neye maruz kalarak büyürler?

    tabii ki de; "k a d ı n ş i d d e t i"ne. kardeşlerim, "kadın şiddeti" bi öfke nöbeti sonrası ifşa olan can acıtıcı ve anlık bi vahşet değildir asla... avcılık yetileri gelişmemiş olduğundan kadınlar avlarını zamana yaydıkları bi eziyetle öldürürler; erkeğin öfkesini ifade ediş biçimindeki netlik, kadınlar tarafından saptırılır.

    maalesef ki bi erkeği bu hale yine kadınlar getirir; kadın ve erkek arasındaki sahte eşitliği tahkim ve inşa için kadın kendi varlığını mütemadiyen kutsar. bi şeyin kutsanması ancak efsaneleştirmek, abartmak ve gerçeklerden uzaklaştırmakla mümkündür. bi kutsal'ın kutsallığını bu gibi sevimli hurafeler sağlar.

    "kadın nedir?" diye sorun kendinize. "ahlak abidesi?" "son soy bükücü?" "kutsal ana." "ayakları altına cennetler serilen cefakar ve çilekeş tanrıça." "masuniyet ve masumiyet timsali meryemlerden biri." "azize." kutsamadan kendisini anamayacağımız bi varlığı nasıl sikebiliriz?

    erkekler genellikle; "kadın varlığı"nın kutsallığı iddiasına maruz kalarak büyütülürler anneleri tarafından. haliyle kadınlardan utanan bi erkek, kadınların tam olarak istedikleri erkektir.

    uzattım farkındayım ama bikaç gün önce anal seks hakkında bi giri yazmıştım ve o giriye aldığım geri bildirimler haklılığımı teyit ediyordu. bu konunun "bence"si bu.

    iyi günler.
    6 -3 ... agnottott
  4. 4.
    Güzel atlara binip gittiler.
    1 ... irradiance
  5. 5.
    Oğlandır, liseli falandır işte.
    -1 ... ceviz agaci golgesinde