bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Anlatılan olaydan alınması gereken ders.
    4 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulabilmek için kanat çırpıp duruyormuş. Hava o kadar ayazmış ki minik kuş dayanamayıp karın üstüne düşmüş. Kuş çaresiz, soğuk karın üstünde ölümü beklerken oradan geçen bir inek kuşun üzerine sıçmış. Kuş öyle bi sinirlenmiş ki, kanatları donmamış olsa, kalkıp ineği dövecek.. Bi de bakmış ki bokun sıcaklığı ile kanatları çözülmüş ve yaşama geri dönmüş. Öyle bi sevinçle ötüyomuş ki, ordan geçen bi kedi de bunun sesini duymuş ve boku eşeleyip kuşu çıkarmış. Kuş buna çok sevinmiş, tam kediye teşekkür edecekmiş ki, kedi onu yemiş..

    SONUÇ;
    1-Her üstüne sıçanı düşman sanma.
    2-Seni her boktan çıkaranı dostun sanma.
    3-En önemlisi: BOKUN içinde MUTLUYSAN SEsini ÇıKARMA..

    gibi bir örneği olan ders alınası konular bütünü.
    4 ... eqin
  3. 3.
    alınması gereken ders , öğrenmen gereken kısım...
    kıssadan hisse aldın mı kocum?
    ... jagatai
  4. 4.
    bu kıssa çok kısa ama, hisse sinden ne olur bunun,

    hem nereye kadar böyle, boynuna hhoohhladığım benim,

    zaten hep stand by you idi diyom yani, yani ani değil, yansız şansız sada ansız değil işte,
    ... havada panik
  5. 5.
    "Bir gun, bir bilge, kendi turleriyle ucmayi reddeden iki ayri cins kusa rastlar yol kenarinda.
    Hayli merak eder bu iki farkli yaratigin nasil olup da kendi aileleriyle,
    ait olduklari yerlerde yasamak istemediklerini, nasil olup da bir yabanciyi kendi kardeslerine yeglediklerini.
    Biri karga, biri leylek...
    O kadar farklidir ki kuslar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine,
    turdesleriyle degil de birbirleriyle ucmayi yeglediklerine.
    Oyle ya, karga dedigin kargalarla ucmalidir, leylek dediginse leyleklerle.
    Yaklasir ve merakla inceler kuslari. Ta ki her ikisinin de topal oldugunu kesfedinceye kadar.
    O zaman anlar ki, birlikte kacar, birlikte ucar, beraber yasamalari beklenenlerin yaninda tutunamayanlar.
    O zaman anlar ki, sahip olduklari degil, sahip olmadiklaridir kimilerini birbirlerine yakin kilan.
    Topal kuslar birbirlerinin 'ariza'larini bilir ve somurmek ya da ortmek yerine kabullenirler oylesine.

    En sahici dostluklar ortak varliklar uzerine degil, ortak yoksunluklar uzerine kurulanlardir.
    Ortak aci, ortak huzun, ortak puruzdur esas yakinlastiran, yaklastiran...."
    1 ... beyazyelkenli
  6. 6.
    BiR grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş. işlerinden ve
    sorunlarından söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere
    gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz
    sonra, değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle
    geri dönmüş.

    Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve
    termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

    Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları
    onlara şunu söylemiş:

    "Farkına vardınız mı bilmem. Zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların
    hepsi alındı, masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı.
    Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama
    işte bu demin bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin nedeni. Hepinizin
    istediği fincan değil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin
    aldığı fincanları gözleyerek, daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız.
    Yaşam kahveyse; iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca yaşamı tutmaya
    yarayan araçlardır ama yaşamın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen
    yalnızca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı
    unutabiliyoruz."
    *
    1 ... nafaso
  7. 7.
    mehmet akif ersoy'un yazmış olduğu şiirdir;

    geçmişten adam hisse kaparmış... ne masal şey!
    beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
    "tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
    hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
    2 ... yett
  8. 8.
    Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı
    testilerle dereden su taşırmış evine.
    Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış. Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve.
    ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış.
    Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş . Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. iki yılın sonunda bir gün,
    görevini yapamadığını düşünen çatlak testi,ırmak kenarında adama şöyle
    demiş: 'Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene
    kadar akıp gidiyor.' Adam gülümseyerek dönmüş testiye; 'Göremedin mi? Yolun
    senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
    Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri senin
    kusurunu, çatlaklığını biliyordum.. Senin tarafına çiçek tohumları ektim..
    Ve hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın. 2 senedir o güzel
    çiçekleri toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
    olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim' diye cevap
    vermiş.

    Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları
    vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
    ilginç yapan,mükafatlandı ran, renklendiren. .
    Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardadaki
    kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün

    Can Dündar
    ... sustumm
  9. 9.
    hikayelerin sonunda çıkarılması beklenen sonuçtur. yok öyle bir hikaye zaten saman gibi okunamaz dimi olmaz böyle bir şey? yani illa bi sosyal mesaj illa bir sonuç kaygısı?be ne yaa.
    ... archytct
  10. 10.
    bir evliliğin üzerinden 15 yıl geçer.

    - aaaa, kocacığım sen kör müydün?
    + evet, 15 yıldır hiç yüzümüze bakmadın ki, hep elime baktın.
    ... shawnshank