1. 1.
    1945 yılları, Hitler, Yahudi irkçılığı; dikiş makinasının başında her gece sektirilmemiş aralıklarla dikilen giysilerin üzerine ister istemez sinen Anneannenin naftalin kokusunu bir gecede -o gece işte- bir çift parlak siyah çizmelilerin sürükleyip götürdüğü o gecede masa altında korkuyla, ağlamanın yasaklandığı 4 yaşındaki bir küçük kızın gözlerinden anlatılıyor...
    "Kırmızı Mantolu Küçük Kız" soykırımın bütün çoçuk kurbanları için bir anma törenidir." demek sanırım kitabın tanımı için en uygun cümle.
    3 ... mabrahar
  2. 2.
    (bkz: the girl in the red coat)
    "Kırmızı Mantolu Küçük Kız soykırımın bütün çocuk kurbanları için bir anma törenidir."

    Yıl 1993 Steven Spielberg'in Schindler'in Listesi adlı filminin yönetmeninin de davetli olduğu Polonya-Krakov galasında, Roma Ligocka adında bir kadın şaşkın gözlerle filmi izliyordu. Tam bu sırada o unutulmaz sahne; kırmızı mantolu küçük kızın annesinin elinden tuttuğu sahne beyaz perdeden yansıdı. Kadın içinden, "Bu benim O kırmızı mantolu küçük kız benim" diye haykırdı. Çünkü, o da annesiyle birlikte filmin anlattığı tarihte aynı toplama kampında bulunuyordu. Ve üstünde hep kırmızı bir manto vardı. Açlığa, soğuğa, hastalığa; erkekleri, kadınları ve çocukları en küçük bir bahaneyle bile gözlerini kırpmadan öldüren SS'lere rağmen hayatta kalmaya çalışıyorlardı. Kırmızı Mantolu Küçük Kız Roma Ligocka, bu filmle birlikte tam elli yıl öncesine gitti. O güne kadar kendisini kâbuslarla takip eden ve hayatının hiçbir döneminde peşini bırakmayan kahredici anılar zihninde yeniden canlandı. Roma, elli yıl sonra çekilen bütün acılarla tek tek yüzleşerek bu anıları yeniden yaşadı.
    1 ... mhmtnsyz