bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Özgür Erdem'in geçmişte değindiği durum.
    Atatürk'ün partisine Atatürk karşıtı başkan

    ABD'nin ve PKK'nın Adayı Kılıçdaroğlu Yeni parlayan yıldız: Kemal Kılıçdaroğlu
    Televizyonları açın hepsinde Kılıçdaroğlu’nu göreceksiniz... Kanal kanal gezip konuşuyor. Bütün gazeteler peşinde. Geçtiğimiz günlerde de Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına çıktı. Yaklaşık iki saat konuştular.
    Ama bu iki saatte ne Altaylı, Kılıçdaroğlu’na net sorular sorup siyasi çizgisini açığa çıkardı ne de Kılıçdaroğlu konuşmayı o noktaya getirdi.
    Söylemleri şundan ibaret:
    – Siyasetin yeni yüzlere ihtiyacı var
    – Liderler sultasına son vereceğiz
    – Yoksulluğu bitireceğiz
    – işsizlik sorununu çözeceğiz
    – Halkın sesi olacağız
    – Yolsuzluklara son vereceğiz
    – Dokunulmazlıkları kaldıracağız
    – AB’ye karşı değiliz ama onurumuzu koruyacağız
    Bunlar içi boş söylemler. Neden mi?
    Söylem dediğiniz şey sizi diğer siyasetçilerden ve siyasi akımlardan farklı kılan şeydir.
    Bugüne kadar Demirel’den Çiller’e, Ecevit’ten Derviş’e dönem dönem paratılan çok isim oldu. “Parlatıldıkları” dönemlerde onların da söylediklerine bir bakın. Birebir aynı şeyler.
    Zaten bu ülkede kim çıkıp da işsizliğe son vermeyeceğim der ki!
    Yoksulluk benim dönemimde devam edecek niye desin ki bir siyasetçi?
    Ya da dokunulmazlıklar aynen devam edecek, böylece milletvekilleri istediği suçu rahatlıkla işleyebilsin söylemini kullanır mı oy isteyen biri?
    Mesele, bu genel doğruların ifade edilmesi değil, bu doğruların hayata nasıl geçirileceğinin anlatılmasıdır.
    Kılıçdaroğlu bunu yapabiliyor mu?
    Yapamıyor.
    Yapamaz tabii. Çünkü Türk siyasetinin içinde bulunduğu Batıcı-sağcı girdabın dışında kalabilen biri değil...
    ABD'nin ve PKK'nın adayı Kılıçdaroğlu

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi görüşü nedir diye sorsanız söyleyebileceği tek şey: Değişim... Peki nasıl bir değişim? Bunu sorduğunuzda yanıtlar hep muğlak oluyor... Biz söyleyelim: CHP’de Atatürk ve Atatürkçülük adına artakalan ne kaldıysa hepsinin tasfiyesi, laikliğin terk edilip türban ve çarşafın baştacı edilmesi, Türk milliyetçiliğinin terk edilip Alevicilik ve Kürtçülük yapılması, CHP’yi halkla buluşturuyoruz diye tarikatlar tarafından istila edilmesini sağlanması...

    Kılıçdaroğlu’na soruyoruz:
    Atatürkçü müsün değil misin?
    Kılıçdaroğlu’nun durumu biraz daha farklı. iki saat boyunca konuşup da hiçbir şey söylememesinin başka nedenleri de var.
    Birincisi gerçekten de söyleyebilecek çok fazla şeyi yok.
    işsizliği nasıl kaldıracağını söyleyemez mesela. Çünkü özelleştirme politikalarını eleştirmesi gerekir. Halbuki özelleştirmeye karşı değildir. Zaten genel başkan olduğunda CHP’nin ekonomi kurmayı yapacağını açıkladığı isimler Derviş’in ekibindendir. Hepsi özelleştirmeci, hepsi piyasacı.
    Ancak çok daha önemlisi, üstünü örttüğü, şimdilik söylemek istemediği belli görüşleri var. Ve ısrarla bu konuları gündeme getirmiyor, konu açılırsa hemen üstünü kapatmaya çalışıyor.
    Nedir bunlar?
    Soruyu soruyla yanıtlayalım:
    Kılıçdaroğlu’nun ağzından Atatürk kelimesinin çıktığını hiç duydunuz mu?
    Biz duyamadık.
    Açık söyleyelim, aradık taradık, “Bu vatandaş, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanı olmaya kalkışıyor, acaba Atatürk hakkında ne düşünüyor?” dedik, hiçbir şey bulamadık.
    Çıktığı televizyon programlarını izledik, yine bir şey duyamadık.
    Mesela, yoksulluktan mı bahsediyorsun. Atatürk’ü örnek versene... Binbir yoksulluk yaşayan bu ülkede dünyanın en çok gelişen ekonomisini yaratmadı mı Atatürk? Üstelik bütün dünya ekonomisini kriz yaşadığı bir dönemde...
    Yok, bahsetmez.
    Ya da yolsuzluk mu diyorsun. Türk siyasetinde yolsuzluğun en az olduğu dönemin Atatürk dönemi olduğunu, adı yolsuzluk iddialarına karışan az sayıda kişinin de Atatürk tarafından anında cezalandırıldığını anlatsana...
    Yok, anlatmaz.
    işsizlik mi diyorsun. Türkiye’nin en hızlı büyüme yaşadığı ve insanların en rahat iş bulduğu dönemin Atatürk Türkiyesi olduğunu söylesene.
    Yok, söylemez.
    Varoş edebiyatı yapıyorsun, yoksullardan koptuk diyorsun. Atatürk’ün binbir zenginliği elinin tersiyle itip Anadolu’nun o dönemki en yoksul kenti Ankara’ya niye gittiğini anlatsana. Kurtuluş Savaşı’nı dönemin zenginleriyle, istanbul beyefendileriyle, saray çevresiyle değil de Türkiye’nin yoksullarıyla verildiğini hatırlatsana...
    Yok, hatırlatmaz.
    Neden mi?
    Atatürkçü değil de ondan.
    Usulen, yalancıktan da olsa, takiyye olarak bile Atatürk’ten bahsetmeyecek kadar Atatürk karşıtıdır Kılıçdaroğlu.
    3 -1 ... radikal kemalist
kapat