1. 1.
    hayırlı uğurlu olsun. ak parti hükümeti işverene kıyak geçmek için yeni bir düzenlemeye gidiyor. çalışanların haklarını gasp etmeye devam ediyor. kıdem tazminatları kaldırılıyor. devlet vergi iadesinde yaptığı çakallığı şimdi kıdem tazminatında yapıyor.

    http://ekonomi.haberturk....minatina-devlet-garantisi
    12 -4 ... mendoza
  2. 2.
    kıdem tazminatlarının bir fonda toplanarak devlet güvencesi altına alınmasıdır. kabaca özetlersek, kıdem tazminatı işverenin sırtından alınıyor devletin sırtına bindiriliyor.
    4 -4 ... omlettin
  3. 3.
    çalışanların kıdem tazminatlarının kuşa dönmesi, işverenin daha rahat yolsuzluk yapmasının yolunu açan girişimdir.

    girişimdir çünkü hala kamuoyu baskısı ile tasarıyı geçirmeme şansımız var!

    birinin sırtından alınıp birinin sırtına yüklenmesi falan değildir. gasp'tır!
    4 -2 ... steril mikrop
  4. 4.
    işverenlerden oy almanın farklı bir yoludur.
    6 -1 ... metabolic
  5. 5.
    daha kıdem tazminatının ne olduğunu bilmeyenlerin karşı çıktığı tasarı. işçinin aylık ücretinden sürekli kesilen bu paranın pul edildikten sonra işçiye verildiği bir sistem var şu an. vergi kaçakçılığının büyük bir bölümü de bu sistem üzerinden yapılıyor. ayrıca sırf kıdem tazminatı ödemeyim diye her yıl işçilerine giriş-çıkış yaptıran patronların varlığını herkes biliyor. şimdi iş hukuku dersi almış arkadaşlar ya o öyle değil mahkeme hileli durumu önemsemiyor işverenin altında çalıştığı toplam süre hesaplanıyor dese de o dediğiniz sadece iş kanununda yazıyor. gerçekte uygulaması her kanunun olduğu gibi bunun da farklı. umarım yasa geçer diyoruz yani. sözüm ona sosyalist arkadaşlar da hangi mantığa hizmet karşı çıkıyorlar onu anlayabilmiş değilim.
    edit: sözlerimin anlaşılmadığı aşikar. işçi güvencesinden hiçbir şey kaldırılmış değil. öyle keyfine göre kovma gibi bir durum söz konusu değil. yine ihbar tazminatı geçerliliğini koruyor ve işçi kıdem konusunda artık patronla değil doğrudan devletle muhatap olacak. muhasebe yönünü bilen arkadaşlar bilir kıdem tazminatı her dönem gider yazılır ancak bu giden vergiden mahsup edilemez. anca işçi işten ayrıldığında gider olarak düşülür. bu durum işletmelerin hem karlılık durumunu düşürüp kredi almasını zorlaştıyordu hem de işletmeyi gereksiz daha yüksek vergi borcu altında tutuyordu. yani hem daha fazla vergi hem daha düşük kredibilite. bu alenen işletmelere haksızlıktır. elindeki sermayeyi direkt finansal araçlara yatırsa zahmetsizce daha fazla kar sağlayacak olmasına rağmen emek-alın teri yolunu seçmiş, hem üreten hem de istihdam sağlayan müteşebbislere bu alanen haksızlıktı. ülkemizdeki enflasyonu da göze alırsak paranın zaman değeri itibariyle kıdem tazminatı adamlara haksız yüklenen angaryaydı. ben durumun öyle keyfi işten çıkarma yapılarak istihdamın azalacağı görüşünün aksine reel maliyetin düşeceği için daha çok istihdam yaratılacağı şeklinde değişeceğine inanıyorum. aksini düşünenlere de bir şey diyemem bekleyip göreceğiz.
    7 -2 ... muson6644
  6. 6.
    sözüm ona karşı çıkan arkadaşlar bizzat uygulamada yer alan, tazminat ve yan haklar konusunda uzman arkadaşlar olduğu için sözüm ona iş hukuku derslerinden öğrendikleri ile huzura çıkanlara şunu söylemeyi görev bilirler:

    mahkemelerde süründürmeyecektir çünkü alacak bir kıdem tazminatınız olmayacaktır!

    tam da senin bahsettiğin işveren usülsüzlükleri asıl bu tasarı kabul edilirse usülünü bulacaktır!

    edit:

    bir; sözlerin doğru anlaşıldığı gün gibi ortada. muhasebe yönünü bilen arkadaşlar genel muhasebe ile bordro muhasebesinin birbirinden ayrı olduğunu bilir. vergiden mahsup edilmemesi durumu, karşılık ayrıldığı için görülür. adam işten ayrılırsa, ratex giderini ters işler kapatırsın.

    iki; sgk'nın finansal aracı kurum statüsünde olduğu aşikardır. Burada tartışılan konu emek piyasası ile mali sermayenin(finans sisteminin/aracıların ve türev ürünler piyasasının) çatışmasıdır. Mali sermayenin korunmasından yana olan kişiler bunun işletmeler açısından karlılık yarattığını, sözüm ona olumlu etkilerini kendilerince görecektir. kanuna uyan, şu 'doğru yolu-alınterini seçen' dediğimiz firmaların da mavi ve beyaz yaka işçi maaşları ölçeklerini gözden geçirmenizi öneririm. Firmalara nasıl bir yükmüş bi de bu açıdan bakın. Hele hele çok uluslu firmaların ücret politikalarını araştırmaya davet ederim sizleri.

    gelelim, emek piyasası açısından, zaten türkiye'deki işletmelerin %80'i iş kanunu kapsamına girmeyen işletmelerdir. yani çalıştırılan işçiler zaten SGK kapsamında değildir, primleri ödenmez.

    son olarak; aynı zaman değer formülünü şimdi 20 sene boyunca aynı işyerinde çalışarak 20 senenin sonundaki brüt maaşı üzerinden kıdem tazminatı alma hakkı olan vatandaşın(mevcut mevzuata göre), artık 10 senede bir bu parayı alabildiğinde parasının ne oranda deper kaybettiğini bulmak için de kullanırsanız, durumun vehametini anlarsınız. paranın zaman değeri itibariyle, bu insanlar eşşek gibi çalıştırılacak ve belki de tek güvenceleri ve umutları olarak gördükleri tutar ellerine kaldığında 'kuş'a dönecek..

    bazen davulun sesi uzaktan çok hoş geliyor.
    1 ... steril mikrop
  7. 7.
    haberde bu yüksek tazminatlar yüzünden işverenin "bu yükü kaldıramıyoruz" dediği bildirilmiş.
    neden bu yükü kaldıramıyıor işveren? çıkardığı çalışana tazminat ödemek sorunda olduğundan.
    gözümüz aydın, artık işverenler yüksek tazminatlar ödemeden, korkmadan çıkarabilecek çalışanını.
    üstelik devletin vereceği kıdem tazminatı yine çalışanın maaşından kesilen pararalarla oluşturulan havuzdan karşılanacak.
    iyice okuyun bence:

    (bkz: http://ekonomi.milliyet.c....2011/1343781/default.htm)
    ... atgmuls
  8. 8.
    işverenin ödememek için türlü bahaneler bulduğu tazminat.
    ... korku51
  9. 9.
    yeni bir emeği sömürü tasarısı daha, hayırlı olsun. özellikle emek yoğun işçi çalıştıran şirketlerin işçileri rahatça işten çıkarıp, ucuza yeni işçi alabilmesine, kıdem ve ihbar tazminatlarını devredebilmesine olanak sağlayan yeni tasarı. Ancak şirketler bu olanaklardan faydalanabilmek için işsizlik sigortası işveren priminde 5-6 puan artırıma gitmek durumunda olacaklar. Tasarının en kazançlı tarafı yine devlettir. Zira oluşturulacak fonu devlet 10 yıl süresince dilediği gibi kullanabilecek, yepyeni bir iç borçlanma kaynağına kavuşmuş olacak.
    3 ... beklemenin boylesi
  10. 10.
    kıdem tazminatının kaldırılacak olmasıyla ilgili,sosyal güvenlik uzmanı, Ali tezel ;
    'hükümetin Kıdem Tazminatı Fonu kurmak istediğini belirtip, 'Ancak bu fondan 10 yıl kimse para alamayacak. Fon hükümete çalışacak. Hükümet, işsizlik Fonu'da yaptığı gibi fondan başka yerlere aktarma yapacak. Ayrıca 10 yıl sonra hangi hükümet gelir ne yapar bunu şu anda söylemek zor.' şeklinde bir yorumda bulundu. bu, önemli bir ayrıntı. buna çok dikkat etmek ve gereken tepkiyi göstermek lazım.

    ayrıca bu, temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen bir mesele. tam olarak ne zaman yürürlüğe girer bu uygulama bilinmemekle beraber, geriye dönük mü olacak bununla ilgili de bir açıklama yok. beklemedeyiz. işçinin ekmeğine / alın terine göz diken bir devlet olur mu?
    3 ... ipe serilen un