1. 1.
    [23 sene Hz. Ali kerremallâhü aleyhi vechehnin sohbetinde ve hizmetinde bulunan Kümeyl bin Ziyad Kufe’de ortalıkta kimse yokken Hz. Ali’ye:
    “Mevlam, efendim] Hakikat nedir?” diye sordu.
    Sonra Emirelmüminin (aleyhisselâm)
    “Senin hakikatla ne işin var?” diye sordu. Kümeyl,
    “Ben sizin sırrınıza sahip değil miyim?” dedi. “Evet” dedi, “ancak benden [bilim fazlalığından] aşıp taşan sana dökülüp akıyor.”
    Sonra Kümeyl, “Senden bir şey soran hürana uğramaz, değil mi?” diye sordu. imam (aleyhisselâm)
    “Hakikat, [tanrısal] görkem parlaklıklarının işaret olmaksızın açıklanması ve belirmesidir” dedi. Sonra [Kümeyl],
    “Bu konuda beyanı artırın” dedi. Emirelmüminin (aleyhisselâm),
    “Bilinmeyeni (kuruntuyu) gidermekle birlikte bilineni ortaya çıkarmak.” dedi.
    Kümeyl, “Beyanı daha artırır mısınız?” dedi.
    “Birleme (tevhit) sıfatı gereği birliğin kavranması” dedi.
    “Sırrın baskın gelmesiyle örtünün yırtılması”.
    Sonra [Kümeyl], “Beyanı daha artırır mısınız?” dedi.
    [Hazret], “Ezel sabahında ışığın doğamasıdır; bu yüzden onun etkileri “heykel’lerini [görünmesi engellenen yönleri] ortaya çıkarır” dedi. Sonra,
    “Biraz daha açıklar mısınız?” dedi. [Hazret], “[Akıl] kandili[ni] söndür; çünkü artık sabah doğmuş oldu” dedi.
    ... nardogan