1. 1.
    14-15 yaşındaki kızın sevgili* bulması ve buna anne babanın müdahele etmemesi hatta teşvik etmesidir.

    içine ettiğiniz memleketimdeki en büyük paradokslardan birisidir bu . ulan 15 yaşındaki kız evlendirilirken gırtlağınız patlayıncaya kadar bağırıyorsunuz küçücük çocuğu evlendiriyorsunuz diye. lakin kızınız elin piçiyle zina yaparken gözlerinizi yumuyorsunuz. ulan bu nasıl bir aymazlıktır, küstahlıktır, ahlaksızlıktır. 15 yaşındaki velet öpüşürken zina yaparken, sapıkça ilişkilere girerken susuyorsunuz, tecavüze uğrayıncada sözde timsah gözyaşları döküyorsunuz.

    bak arkadaşım ilericilik senin beynini sulandırmış. daha 50 yıl öncesine kadar millet 15-16 yaşında evlendiriliyordu. son elli yılımız geri kalan binlerce asırın önüne nasıl geçebilir. senin eben, deden 16 yaşında evlendiği için yobaz şerefsizmi oluyor. bırakın yahu, şu zihninizi havalandırın biraz. bir kızın 16 yaşında namusuyla evlendirilmesi uygundur. ama sen çocuğu demokrasinin, özgürlüğün, fuhşun, laikçiliğin olduğu bir ortamda yetiştirirsen o kız seni dinlemez dostum. gider elin piçleriyle akıl almaz zinalar yapar. sana da reşat nurinin yaprak dökümü romanındaki son sözleri düşer:

    'ali rıza bey, o günlerde bayram elbiseleriyle bayram beşiğine binmiş çocuklar kadar neşelidir. yalnız, sokaklardaki kalabalığın içinde arasıra eski kahve arkadaşlarından bazıları ile göz göze gelmese...'
    -3 ... yenilikci dervis
  2. 2.
    Bizzat şahit olduğum durumdur. 12-13 yaşlarındaki oğlunun sekiz tane sevgilisi varmış diye gururla övünen baba ile karşı karşıya kaldığım zaman, şaşkınlıklar içinde dinlemiştim. Şu an sıpasını değil de, babasını saygıyla anıyorum(!)
    (bkz: Babaya bir alkış lütfen)
    1 ... duygusuz yazar