1. 1.
    bizim insanımızın garip ama haklı taraflarını barındıran özlemdir.

    Köydeki insan hayatını toprakla cebelleşerek geçirmiş ve hayatının bir döneminden sonra büyük şehre göç isteği içinde bir ukte olmuştur. Büyük kente bu kafayla göç edip zengin olan insan sayısı koca şehirde bir elin parmağını geçmez, kalanlar ucuz işlerde çarpık kentleşmeye yol açarak kenar mahallelerde hayat savaşı verir.

    Şehirde ki insan içinde durum çokta farklı değildir. Şehrin karmaşasında gürültüsünde kirliliğinde stres içinde aybaşını gözleyerek ve faturalarla boğuşarak en zengini bile stresten kurtulamayan bir hayatın içinde emekliliğini doldurup sakin bir köye yerleşme hayalleri kurar.
    garip olan ise, köy hayatının kolay olduğu sanılmaktadır. Eğer şehirde bir birikim yapmışsanız köyün ucuz ortamında kendinize bir hayat kurabilir ve emekliliğinizin tadını çıkarabilirsiniz. Ancak amacınız kendiniz hayvancılık yada tarımla uğraşmak ise, bu; şehir hayatı kadar monoton olmasada, ondan daha zahmetli bir iştir.
    1 ... ekrem abi
  2. 2.
    (bkz: c est la vie)
    1 ... usualsuspects
  3. 3.
    insanin manevi doygunlugu, iradesi ile alakali bir durumdur. sehir hayati yasayacagim diye elini etegini dogadan cekmek, yapay - elektronik bir hayat gecirmek yanlistir. hayatin anlamini ve guzelligini doganin icindeyken anlayabiliriz.koy hayati da bunun icin gereklidir. ki en buyuk zenginlik de budur. insanlar kendini gelistirererek, medeniyetin gelismesiyle sehirlestiler. maddi gucumuzu artik buyuk oranda sehir hayatindan kazaniyoruz. burda onemli olan ise sehirlerden doganin guzelligini cikarmamak. bina ve beton yiginlari haline getirmemektir. ve tek bir sehirde kumelesmeyi onlemektir, diger sehirlere is sahasi ve yatirim yapmaktir.

    bunlar olsaydi ozlemeye gerek kalmayacakti, bizzat organik hayati yasayacaktik.
    1 ... arxaggelou