1. 1.
    tam adı josef vissaryonovic cugasvili olan, sscb'nin lenin'den sonraki lideri. tarihin en büyük diktatörlerinden.
    24 -18 ... redwinemania
  2. 2.
    (bkz: josef stalin)
    7 ... redwinemania
  3. 3.
    1990 daki kgb raporuna göre döneminde bir milyon insanın öldürüldüğü kişi.

    kan ve gözyaşından başka insanlığa hiçbir armağanı olmayan bir sistemin ancak böyle bir yöneticisi olurdu zaten.
    38 -52 ... palta
  4. 4.
    en az adolf hitler kadar vahset ve dehset verici , haysiyeti , serefi , insanliga saygisi olmayan insanlik tarihinden gecmis kara bir leke..
    27 -16 ... spiritualized
  5. 5.
    sscb yi amerika ile yarisacak bir hale getirmeye calismistir. nitekim hafiften basarmistir fakat bu 1 milyon kisiyi oldurmesini gerektirmez. bundan dolayi stalininde hitler den eksik bir kalir yani yoktur.
    9 -6 ... spiritualized
  6. 6.
    (bkz: adolf hitler)
    ikisi arasında bir fark göremiyorum. bir tanesi almanlar haricinde olan herkesi gaz odalarında boğup sabun yapmıştır. diğeri de hırsı uğruna 1.000.000 kişiyi öldürmüştür. devrim midir? devrimdir. fakat bu kadar zararı verdikleri için cezasız kalmamış ve kazandıkları ciddi gücü daha fazlasıyla kaybetmişlerdir. hatta topraklarını kaybetmişlerdir. buna karşın bizim ülkemizde gerçekleşen büyük devrimde sadece 20.000-30.000 arası insan kaybımız olmuştur. bu da ciddi bir rakamdır fakat istatistik olarak bakıldığında bir grafik oluşturursak 1/33 üne denk gelmektedir. sonuç olarak daha az kan dökülen devrimler tepki toplamamış tam tersi takdir toplamıştır. bu 3 örnek arasında kazanan türkiye olmuştur. almanlar 1. dünya savaşından sonra 2.dünya savaşını da kaybetmişlerdir. rusya asya bölgesinde ciddi bir toprak kaybı yaşamıştır. özellikle kafkasya yöresindeki topraklarını kaybetmek onlar için çok ciddi bir kayıp olmuştur.
    19 -8 ... hakande84
  7. 2.
    eğer hitler olmasaydı,2. dünya savaşını bu adam tetiklicekti.
    11 -11 ... timucinberk
  8. 3.
    Josef Stalin (asıl adıyla ioseb Cugaşvili) (1879 - 1953), 1922'den, 1953'teki ölümüne kadar Sovyet Rusya'nın liderliğini ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin liderliği anlamına gelen Genel Sekreterliğini yapmıştır. Lakabı olan 'Stalin' Rusçada çelik anlamına gelir.

    ioseb Cugaşvili, 21 Aralık 1879'da Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Babası kunduracıydı. Gençken girdiği papaz okulundan devrimci militanlara katılmak üzere ayrıldı ve Rusya Sosyal Demokrat işçi Partisi'nin bolşevik kanadı saflarında yer aldı.

    Uzun yıllar Sibirya'da sürgünde kaldı. 1917 Şubat devriminden sonra sürgünden döndü. Aynı dönemde isviçre'den sürgünden dönen Lenin'le birlikte çalışmaya başladı. 1917 Temmuz ayında Lenin'in tekrar Finlandiya'ya sürgüne gitmek zorunda kalması üzerine, Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Ekim Devrimi'nden sonra Lenin'in başkanlığındaki Sovyet hükümetinde Milliyetler Halk Komiseri oldu.

    Lenin'in ölümünden az önce Komünist Partisi genel sekreteri oldu. 1920-1930 arası sağ ve sol ideolojik mücadele sırasında suçlandı. Bu mücadelelerde binlerce insan sürgüne gönderildi veya görevden alındı. Bu sürgünler ve cezalandırmalar milli temelde değil, esas olarak ideolojik çizgiler üzerine oluyordu. Dönemin en sert ideolojik mücadelesi Troçki'ye karşı sürdürülmüş ve Troçki'nin 1940'da Meksika'da öldürülmesi ile Bolşevik Partisi içinde sağ veya sol sapmayla suçlanan eski liderlerden kimse hayatta kalmamıştır.

    Josef Stalin, planlı ekonomi, kollektivizasyon ve endüstrileşme uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı. Özellikle Ukrayna'da zorunlu kollektivizasyon kıtlık ve ölümlere yol açtı.

    ikinci Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve Sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini bir arada yürüttü. 1939'da Molotov-Ribbentrop paktı diye de bilinen bir saldırmazlık anlaşmasını Hitler'in Nazi Almanyası ile imzaladı.

    Bu tartışmalı tarihsel dönemle ilgili olarak, Stalin'e düşman veya ondan yana olan her iki tarafın da farklı tezleri vardır. Stalin karşıtlarının tezlerine göre, Hitler ile aralarındaki açıklanmayan gizli protokole bağlı olarak Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya ve Polonya'nin Naziler veya Sovyetler tarafından işgalinin yolu açılmıştır. Stalin'in doğru yaptığını savunanlara göre ise, 1937'deki Münih görüşmelerinde açıkça ortaya çıktığı gibi, ingiliz ve Fransız emperyalistleri ve dolaylı olarak da Amerikalılar, Nazileri kışkırtıyorlardı ve onların Sovyetler Birliği'ne saldırısının önünü açmaya çalışıyorlardı. Bu amaçla Avusturya'nın Almanya'ya katılmasına (Ancshluss) ve Çekoslovakya'nın işgaline göz yummuş ve onaylamışlardı. Sovyetler Birliği bu gidişatı tersine çevirmek için dünya çapında barışın sözcülüğünü yapmaya çalışmıştı. Ne var ki, özellikle Çekoslovakya'nın işgalinden sonra Sovyetler Birliği'nin ingiltere ve Fransa ile ilişki kurma çabalarına rağmen bu iki ülke Nazi tehdidini birlikte ortadan kaldırma girişimini reddetti. Böylece Sovyetler Birliği, kendi sınırlarını güvence altına almak için bu protokolü imzaladı. Stalin'in amaçlarına göre, Polonya ve Baltık ülkelerinde oluşturulacak tampon bölgeler, Nazilerin Sovyetler Birliği'ne ulaşmasını engelleyecekti.

    Böylece 1939'da Nazi işgalini takiben Sovyetler Polonya'nın kalan yarısını işgal edip Estonya, Litvanya ve Letonya'yı sınırlarına kattı. Finlandiya'ya saldırdı ve büyük kayıplar vermesine rağmen Mart 1940'da "kış savaşı' olarak bilinen bu savaşı da kazandı. 1941'de Hitler'in Sovyetlere saldırması üzerine Stalin bu sefer müttefiklerin yanında yer aldı. Sovyetler Birliği'nin en ağır bedeli ödeyen güç olarak (24 milyon ölü) müttefiklerin yanında Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zafer uluslararası alanda prestijini artırdı.

    Amerikan emperyalizmini suçlayarak, 1945'ten sonra Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde komünist rejimlerin kurulmasını destekledi. Daha sonra bu ülkeler Churchill tarafından "demir perde" diye anılacak ve bu kavram yaygınlaşacaktır.

    5 Mart 1953'te öldü. Ölümünden sonra Kruşçev, Stalin'i suçladı. Ünlü 20'nci Kongre ile başlayan anti-Stalinizasyon kampanyası Sovyetler Birliği'nde Garbaçov dönemine kadar sürecektir. Garbaçov tarafından kongrelerde yayımlanan Glasnost ve Perestroika Stalin'e ağır eleştiriler getirmekle beraber kapitalizmin SSCB de restorasyonunun da önünü açıyordu.

    http://www.biyografi.info/kisi/josef-stalin
    13 -1 ... emariz35
  9. 4.
    milyonlarca kişiyi sibiryaya yollamıs kaddar bir psikopatın tekidir!!!insan acaba hitler olmasaydı bu mu diyor...
    3 -10 ... dave mustaine
  10. 5.
    halk önüne çıktığında genellikle kucağında bir çocukla görünen adam. halka masum görünme çabası olabilir.
    7 -2 ... ofkeli kalabalik