bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    gumussuyu yokusunda, muthiş boğaz manzarasına sahip, eski taş bir bina içerisinde hem tekstil hem makina mühendisliği bölümlerini barındıran, mezunlarının okula yaptıkları yardımlar, bağışlar sayesinde bilimsel imkanları yüksek olan, mezunlarına iyi bir teknik bilgi birikimi kazandıran, taksime yakınlığından dolayı öğrencilerinin alkolik olduğu, lise tadında bir kaynaşmanın sağlandığı, çok özlediğim okulum.
    5 ... devedikeni
  2. 2.
    saç döktüren, kıl ağartan, zihinsel işkenceye maruz bırakan; yine de mutlu yine de huzurlu ilim irfan yuvası.
    2 ... koko
  3. 3.
    fakulte girisindeki yazinin degismesi ile yeniden makina mi makine mi ikilemini ilgili kesimce gundeme tasinmasina vesile olan fakulte
    ... micomania
  4. 4.
    özleyenler için;

    https://video.uludagsozluk.com/v/itü-makina-fakültesi-72106/

    ... lazy pigeon
  5. 5.
    adina siirler yazdirmiş fakültedir..

    Soğuk ve kampüsler arası otobüslerde vazgeçtim öğrenci olmaktan
    Ve sırt çantamda sigara yanıklı çizimlerle doluydu dosyam
    Ben iTÜde bir gün orta bahcede çimlere uzanabilme ihtimalini sevdim...

    Birinci sınıfın çömezlik kokan, calculus lekeli yıllarında
    Maslak'ta netscapeli kayıtlar yaşanırdı o zaman-
    Özlemeye başladım sevgilimle gezmeyi...
    Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..

    Bizim Demirkol'larımız vardı, Aran'larimiz vardi
    Aksel'lerimiz, Kuzucu'rımız vardı...
    Bir de sıralara kopya yazma imkanı...
    Abazalik kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
    Çancılık oynamaya başladık..
    Ben VF alıyordum sen AA, geri kalanlar da sessiz harfli notlar...
    Kurşun kalemlerle kopyalar yazılıyordu fx 5500 lere ve
    Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
    Abilerimizden öğrendik, 'mak-el' projesinde sabunlama yapmayı...

    Gumussuyu 'nda usul usul ödev yapılıyordu.
    Ve kapalı mekanlarda ders çalışmayı öneriyordu asistanlar.
    Oysa Ratib Berker 'de hiç ders çalışmadım ben.
    Merkez kütüphanede tartışılan sorularım olmadı benim,
    Makina kantininde çekilen 'ısı transferi' ödevlerini saymazsak.

    Gumussuyunda usul usul finaller yapılıyordu..
    Ve belli bir saatten sonra kampüste dolaşmamayı öneriyordu otomasyon duyuruları.
    Oysa hiç ders çalıştığım olmadı benim
    Ve hiç bir dersten yüksek not alanlar arasında olmadı adım
    Sınavların ortasında sevimli bir FFciydim sadece

    Kafamda bitirme projeleri kuruyordum, ama derslerden geçemiyordum
    Ben, bu okulu bitirebilme ihtimalini seviyordum, finallerin açıklandığı zamanda
    Sınavlar mezuniyeti hep zamansız, amansızca bir hayal kırıklığına çeviriyordu
    Ben, mezuniyetin kendi dönemimle birlikte olabilmesi ihtimalini seviyordum.
    Ben, bu okuldan mezun olabilme ihtimalimi seviyordum.

    Yaz okullarında rektörlük çekiyordu cebimde harçlık olacak paranın sıcaklığını
    Sonra derslere giriyordum, yenik yorgun geçmesiz derslerin çare bilmez sürgünü
    Ne yana baksam martenzit sanıyordum
    Gumussuyu yokuşunun yalancı yeşilliğini
    Derslere giriyordum bir süre
    Yanımda oturan çancılarla yarışıyordum, yanağım sıra yüzeyinin garantisinde
    Derslere giriyordum
    Bir derslikten bir iç dersliğe
    Son sınıfa yaklaştıkça büyüyordum.
    Şenliklerin sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
    Korkuyordum
    Sonra çıkıyordum dersten
    Gumussuyundan bizim eve giden
    Ömrümün en uzun,
    Ömrümün en kısa
    Ömrümün en amele,
    Ömrümün en mühendis yolunu koşuyordum.
    Çünkü sonunda sosyal oluyordum, odam kokuyordum sonunda..

    Soğuk ve kampüsler arası otobüslerde vazgeçtim öğrenci olmaktan
    Ve sırt çantamda sigara yanıklı çizimlerle doluydu dosyam
    Ben bu okulda bir gün jürideki hocaların azarlamadığı bir zamanda
    Ben bu okulda sadece bilmek zorunda kalanların bildiği bir bitirme hocasında
    Ben bu okulda, inönü Stadına soğuk ve puslu bir cam arkasından bakan
    Makina fakültesinin herhangi bir odasında
    Ben bu okulda herhangi bir eski bitirmenin
    rakamlarını değiştirerek bitirme projesi yapabilme ihtimalini sevdim.

    Ben, bu okulun beni mezun edebilme ihtimalini sevdim!

    önder serbes
    3 ... lazy pigeon
  6. 6.
    çağla kubat'ın nasıl mezun olduğunu anlamadığım fakülte. *
    3 -1 ... sagi
  7. 7.
    Yanılmıyorsam amblemi arıydı ve şu marşları vardı. Çav bellanın melodisiyle söyleniyor.

    Bir sabah erken ,
    Uyandığımda ,
    Karşımda abazan , abazan makina ,
    Bize derler arı ,
    Nerde bizde karı ,
    Rengimiz siyahla sarı.
    5 -1 ... lebejola
  8. 8.
    muhteşem güzellikte bir kütüphaneye sahip fakülte, üniversite yıllarımda kapıdaki güvenlikçi abilere ben burdan başka yerde konsantre olamıyorum diye yalvararak girdiğim yer. içerdeki abazan itü gençliği incelenmeye, üzerlerinde makale yazılmaya uygun bir topluluktur, fakülte içersindeki 3-5 kızı hafızalarına aldıkları için yabancı bir dişi görünce dünyadan kopuk bakışlar sergilerler.
    ... aysengruda
  9. 9.
    öğrencisinin dengesini kesinlikle bozan fakültem. kendisini çok seversin, çıkmak istemezsin, aşık eder; lakin öyle şeyler yaşarsın ki içinde beynin yorulur, çıkışta düz yolda yürüyemezsin. sabah 6:30 da yola düşüp 3 saatlik dersden çıkarsın, teknik resim uygulamasında 4 saat resim çizersin, 1 saat aradan sonra 3 saat daha vize çizersin. sabah fakülteye girdiğinde hava günlük güneşliktir, zihnin açıktır. 10 da çıktığında ise kar yağıyordur, karanlık çökmüştür, gençlik gitmiştir.

    ruhunu emer bu fakülte.

    ama seversiniz onu. içeriye girerken gururlanırsınız her seferinde. hayatınızı heba etse de;

    (bkz: öyle bir sevmek ki yüreği yangın yeri olmak)
    ... dark darkest darko
  10. 10.
    itü'nün kalbidir, istanbul'un da kalbindedir.

    9 dk da beşiktaş' inersiniz, 5 bçk dk da taksim'e çıkarsınız. ders aralarında maslak dağlarında* çimlere uzanmaktansa taksim'de bir bira içip ıslak hamburger yemek her zaman daha cezbedicidir.
    2 ... sir isaac