1. 1.
    işte gecenin sorusu.

    balyoz davasını eleştirenler acaba bu mahkemeler hakkında ne düşünüyor. avukatsız, hakim vasfı olmayanların yargılama yaptığı, keyfi uygulamaların odağı...

    olayı birde adnan menderes'in asılmasına götürürsek.
    -4 ... yarin gel
  2. 2.
    öküz gine kafasını göstermiş..
    illa ağlayacak, illa zırlayacak, illa cümle aleme ne kadar mazlum olduğunu gösterecek.. en zalim olduğu anlarda bile..

    önce istiklal mahkemeleri döneminin koşullarının bu dönemle olan farklarıyla ilgili bir "cevap" entarisi yazdım. sonra sildim. çünkü bugün olan bir hadiseyi bundan 80 yıl olmuş başka bir hadiseyle kıyaslayarak haklı çıkarmaya çalışmak zaten kendi içinde tam bir komedi.

    adam kendini haklı çıkarabilmek için 90 yıl geriye gidiyor.

    peki, varsayalım ki istiklal mahkemeleri "avukatsız, hakim vasfı olmayanların yargılama yaptığı, keyfi uygulamaların odağı" idi. sizin mahkemelerinizin ne farkı var?

    hakimlerin "fettoş tarafından atanmak" dışında bir vasfı var mı?
    avukatların varlığı bir fark yarattı mı?
    avukatların ortaya koyduğu yüzlerce çelişki hakimler tarafından dikkate alındı mı?
    insanları haklarında bir yargı kararı olmadan üç ila beş sene hapiste tutmak "keyfi uygulama" değil mi..

    artık istiklal mahkemeleri sayesinde kendinizi mazlum gösterme şansını sonsuza kadar kaybettiniz. çünkü güç elinizdeyken aynısını yaptınız.

    aslında, sizin mahkemeleriniz istiklal mahkemelerinin de altına düştü.. çünkü bugünün türkiyesi 1920'lerin dünyasında yaşamıyor. örneğin fransa 1945 senesinde almanlar çekildikten tam on bin alman işbirlikçisini idam etti. ama bugün aynı şeyi düşünmez bile.

    siz ise kendi adaletinizi anca 1920'lerin savaştan yeni çıkmış, peşpeşe patlayan 30 isyanla uğraşan ülkesiyle kıyaslayabiliyorsunuz.
    hani ileri demokrasiye geçmiştik?
    sıkıyorsa kendinizi moden isveç adaletiyle kıyaslasanıza...
    1 -1 ... arbutus unedo