1. 1.
    uzun bir zamandir güneş gibi apaçık ortada olan gerçek.
    3 -3 ... erector
  2. 2.
    bedelli askerlik gibi bir şey sanırım.
    1 -1 ... bedreddin
  3. 3.
    (bkz: rabıta)
    1 -2 ... system error
  4. 4.
    kestiği kurbanlığın kendisini sırat köprüsünde taşıyacağına inanan tipler var ama başlığı açan arkadaş tam olarak o tarz bir şeyden mi bahsetti anlayamadım?
    1 -1 ... ecinni
  5. 5.
    ilk defa duyuyorum desem?
    1 ... oyle kolaysa
  6. 6.
    menzilcilerin yaptığıdır, gavsları ipin ucunu tutturup alayının günahını tek seferde çıkartmaktadır.
    1 ... faso aga
  7. 7.
    günahlar boyu aştığından ihtiyaç duyulan hede.
    2 ... malafatov
  8. 8.
    Açıklama yok bilgi yok ne güzel. 5 dk boş kalınca oturtup hayatı sorgula, islamla ilgili tek cümlelik tespit yap, cümlenin yarısını başlık, diğer yarısını entry olarak gir.
    Oldu mu? Olsun ya canın sağ olsun. Uludağ sözlük tam olarak bu zaten. Adam 7. Nesil ve sözlükte açtığı başlık işte bu.
    4 -1 ... sekizinci nesil ajan
  9. 9.
    Din nasihattir. Tebliğ ve teşvik günah çıkartmak değildir. Bu sevk ve idaredir. Nasıl ki şeytanın taraftarları insanları dinsizliğe deistliğe ateistliğe davet ediyorsa, yüce allahın taraftarları olan ehli ulema dine imana islama ve allah ve rasulünün sıratı müstekım yoluna davet eder. Savaş tek taraflı olamaz. Bu savaş hz ademden beri var. Kimse bu gerçeği inkar edemez. Fakat bu önemli vazife peygamberler mesleğidir. Ehil olmayanlar bunu yapmasınlar zira insanları dinden soğuturlar. Vebali boyunlarınadır. Siyaseti dine alet edip din adına konuşuyor gibi yapanlar bunun Hesabını veremezler.

    Bizde tevbe etmeye teşvik vardır. Bu da ancak ulemanın dini tebliğ ve nasihat ile tavsiye etmesini salık veren cenabı allahın emri mucibince olmaktadır. Kimse kimsenin günahını affedemez ve yüklenemez. Yoksa allah ile kul arasına girmek değildir. Giremez de zaten kimse. Bu hususta din ne emrediyor bakmak lazım,

    إِنَّمَا ذَلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَاءَهُ فَلا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ “işte o Şeytan ancak kendi dostlarını korkutur. O halde -eğer iman etmiş kimseler iseniz- onlardan korkmayın, Benden havf edin (korkun)!” [Âl-i ‘imrân 175]

    من رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أَضْعَفُ الإيمَان “Sizden her kim bir münker görürse onu eli ile değiştirsin. Gücü yetmezse dili ile, gücü yetmezse ona da kalbi ile (buğzetsin). Bu ise imanın en zayıfıdır.”

    قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لا يَحْقِرَنَّ أَحَدُكُمْ نَفْسَهُ أَنْ يَرَى أَمْرًا لِلَّهِ عَلَيْهِ فِيهِ مَقَالا ثُمَّ لا يَقُولُهُ فَيَقُولُ اللَّهُ مَا مَنَعَكَ أَنْ تَقُولَ فِيهِ فَيَقُولُ رَبِّ خَشِيتُ النَّاسَ فَيَقُولُ وَأَنَا أَحَقُّ أَنْ يُخْشَى “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], şöyle buyurmuştur: Hiçbiriniz kendisini tahkir etmesin. Bir kimse öyle bir şey görür ki, onunla ilgili bir şey söylemesi Allah'ın onun üzerindeki hakkıdır. Fakat o, bu hususta konuşmaz. (Yani, insanlardan çekinip konuşmamakla nefsini tahkir etmiş, alçaltmış olur). Allah da (kıyamet günü ona): Şu şu hususta seni konuşmaktan engelleyen neydi? Der. O da: Rabbim insanlardan korktum, der. Allah da: en çok korkulması gereken benim, der.”

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعْ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا “Ey iman edenler! Allah’tan ittika edin ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” [Ahzab 70 71]

    وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿١٠٤﴾
    Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri) ve ulâike humul muflihûn (muflihûne).

    Diyanet işleri: Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. işte kurtuluşa erenler onlardır. [Ali-imran/104]

    ------

    "Sen insanları Allah yoluna hikmetle, güzel ve makul öğütlerle davet et, gerektiği zaman da onlarla en güzel tarzda mücadele et. Rabbin, elbette, yolundan sapanları en iyi bildiği gibi kimlerin doğru yola geleceğini de pek iyi bilir." (Nahl, 16/125)

    ------

    "Onlar öyle seçkin kimselerdir ki, Allah'ın buyruklarını tebliğ ederler, O'nu sayıp, O'ndan çekinir ve O'ndan başka kimseden çekinmezler. Hesaba çeken olarak Allah yeter." (Ahzab, 33/39)
    1 ... gazeloglu