1. 1.
    msn, irc, icq, sözlük ya da sadece e-posta yoluyla internetten konuşup da aslında hiç tanışmadığınız insanlar olmuştur elbet. bilmem dikkatinizi çekti mi ama klavye başında acaip bir rahatlık var yazışmalarımızda. okuldan, sokaktan, memleketten yıllardır tanışık olduğumuz kişilere hiç bahsetmediğimiz şeyleri ne kadar çabuk söyleyiveriyoruz nette yazıştığımız kişilere ! hiç düşünmeden, sorgulamadan.

    okuldan, aileden, arkadaşlardan, karakterlerimizden bahsediyoruz yazışmalarımızda. banane ! ya da ben anlatıyorsam karşıdakine ne ? birbirimizi sadece tanışıklığımızın gerektirdiği kadar tanırız. ne sen ne de ben daha fazlasını anlatmak durumunda değiliz. ama ne hikmetse anlatıyor da anlatıyoruz ya. türk milleti olarak gerçekten* samimi insanlarız. doğamızda var bu heralde. karşıdakini ilgilendirmese de kendimizden ya da başka şeylerden bahsetmeyi severiz. e internette bir de yüzyüze görüşme olmayınca ipin ucu hepten kaçıyor. ulan sevgilisiyle nasıl seviştiğini anlatan adam var ya. sevgili diyorum bak. ya da ailesindeki özel bir meseleyi taşıyor adam muhabbete. ya da dün gece sıçtığı bokun boyutunu anlatıyor. internetten bazı oyunları oynayıp aktif olarak irc kullandığım dönemlerde neler gördüm ben ya.

    facebook demek istiyorum ! şöyle yazıyor anasayfasında **"Facebook tanıdıklarınla iletişim kurmanı ve hayatında olup bitenleri paylaşmanı sağlar. ". siktir lan ! abicim facebook ağzında bakla ıslanmayan bir iletişim hedesidir ! insanlar meğer ne meraklılarmış başkalarına dakika dakika neler yaptıklarını söyleme konusunda. adam evde olmadığını yazıyor, moralinin nasıl olduğunu, kendince yarattığı ya da alıntıladığı özlü sözleri... ilişkisinin olup olmadığını yazma seçeneğine bile sahip ! üstelik de farklı kademelerde ! evli, bekar falan değil sadece, bilirsiniz " it's complicated " diye bir seçenek var ya. adamın listesinde beş yüz kişi var. önüne gelen herkesi eklemiş. bir kısmımız tecrübe etmişizdir ki, artık ilkokul arkadaşlarımızla konuşacak bir şeyimiz yok ! yok abi. bitti o sümük yenilen dönemlerde kovalamaca oynamalar. 15 yıl önce tükürük savaşı yaptığınız kişi değil artık o. eğer o beş yüz kişinin hepsiyle aktif iletişimi varsa, yemin ediyorum ben elimi ayağımı çekeceğim internetten.

    benzer bir konu da yine facebook üzerinden fotoğraf ekleme olayı. tamam, ben de biliyorum bazı ayarlar yaparak fotoğraflarımıza kimlerin bakıp kimlerin bakamayacağını düzenleyebiliriz. ama bazen öyle fotoğraflar ekleniyor ki " oha lan nasıl koymuş bu fotoğrafı ? " diye sorduruyor kendimize. ne listende olan kişilerle ne de olduğunu düşündüğün kişilerle yeterince samimi değilsin. değiliz.

    internet ortamındaki münasebetlerden kendimce edindiğim deneyimlerin bir kısmından daha fazlası değildir bu entry.
    4 ... full metal
  2. 2.
    gerektiği yerde, gerektiği durumda ödün verilmesi gereken mahremiyet.
    ... tool