1. 1.
    yanlış hatırlamıyorsam ilkokula 94'te başlamıştım. açıkçası annem de babam da cahildi ve çocukken çok dayak yerdim, onlar bitti sınıf öğretmenim başladı ama onlara göre zaten ben hak ediyordum. sadece ben değil, maddi durumu iyi olmayan kim varsa eşek yüküyle dayak yerdi. kadındı bir de, ismini vermeyeceğim kaltağın. sigara içmekten sesi boru gibi çıkıyordu ve tipinin feminist liderlerinden farkı yoktu. haliyle çocuk aklımızla it gibi korkuyorduk, dayağı zaten evde de yediğimizden gayet normal geliyordu. ama çok kötü dövüyordu be adi karı. iki eliyle kulaklarını var gücüyle kıvırır sonra yine kulaklarının üstüne gelecek şekilde tokatlardı, kaç kere geçici işitme kaybı yaşadım hatırlamıyorum bile. cetvelle döverken avucunun içine değil de parmaklarını birleştirmeni söyler bütün gücüyle yerleştirirdi, tırnaklardan çatır çutur ses gelirdi. çok saçma sebeplerden dövüyordu lan, mesela ben teneffüste yola taş atmışım nereden gördüyse beni öldüresiye dövdü o gün. bi arabaya zarar gelseydi babama girerdi amına koduğum, sana giren çıkan ne? senden yiyeceğim dayağı babamdan yerdim. ama o zaman basmıyor işte kafamız, dayak yediğimizde evde bile anlatamazdık korkudan.

    dövdüğü yetmiyormuş gibi gurur da kırardı. gerizekalı, embesil, ağzına sıçayım, kafana sıçayım gibi laflar duymak normal geliyordu artık. her şeyi geçtim babam memursa sen de memursun kevaşe. statü olarak farkımız ne? o değil de duygu'yla hülya vardı onlar çok dayak yerdi. yahu bir kız çocuğu özenip oje süremez mi? parmağında oje var diye iflahını sökene kadar dövmüştü duygu'yu, özenle taranmış saçları darmadağın olmuştu dayak sonrası. hülya'nın yediği dayağı hiç unutmuyorum. kızın kabahati kol saatini önlüğün üzerine takmak. vay efendim sen nasıl böyle kol saati takarsın diye allah ne verdiyse girmişti aminyum kıza. biz de aynı türk milleti gibiyiz. artık şikayet mi gitti nolduysa bu piskopat kevaşeyi başka bi yere postalayıp bunun tam zıttı melek gibi bi kadın öğretmen atamışlardı. biz de öğretmenimiz değişiyor diye tüm sınıf, ben, hülya, duygu ve işkence gören diğer öğrenciler de dahil sıranın üzerine uzanıp mal gibi ağlamıştık. çocuk aklı değil, türk aklı bu, genlerimize işlemiş sikeni sevmek. o yeni öğretmen gelene kadar ben kendimi gerizekalı, embesil sanıyordum. 1-2-3 falan olan derslerim kadın sayesinde 5-5-5 olmaya başladı. ortaokulda da dayakçı hoca çoktu. 90'larda öğrenci olup da dayak yemedim diyen adam ya kolejlerde okumuştur ya da yalan söylüyordur.
    ... nesgayfe