1. 1.
    benim o lan!

    öğretmenimi her daim nefretle yad edecek kadar acı bir hatırası var ben de.

    yaşım dokuz. 3. sınıfa gidiyorum. bir öğretmene düşmüşüm ki, kadın bana gıcık, garez. ağzımı açsam üzerime saldırıyor. bi acaip mahluk. ikinci sınıftan beri böyle devam ediyor.

    her geçen gün biraz daha içime kapanıyorum, her geçen gün biraz daha doğru bildiğimi söylemekten çekiniyorum. gittikçe sınıfta yok oluyorum, parmak kaldıramıyorum bana kükreyip yüzüme vuracak diye...

    ne anneme ne babama bir şey anlatamıyorum. okul saati gelince karnıma ağrılar giriyor, başım dönüyor, bir isteksizlik bir korku...

    bir gün yine böyle istemeye istemeye okula gittim. saat konusunu işliyoruz. öğretmen beni ayağa kaldırdı.

    hınçla dolu bir ses tonuyla tahtaya çizdiği saatin kaç olduğunu sordu. korku ve panikle üçe yirmi var dedim. sen misin bunu diyen...

    beni kolumdan yarı sürükleyerek zorla tahataya çıkardı. ömrümde ne annemden ne babamdan ne de başka bir yakınımdan yemediğim bir dayak yedim. tokat, yumruk nereme rastgelirse kadın vuruyordu. kendimi kurtaramıyordum. gözümü açabildiğim bir an bütün sınıfın korku ve acıma hissiyle dolu gözleriyle karşılaştım...o anın acısını bugün bile hissederim.
    yediğim dayağı hissetmiyordum... sadece bana acıyarak bakan o gözleri, sınıfın önünde nasıl aşağılık bir duruma düşürüldüğümü, rencide edildiğimi, izzeti nefsimin, haysiyetimin ve onurumun nasıl ayaklar altında çiğnendiğinin acısını duyuyordum sadece...

    dayak faslı sona erip bütün sinirini üzerime kusan kadın beni tekrar sürükleyerek yerime oturttu. artık başımı kaldırıp sınıfın yüzüne bakamıyordum. son çıkış ziline kadar için için ağladım. yerin en dip kısmında yok olmak istedim.

    annem yediğim dayaktan dolayı davul gibi şişmiş suratımın halini görünce kadın donakaldı. ötesi malum zaten. anlatmayacağım...

    eğitim hayatımı mahvetmiştir bu kadın. yıllarca o dayağın yaşattığı psikolojiyi üzerimden atamadım. derslerde doğru bildiklerimi söylemeye cesaret bulamadım.

    unutmadım seni öğretmenim. adın aklıma paslı bir çivi ile kazınmış gibi..

    ama şunu bil ki seni hiç bir zaman hayırla yad etmeyeceğim. bana yaptığın kıyamet hakkı olsun.
    37 ... notre dame
  2. 2.
    öğretmeninizi ömrü billah unutamayacağınızın işaretidir.
    1 ... notre dame
  3. 3.
    çok zor bir durum okula pokemon tasosu getirdığim için eşek yükü sopa ama beni üzen bu olmadı tasolarımı okulun büyük çöpüne atırdı kendi elimle canım tasolarımı çöpe attım ve sonra koca çöpün içinde taso aradım.
    3 ... zerdust23
  4. 4.
    "iyi ki de dövmüştür, eline sağlık öğretmenimin. bu etin pişmiş olmasını sana borçluyum. çiğ yetişmedim sayende, hamdım piştim yandım... o zaman beni dövmeseydi, derslere çalışmaz, bu kadar başarılı olamazdım. teşekkürler öğretmenim. mekanın cennet olsun."
    eski bir öğrencin.
    -5 ... abdestsiz
  5. 5.
    bizimde bir din öğretmenimiz vardı, olmaz olsundu öyle öğretmen.

    çocukluk haşaralık işte, sus dersin susmaz otur dersin oturmaz, bizde dönemin en yaramaz öğrencilerinden olaraktan boş bir derste diğer sınıfları taciz etmeye kalkıştık, kalkıştıkta iyi halt ettik sanki.

    tebeşirleri karşı sınıfın kapısına fırlatmak, karşıda da bir bayan öğretmenimiz var, bizim sınıfın kapıdan tebeşiri fırlatım içeri kaçıyoruz, hoca dışarı çıkıyor falan bakıyor eğleniyoruz... bizim bu din hocamız, olmaz olsundu, hala acısını hissedebiliyorum öğretmenler odasından bizi gör... gelin bakalım, 3 hatladık sınıfın en delikanlıları olarak biz yaptık biz yaptık..

    götürdü bizi öğretmenler odasına, önce yumuşatma harketleri ile başladı, 2şer şamar, kulaklar yukarı falan buraya kadar herşey normaldi, hala yaptığımız yaramazlığın vermiş olduğu hazzı hissedebliyorduk... taa ki bu dinsiz imansız din hocamızın ilkokulların vazgeçilmezi karatahta pergelini eline alana kadar...

    hani birşeyi beğenirsinde bütün parmaklarını biraraya getirerek, beğendim anlamında sallarsın ya elini işte bizim parmaklarımızı o şekle soktu ve o acımasız hayin planını gerçekleştirdi, nasıl sızladı nasıl sızladı parmak uçlarım anlatamam.. acısını hisseder gibi oldum lan birden...

    aslında bu klasik yöntemden ziyade alışagelmemiş bi yöntem ve bayağı bir etkili.
    21 -1 ... 85lik
  6. 6.
    ülkemizin egoist öğretmenlerinin çocukların üzerinde uyguladıkları sözde eğitim biçimi.

    iyi .ok yediniz, bu ülke hala "gelişmekte olan ülkeler" kategorisinden "gelişmiş ülkeler" kategorisine yükselemiyorsa, bir ton sorunla uğraşıyorsa sizin yüzünüzden. sizin attığınız o dayaklar sizin için o anda bitiyor, belki de kısa bir süre sonra unutup gidiyorsunuz, hatta kendinizi "adam olsun diye dövdüm" şeklinde avutup rahatlıyorsunuz, ama o dayağı yiyen küçük çocuk için bitmiyor, o çocuk büyüyor koca adam/kadın oluyor o gün yaşadığı travma ömrü billah peşini bırakmıyor, yani "çaktığınız çivi sökülüyor ama izi duvarda kalıyor", sonra o kişi biryerlere geliyor belki bir atölyede şef, belki bir şirketin yöneticisi belki bir müsteşar belki de bir bakan oluyor, hiçbirşey olamasa bile bir aile kuruyor anne/baba oluyor, ama o bilkinçaltındaki travma yüzünden hatalar yapan birisi oluyor, o hata yapınca çevresindekiler etkileniyor onlarda hatalar yapıyor sonra bu yayıla yayıla ülke geneline yayılıyor, sonra da "neden ülke böyle", "neden olaylar durmuyor" diye dövünüyoruz.

    bugünler bu tür hocaların, öğretmenlerin eseridir. o yüzden tekrar ediyorum "iyi .ok yiyorsunuz", maalesef günümüzde hala var o öğretmenlerden.

    bugün neden işsizlik bu kadar fazla, neden terör bu kadar tırmanıyor, neden aile içi şiddet had safhada, neden ekonomik sorunlar bitmiyor, neden eğitimde bir ton problem var, neden insanlar arasında husumet var, küçük olaylar neden gereksiz şekilde büyüyüp büyüyüp insanlar birbirini öldürme noktasına geliyor, neden neden neden? maalesef bu tür öğretmenlerin "adam olsun diye dövdüm" düşüncesinin arkasına saklanarak yaptığı egoistçe davranışları yüzünden.
    5 ... alikula
  7. 7.
    insanlıktan nasibini almamış, öğretmenliğin ne olduğunun ayrımına varamamış ama kpss de başarılı bir puan alarak devlet tarafından öğretmenlik görevine rahatlıkla atanabilmiş ruh hastası kişilerdir bu tanımın sahipleri. çocukların yediği dayakla küçücük yüreklerinde açılan yara umurlarında bile değildir bu onun bunun evlatlarının. bir de çocuğunu bile bile bunun gibilere emanet edipte "eti senin kemiği benim hoca" diyen ana babalar vardır ki yuh olsundur.
    3 ... larex
  8. 8.
    Olm öğretmenliğin 3 ay izni var la Ana fikriyle öğretmen olan sığırların Gerçekleştirdiği eylem.
    2 ... mazlumu getirin bana
  9. 9.
    genelleme yapmayayım ama bazı ilköğretim öğretmenleri karşısındaki çocukları kendi çocuğu gibi görmediği için dövüyor. ben de az dayak yemedim ilkokul öğretmenimden. zor durumda eve gitmek zorunda kaldığım için, izinsiz tuvalete gittiğim için dayak yediğimi hatırlıyorum. tabi bu tür öğretmenler istisna. eğer böyle bir öğretmeniniz varsa kesinlikle görseniz bile sahip çıkmayın. zaten ilkokul öğretmenlerinin çoğuda yapacak iş bulamadıklarından öğretmen oluyorlar. e haliylede sonuç ortada. dayak yiyen öğrenciler.
    2 ... nihat doganin koyunu
  10. 10.
    sanırım 7 veya 8. sınıftayım. Tüm okul öğretmenlerinin hayranlıkla bahsettikleri, dersine girmeyen öğretmenlerin tanışmaya geldiği başarılı bir öğrenciyim.
    bir gün gereksiz nedenlerle, tahtaya çıkarıldım, ve ellerime tahta pergelle defalarca vurdu ingilizce öğretmenim. Ben bana haksızlık ettiğini söylüyodum ağlarken, ben böyle dedikçe, vurmaya devam etti. Sonunda ellerime vurmayı bıraktığında, avuçlarımı kapatamıyodum. Parmaklarım hareket etmiyodu.

    Böyle dengesizler yüzünden okulundan nefret eden bir sürü insan var. Eğitimini yarıda bırakan bir sürü insan var. Mesleki hatalar her meslekte varsa da, bazı mesleklerin hatası tüm toplumu etkilediği gibi, daha kronik sonuçlar da doğurabiliyor tıpkı öğretmenlerde olduğu gibi.

    Keşke o gerizekalı şimdi burayı okusa,. O düşüncesizce hırpaladığın eller, 2 tane enstrüman çalıyor. Bir doktor adayıyım, cerrah olmakta kararlıyım, ve o ellerle hayatımı devam ettireceğim. Senin; bozuk psikolojinle acımadan düşüncesizce vurduğun o eller, şimdi bunları yapıyor gerizekalı insan.
    Bunu sen vurdun diye yapıyor zannetme. Asıl önemli olan, bir ele vururken, bir gün o elin çok güzel işler yapabileceği ihtimalini aklından çıkarmaman gerektiğidir. Senin hiç sonrasını düşünmeden vurduğun o eller, gün gelecek kaç tane hayat kurtaracak. Adını hala aklımda tutuyorum öğretmenim, sana o günü hatırlatmak için elime bir fırsat geçsin diye.
    5 ... beni baglamayan baglac