1. 1.
    maltepe.
    -2 ... gecgelenyazar
  2. 2.
    kızın erkek karşısında birşey yiyip içememesi...
    4 ... dayashe
  3. 3.
    her insanın başından geçen anılardır. Biz buluşmuştuk mesela artık hangi kafadaysam bilmiyorum ilk defa buluşunca görmüştüm çıktığımı hiç beğenmemiştim cocuk elimi tutmasın diye çantamı iki elimle tutmustum, oturduğumuz kafenin arka kapısındanda hesabı ona kitleyip tüymüştüm.
    2 -1 ... blackendays
  4. 4.
    3 ay önce ilk mesajlaşmamızda asşdfkladş diye güldüğünü hatırlıyorum. kendi kendime "kim lan bu manyak" dediğim de gayet hatırımda. nerden bilirdim bu kadar hızlı gelişeceğini herşeyin..

    her geçen dakika onu daha da yaklaştırıyordu bana. "uçak iyidir, candır" dedim kendi kendime. en güzel pantolonumu ve mavi gömleğimi giymiş, adnan menderes havalimanının iç hatlar teminalinin kapısında onu bekliyordum. nasıl biriydi acaba? resimlerinde görüldüğü kadar güzel miydi? yazışmalarımızdaki gibi neşe dolu, delidolu biri miydi? ya beni beğenmezse? ya ilk görüşte gülümsemesi donarsa yüzünde, bu muydu lan diye?

    heyecanım, stresim giderek artıyordu. emekli maaşı kuyruğunda bekleyen sabırsız yaşlı amcalar gibiydim. dizlerim titriyor, ellerimi nereye koyacağımı şaşırıyordum. onlarca insanın uğultusu yankılanıyordu ki kulaklarımda, anonsu duydum.

    - istanbul izmir seferini yapmakta olan da3435 sefer sayılı uçak alanımıza inmiştir. heyecan yapıp kapılara abanmayın daha yeni tamir ettirdik bak, çıkacaklar birazdan. hey sen mavi gömlekli, seninki de geliyor, hadi gözün aydın, keraneci seni hahaha.

    yok kabus görüyor olmalıydım. yanlış duymuş olmalıydım. kendine gel ali diye bir tokat attım kendime. işe yaramadı. elim ayağım titremeye başladı heyecandan. bir yere tutunup kaldım bi süre, dizlerimin bağı çözülmüştü. baktım olmayacak iki tokat daha attım suratıma. kafamı kaldırdığımda karşımda bana bakıyordu. yüzünde gülümseme ile hayal kırıklığı arasında bir ifade vardı.usulca yaklaştı yanıma. utançtan kaldıramıyordum gözlerimi yerden. yanaklarıma baktı. "kızarmış bunlar, deli misin sen ayol niye kendini tokatlıyorsun asdşdlşasdş" diye gülünce kendime geldim ya gelmez olaydım. "nerde kaldın laaayn" diye belinden kucaklayıp birden havaya kaldırdım onu. sağa sola sallamaya, olduğum yerde sevinç çığlıkları içinde döndürmeye başladım. herkes bize bakıyordu ama kimin umrunda. mutluluktan uçuyor, uçuruyordum. ama bu sevincim fazla sürmedi. içinde kimbilir neler neler olan o ağır çantasını kafama yiyince bırakmak zorunda kaldım. sinirden deliye dönmüştü. yerde taş arandığını görünce kaçmaya başladım. bi süre kovaladıktan sonra yoruldu. bıraktı peşimi.

    her seferinde bunu yapıyordum. işte gene başlamadan bitmişti. gene pişmanlık, gene hüzün.. birdenbire boşalan yolların ortasındaydım. dayanamadım mesaj attım, "bi de ben istanbula geleyim, öyle deneyelim belki olur" dedim. cevap yazmadı, haklıydı.

    kız olsam terkederdim kendimi.
    7 -2 ... nickingham
  5. 5.
    insan ilk buluşmada kesinlikle kendisi olmalı özellikle hiç edinmediği hobileri varmış ya da ilgisi olmayan alanlarla ilgiliymiş gibi davranmamalı. bu sonucu çıkarmama sebep olan tecrübeyi yaşamadan önce zaten öyle davranırım niye tersi olsun ki diye düşünürdüm.

    lakin bir gün ilk buluşma yaşadığım sevgili adayım -ki daha önceden telefonla konuşmuşluğumuz vardı sadece- tarihe olan ilgisinden herkesin tarihini bilmesi gerektiğinden söz etti ve kendi tarihini bilmeyenleri eleştirdi. eyvah dedim içimden çok alakasız olduğum bir yerden geldi mevzu ama dışımdan ona katıldım hatta öyle bir katıldım ki baya bunun üzerine tarihle ilgilenmeyen insanları yerden yere vurduk.

    neyse konu kapandı herhalde tamam ya biraz zamanım var bu iş olursa bir tarihçiden özel ders alırım gibi düşünceler kafamdan geçiyordu ki başka bir şehirden Ankara'ya gelen sevgili adayı Anıtkabir'i görmek istedi. uzun yıllar önce görmüşmüş içindeki müzenin yenilendiği söyleniyormuş çok merak ediyormuş. içimden ilk buluşmada müzeye gitmek isteyen biri ile ömür geçer mi diye düşünürken dışımdan aa tabi ki buraya kadar geldin orası görülmeden gidilmez dedim.

    Sonuç olarak iki saat boyunca iki kilometre uzunluğundaki duvarlarda yazan yazıları okudu, resimler üzerine yorumlar yaptı, orada bahsedilen olaylardan başka olayları hatırladı onları ilişkilendirdi. çok büyük ihtimalle bu sohbetin karşılıklı olmasını tercih ederdi. insan iki çift laf edemez mi kendi tarihiyle ilgili, kelimenin tam anlamıyla apışıp kaldım. sonrasında bir daha görüşmedik. Ama o gün Anıtkabir'den aldığımız anahtarlık hala benimle. gördükçe bu konuda ne kadar yetersiz olduğumu hatırlayıp bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum bir de her zaman kendim olmaya...
    10 ... karkuresi
  6. 6.
    kızın erkeği karşılamak için garajda 1 saat beklemesi ve ardından gelen telefonla erkeğin uyuyakalıp otobüsü kaçırdığını öğrenmesi.
    bizzat yaşadığım durumdur aklıma geldikçe hala gülerim.
    2 ... kuribik
  7. 7.
    hiç konuşmadan saatlerde yürümek. yalnızlığa alışmış insanlardık napalım.
    1 ... brokoli corbasi
  8. 8.
    kızın şıkır şıkır giyinip gittiği ortama erkeğin kareli şort, tişört ve spor ayakkabıyla gelmesi. akabinde arkadaşın doğum günü partisinde olay çift olunması..
    1 ... talkative
  9. 9.
    +senden hoşlanıyorum.
    -eyvallah
    şeklinde bi diyalog geçmişti, baya ilginçti.
    2 ... parti sahibi
  10. 10.
    Aklıma geldikçe gülümsediğim gündür.
    Daha önceden arkadaş olduğumuz için ilk buluşma olayı bizde arkadaş ortamında yaşandı ama nasıl...
    Şimdi bu sevgili kişisi benden daha önceden de hoşlandığı için kalabalıkta sürekli benim yanımda oturan eljne geçen her fırsatta temas haline geçen biri. Neyse ilk hoşlandığını belli ettiği gün tam karşımda oturuyordu ben utancımdan yüzüne bakamıyorum ellerimi inceliyorum resmen bi ara "aa tırnak!" Dicek kıvama geldim o derece. Herkes bir şeyler söylüyor masada ben o bana bakmadığı zamanlarda onu inceliyorum içimden de "salak daha önce nasıl bakıyorsan öyle bak ne utanıyorum ki şimdi" diye kendimi azarliyorum. Göz göze gelince başka tarafa bakıyorum falan biliyorum çünkü kızarırım ben hemen.
    Karşımda bana gülümseyerek bakan biri var ama ben ona bakamıyorum şimdi hatırladıkça güleriz hatta o gün utançtan bakamadığım gözlerine şimdi doya doya bakıyorum her an.
    2 ... bstksa