1. .
    uktecinin notu: iktisat

    ukteyi veren: ParaNtez (19.06.2008 17:01)

    iktisat, mevcut ihtiyaçların kıt kaynaklarla ikamesi ise bu da olsa olsa "gazoz kapağını taso olarak kullanmak"tır.
    2 ... keyfkesh
  2. .
    çocukluk döneminin iktisadi açısıdan değerlendirilmesi. çocukken, günlerimiz genellikle talep üzerine geçmekte ve her istediğimizin fırsat maliyetleri oldukça verimli. mesela şeker diye ağlayan çocuğa dondurma verilmesi gibi. o an ki talebi, başka bir mal yada hizmetle karşılamış oluyoruz. büyüdükçe, talep yerini arza bırakıyor. bizden beklentiler artıyor, böylelikle başkalarının bizden talep ettiklerini arzetmeye başlıyoruz. şöyle ki, hadi yavrum üniversiteyi kazan, hadi yavrum bunu yap, şunu da yapmalısın, bu da olmalı gibi... ve fırsat maliyetlerimiz oldukça negatif bir seyir izlemeye başlıyor, buna örnek olarak da, üniversiteyi kazanmanıza rağmen, ailenizin istemediği bir yeri kazandığınızda karşı tarafın duyduğu hoşnutsuzluk gibi.
    1 ... darkwingsoul
  3. .
    bu eksende irdelendiği vakit kısaca kölelik olan seydir.

    ufak değersiz bir ödül için kendinizi frenlemeniz en ufak hatada ödül değil de firca yemeniz bunu kanitidir.

    sadik bir köle değil de basina buyruk bir köle olursaniz eğer güney afrikada elmas madenlerinde calisan kaçmamasi için topal birakilan kişilerden daha fena cezalara carptirilsiniz.

    sadik bir köle oldugunuz vakit herşey içinizde ukte kalir ve bu suretle sahsiyetizi silinir.

    iktisatin alternatif maliyet ve kazanımlar kuralindan hareket maksimum verimliği elde etmek için piyasa kurallarina riayet etmeniz masumlugun yerini cok erken vakitte yozlugu getireceği aşikardir.

    vel hasıl kelam çetin altan cocuk malindan maksimumum fayda alinmasi için su receteyi salık vermektedir;

    Çocuğun nasıl yapılacağını biliyorsunuz. Bunun için ayrıca okullarda okutmaya, kitaplar üstünde kafa patlatmaya, doktora tezleri hazırlamaya gerek yok.

    Babanızla ananız sizi nasıl yapmışsa, onların babalarıyla anaları onları nasıl yapmışsa, siz de aynen öyle yapacaksınız.

    40 bin yıl önce çocuk nasıl yapılıyorsa, bugün de aynı usulle yapılmaktadır. Arada hiçbir değişme olmamıştır. Amerika ile Asya'da, Afrika ile Avrupa'da, Avustralya ile kutuplarda çocuklar aynı ortak teknikle imal edilmektedirler.

    Toplumların geri kalmışlığı, yahut gelişmişliği, bu konuda hiçbir ayrıcalık göstermemekte; sadece korunma metodlarıyla kürtaj, babalık ve çocuğun bakım sorunu, uygarlıklara göre bazı özellikler içermektedir.

    Biz şimdi burada çocuğun yapımından çok, eğitimi üstünde durmak istiyoruz.

    Çocuğu yaptınız. Çocuk oldu ve doğdu.

    Çocuğu nasıl eğiteceksiniz?

    Önce çocuğa büyükleri saymayı öğretmek şarttır. Sonra manevi değerler gelir. Çocuk daha doğduğu gün, kendinden büyük olanları saymaya başlamalıdır. Onların yanında ağlamamalı, gaz çıkarmamalı, meme emmemeli, uyumamalı, ayakta, el pençe divan, boynu bükük beklemelidir.

    Manevi değerler de, iyi öğretilmelidir çocuğa. Örneğin Sırpsındığı, Mohaç, Mercidabık, Çaldıran, Viyana, Şıpka, Sakarya ve de Kıbrıs manevi değerler içindedir.

    Dedenin kırık gözlüğü, büyükannenin eski terliği, halanın seccadesi, teyzenin tespihi, amcanın sigara ağızlığı, eniştenin lazımlığı, sedir kilimi, kavun dilimi, yengenin tokası, babanın hokkası, ağabeyin kalemi, duvardaki yelkenli gemi birer manevi değerdir.

    Çocuk, bunlara el sürmemeli, kazara eli değerse, hemen öpüp başına koymalıdır.

    Anası, bunları unutan çocuğun gözlerini tırnak makasıyla oymalıdır.

    Çocuk, kundağı açılınca amcanın yanında gaz çıkardı...

    Saygısızlığın bundan beteri düşünülemez. Hemen bütün aile bireyleri teker teker, kızdırılmış maşayla, yüzüne gözüne on-on beş kez iyice patlatarak, çocuğu eğitmelidir. Çocuk ölürse, katiyen esef edilmemeli, o gece yenisi yapılmalıdır.

    Yeni doğan çocuk, halanın seccadesine işedi. Maşa bir güzel kızdırılır, aile bireyleri teker teker, on-on beş kez kafasına gözüne indirir yeni doğan çocuğun. Çocuk anlar bunu. Bir daha seccadeye işemez. Yahut saygısızlığı daha da öteye götürür, bağırır.

    Bağırdıkça vurursun, bağırdıkça vurursun... Ta ki terbiyeyi öğrensin.

    Öğrenmedi de öldü. Eseflenme yok. O gece hemen bir yenisini yapıverirsin...

    Sırpsındığı, Mohaç, Mercidabık, Çaldıran, Viyana için de böyle...

    Manevi değerler doğar doğmaz çocuğa belletilmeli. Aynı zamanda günde en az 17 saat davul ve zurna dinletilmeli.

    Davul, zurna dinleye dinleye; Kosova'yı, Prut'u öğrene; büyükleri görünce el pençe divan durup boyun büke, ölmeden yetişirse; ilerici olmak için, 14'ünde Marks'ın "Das Kapital"ini, Engels'in "Doğanın Diyalektiği"ni okumak isteyecektir.

    Ez, toz et keratayı.

    "Tarihi Cevdet" ile "Tarihi Taberi" nesine yetmez? Erkek için mezar nasıl kazılır, kadın için nasıl kazılır? Hepsini öğrenmeli.

    ikinde namazı asrı evvelde mi kılınacak, asrı sanide mi; keçiden adak olur mu; erkek çocuğunu hamama götüren baba, peştemalı göbeğinin altından mı bağlamalı, üstünden mi...

    Bunları da teker teker iyice hıfzetmeli; ayrıca Labriola, JaurÈs, Lenin ve Althusser'e katiyen ihtiyaç yoktur. Hoca Dehhani ile Gazali yeter de artar ona. Bunları kıvıramazsa, kafasına kafasına vurursun; sonra yemek vermezsin; sonra evden kovarsın!

    Bütün bunlara rağmen devam etti yaşamaya... Nasıl olsa polis copla öldürür onu; polis öldürmezse, komando iki kurşunda temizler; o da olmazsa, yeri gelince asılır...

    Böyle olur eğitim. Önce saygı. Sonra manevi değerler... Bunları beceremedi, öldü. Hemen o gece bir yenisini yaparsın.

    Çocuk eğitimi kolay değildir. Ayrı bir özen ister. Sille, tokat, cop, kurşun, sık sık öldürmek ister. Öldükçe de, o gece yenisini, o gece yenisini...

    Alt tarafı yeni bitme veletlerle değil; her sorunun hemen üstesinden gelen, erkekliğimizle kurtaracağız bu vatan gemisini...
    2 ... mulayim
  4. .
    arz ve talebin sürekli olarak eşitliği durumudur.talep edilen şeyin arzı anında görüntü bulur.
    ayrıca monopson bir piyasadır.tek alıcı ve cok sayıda satıcının (ki bu durmda satıcılar verici niteliği kazanmıştır) bulunması halidir.
    piyasanın dengeye gelmemesi gibi bir sorun asla olamaz ütopik bir piyasa örneğinin hayata adapte olabilmiş şeklidir.
    kar maksimizasyonunu sürekli olarak alıcı kişi elinde tutar.satıcı kesim zarar halindedir.
    tüketici rantı vardır.üreticinin rant oluşturmak gibi bir imkanı asla yoktur. *

    bir iktisatçı olarak nacizane bir açıklama yapılmaya çalışılmıştır.
    1 ... like a bird