1. 1.
    Galiba senin gibi olacağım.
    Çocuk eğitimi üzerine kitap yazıp, kendi "beş" çocuğunu nasıl terk edersin puşt?
    Aklımdan çıkmıyorsun, sen nasıl bir adamsın ya...
    Voltaire ağzına sıçarak en iyisini yapmış.
    5 -1 ... ya substantsiya
  2. 2.
    Üzülüyorum böyle şeyler duyunca. Neden? Biliyorum diyerek cehalet kusmak. insanlar Newton hakkında ağaçtan bir elma düştüğünü gördüğünü biliyorlar. darwin'i din düşmanı olarak görüyorlar. Alıntı yapıp durdukları ve Kafelere ismini verdikleri kafka'yı bir fare matematiği ne kadar anlıyorsa o kadar alıyorlar. Rousseau'dan kalan tek şey de onun doğaya dönme isteği ve çocuklarını kimsesizlerevine bırakmış olması oluyor birden. Hadi ordan derler adama.

    Benden sana tavsiye, sözlük ortamı neyse, burda böyle başlıklar açıp çok şey bildiğini ve hatta kendince yorumlar yapabildiğini göstermek isteyebilirsin. Olur öyle. Ama başka ortamlarda söyleme bence. Rezil olursun. Güzeli geçip kötünün içine girdiğini anlarlar bak. Cehaletini de öyle. iyisi mi sen rousseau'ya iki yüzlü diyeceğin yerde git birkaç kitabını daha oku. Öperim gözlerinden.

    Niye bu kadar ciddiye aldıysam amk. Neyse rousseau Hassas noktam bu da burda dursun.
    -5 ... mobiyus seridindeki karinca
  3. 3.
    Adamı tebrik etmek gerekli eve iş getirmemiş.

    Tamam berbattı.
    1 ... solus auctor petrus
  4. 4.
    Üst edit: http://www.uludagsozluk.com/e/40372254/

    harika bir entry yazmışsınız, teşekkürler. *
    bundan sonra troll yazılarımın altına, anlamakta güçlük çekecek yazarlar için “ciddiye almayınız” yazısı bırakacağım.

    yalnız şu var, benim neyi nasıl yazdığımı bilmeden ya da bunun ciddilik ölçütünü bilmeden ad hominem yapman çok yersiz.

    aptallar kendilerini zeki ve çok bilmiş görmekten vazgeçtikleri zaman, cehaletin ortadan kalkacağına dair umut artıyor. yoksa cehalet öyle iki üç kitap okumayla geçmeyecek.
    2 -1 ... ya substantsiya