1. 1.
    hayat, dünya klasiklerini okuyup bitirebilecek kadar uzun değil, üzgünüm...
    hataya da mahal yok, yaşanmışlıklardan çok yaşanamamışlıklar kahreder insanı. işte sıradan bir günde, sayısını bile bilmediğim bu kahrı yaşıyordum tekrar tekrar. cepte 5 kuruş yok..

    şimdi beşiktaş'da çay içip gelen geçen hatunları enine boyuna süzmek, onlara küçük harflerle ve şirin şirin laf atmalar vardı... belki de oradan da eminönü'ne giderdim. fakat yok! elden ne gelir?

    benim yaşamdaki önemli gayelerimden biri de az emek çok yemek düsturu olmuştur, her zaman.
    hatta bir kere ilkokulda sınıfta herkes aşı olmaya korkarken hoca teşvik adı altında "ilk sıraya girip aşı olana yemek ısmarlayacağım" dediğinde 2-3 arkadaş en öne koşuşturmuştuk. ben koşarken düşmüştüm üstüm falan pislendi, şerefsiz uğur yüzünden. uğur'u hiç sevmezdim beni düşürdü bilerek. o yüzden hoca ilk beni aşı yaptırmıştı ve yemek ısmarlamıştı.
    uslu biri değildim hiçbir zaman çalışkan kızların ödevlerinden beslenirdim. daha aklıma gelmeyecek birçok şey...
    tembellikti bana bunları yaptıran.

    şimdi cebimde 5 kuruş yok ki iddiaya basıp paramı dörde beşe katlayayım... ve hayat böyle gerçekten zormuş. bunu arap şükrü dinlerken daha iyi anlıyor insan...
    başkalarını salak yerine koyarak sırtlarına basıp en azından bugünü geçirebileceğim bir ortamım bile kalmadı şu günlerde. mahalle çok değişmiş sahi.
    21 yıllık kürt bakkalımız bile taşınmış gitmiş. kürt falandı ama has adamdı. sürekli bize pezevenk muamelesi yapıp "garılar nerde lannn akşama istiyom heaa" diye kendi çapında eğlenirdi. severdik yinede. hey gidi...

    öyle ya işte iddia bile oynayamacak kadar fakirim, o yüzden buradayım ya...
    3 -1 ... mutlu son masallarda olur
  2. 2.
    bile mi?

    3 lira olmuş ulan bile si mi kaldı.
    2 ... aglama duvarinda gulesim geldi