bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    gece vakti tek başına, Çiseleyen yağmurun altında Rocky'nin soundtrackı eşliğinde 1 saat kadar koşmak, sonra eve gelip mis kokulu,sıcak bir banyo yapmak.
    Ardından yanına aldığın soda ve tropikal meyve suyunu karıştırıp önce kanarak, doyuncada hafiften yudumlayarak Mozart'ın Violin concertosuyla yatağa uzandıktan sonra
    nette sörf yapmaya başlamak... ardından gelen güzel bir film ve sonra kıvrılıp,mışıl mışıl uyumak... işte hayat bu !
    5 -1 ... mosquito
  2. 2.
    14 tane sağlam adam bulup kıran kırana kumsalda maç yapmak,ardından da ılık bi duş alıp,yatağa uzanıp yeni alınmış stephen king kitabını okumak.
    2 ... elendil
  3. 3.
    henüz kimsenin denize girmeyi aklından bile geçirmediği,havanın sıcak olduğu bir nisan öğlesinde kimsenin olmadığı bir sahilde iskeleden balıklama dalmak.
    ıslık çala çala sırt üstü yüzmek.sonra hiç bişey olmamış gibi çıkıp kurulanmak ve ağır adımlarla eve dönmek.
    3 ... mosquito
  4. 4.
    gecenin bir vakti radyoyu açarsın, elinde de bir şişe bira olur... tam yudumlamaya başladığında en sevdiğin şarkı çalmaya başlar... şehrin ışıklarına bakarken şarkıyı mırıldanırsın... işte hayat budur...
    1 -1 ... ferrole
  5. 5.
    Aksama dogru sahilde oturmus bir sekilde ufukta batan gunesi haiften esen ruzgarinda esliginde doyasiya seyretmek..
    3 ... mystic rose
  6. 6.
    tuvalete girdikten sonra sarfettigim cümledir
    5 -1 ... powerofaith
  7. 7.
    kimsenin adını bile bilmediği bir memlekettesindir. dışarıda -23 derece soğuk ve 1,5 metre kar vardır. birazdan çıkman gerekir o köpek öldüren soğuğa. 6 aydır anneni sevdiklerini görememişsindir. elektrik yoktur jenaratör hayvani bir gürültüyle çalışır.televizyonda sadece 4 kanal vardır. batıda cep telefonunun çekmemesi kavramı unutulmuşken bayramdan beri telefonla konuşamamaktasındır. karnın acıkınca yiyebileceğin en güzel şey konserve fasulye pilakidir. canın kuru incir çeker "yüksekova'daki kankime telefon edeyimde göndersin bir dahaki konvoyda" dersin. kablolarını teröristler kestiği için internet yoktur. mutlu olmak için sebep ararsın, bulamazsın. ama aklına birden 1996 yılı gelir tunceli'de geçirdiğin zamanı hatırlarsın oradayken 3 yıl boyunca hergün askerlerinden birkaçının cenazesini helikoptere yüklediğin, ne televizyon, ne telefon, ne internet, nede kuru incirin olmadığı gelir aklına mutlu olursun birden şükredersin allaha elindekiler için.
    7 ... komandost
  8. 8.
    öğle tenefüsünden sonra hiç bi hocaya gözükmeden duvara yaklaşırsın çantayı atarsın sorna kendin tırmanırsın eğer duvar arkadaşlarına gözüken biyerdeyse atlamadan öncee el sallarsın ve atlarsın buna okuldan kaçma derler.işte bu aktivite hiçbişiye değişmeyeceğin aktivitelerden birisidir
    2 ... la merde
  9. 9.
    rasko ve benim bu gün anadolu kavağına,hisara yaptığımız iki kişilik gezi.
    hele hele vapurdaki yaşadıklarımız...

    karlara karışmış kiripiklarimiz martıları izlemek isteyen gözlerimize engel olmamak için çabalıyordu o soğukta.bizse fırtınaya inat,vapurun dışında gülüşüyorduk martılara.
    deniz çalkalanıyor,vapur sallanıyordu delice,işe giden onca insan vapurun içinde,bizse iki çılgın dışarda.
    gri-beyaz bulutlar,delice esen rüzgarla karışmışlar... içiçe bir yumak gibi yoğunlaşmış,kar tanelerini dans pistine çıkarıyorlar üçer beşer...
    hemen çaprazda başka bir vapur....'' bak rasko nasılda geliyor bize doğru''....martı yüzüme beş karış ötede süzülerek bize eşlik ediyor özgürlüğümüzü kıskanan bakışlarıyla.
    arada bir başını bize çevirip günaydın diyor......tabi bizde ona.:)

    günaydın martı,merhaba istanbul,selam sana çılgın deniz,dikkatli olun ufak köpükçükler.ey gökyüzü bak bize nasılda özgürüz,şu gezginin martılar bile kıskanıyor bizi.uçamıyoruz belki ama biz gülebiliyoruz be martı gülebiliyoruz.
    sen güldünmü hiç hayatında ?...yakaladığın balığa sevinip gülebildin mi hiç ? ..hah * özgürmüş kuşlar güldürmeyin beni.

    rasko haykırıyor....''hahahaaa ben bu günler için uzattım bu saçları,es deli rüzgar uçur saçlarımı...''

    boğazın gözleri iğneleyen rüzgarını soğuk meyveli soda gibi çekiyorduk içimize.pipetimiz olan burnumuz kızarmıştı soğuktan.deniz gökyüzündeki bulutlara ayna oluyor,griye çalıyordu.kabanlarımız kar toplamaya başlamış saçlarımıza bu yaşta aklar düşmüştü bulutlardan. boğazın ortasında haykırdım her iki kıtaya....işte hayat buu !
    4 ... mosquito
  10. 10.
    (bkz: karli bogaz manzarasinda gazete okuyanlar)'ı görmeniz ve böyle bir mongol olmadım diye şükrettiğiniz anlardır.
    3 ... mosquito