1. 1.
    Kendini ezdirmek, karaktersizlik yapıp kaldıramayacağın lafların altında kalmak.
    1. Hak verilmez alınır kimse rütbesi ne olursa olsun benden yüksek diye sesinin tonunu değiştirerek haksız olduğu bi konudaki karşımda haklı konuma geçemez
    2. Mesela annemin tuttuğu siyasi partiye ve partiye oy atanların amına koyayım dediği için çevre mühendisi dövmüşlüğüm var.
    1 ... pasif
  2. 2.
    - her boka koşup iş çözmek. / iş tanımını bilmemek. tanım dışında iş yap dendiğinde 'benim işim değil' diyememek lakin yaptığınızda ve başardığınızda o iş sizin yeni yükünüz olacaktır hayırlı olsun.

    - işinizi bir an önce hızlı/tüm gücünüzle bitirmek. / hızlı bitirince boş durmayın diye fazla iş verilecek ve herkesten çok çalışmış olup aynı maaşı alacaksınız. ortalama hızı tutturmak gerekli.

    - ast-üst ilişkisine, hiyerarşiye uymamak, uymayana sert yapamamak. / altakiler zaten yakın ilişki kovalayıp size yavşayıp sizin otoritenizi alaşağı etmeye çalışacaklar bu şekilde kendilerine avantaj sağlama peşindeler, üstlerle aynı şekil siz yaparsanız adınız yalaka olur fakat avantaj sağlarsınız tercih meselesi..

    - sosyal haklarınızı savunamamak. / yıllık izinlerinizi, agi'nizi, yemek, yol vb. iş kanunu'nun size tanıdığı haklarınızı patron her türlü kesip kendisine almak ister vermeyin. o kafadaki adam size "o zaman git başka iş bul" derse başka iş bulun bununla uzun vadede çalışılmaz. çalışılsa dahi mutsuz olacağınız kesindir.

    - siyasi görüş belirtmek. / belirtmeyin ille konuşmak gerekiyorsa her tarafa iyi konuşun. "aa onunda şusu iyi" diğerininde "aa bununda busu iyi" gibi.. apolitik takılın.
    1 ... duz adam sami
  3. 3.
    Tıp okuyacak, okuyan ve çoktan bitirmiş olanlar için söylüyorum sizin malzemeniz insan, hata payınız yok. Teşhisi hızlı koyup hocanın gözüne gireyim, erkenden bakıp yollayayım da hastalar çabuk bitsin tarzında salakça ego kökenli hareketlerden uzak durun. Insanların yüzüne bakarak konuşmayı öğrenin. Yemezler.
    3 ... eroinlitavirlar
  4. 4.
    işi, kişiselleştirmek.

    her şeyi geride bırakırsınız ama böyle bir huyunuz varsa çok zorlanırsınız.

    alım-satım işi yapan esnaf arkadaşlarım tabi mecburen böyle algılıyorlar işi. sözüm onlara değil. "sözün küme nihat top top konuşma" dediğinizi duyar gibiyim. müsaade buyurun arz edeyim efendim.

    sen! nihatoğlu holding bünyesinde iş geliştirme departmanında çalışan, her sabah nefis bir saç ve makyajla işe gelen, topuklu ayakkabıyla arz-ı endam eden ama tüm samimiyetinle at gibi olmandan ziyade yaptığın işle anılmak isteyen hanım kız!

    sen! jilet gibi takımlar için, ucu ucuna yetişen parandan haftalık "temizlikçi abla" aidatı ayırmak zorunda kalan, çukurambarın önemli muhasebecisinin "emekçi"si genç adam!

    işinizi kişiselleştirmeyin.

    edacığım, o avm iş yapar diye patronu ikna ettiniz iş geliştirme direktörüyle ama yapmadı. ruhsatta problem çıktı, arsa hissedarları dava açtı, marka karması bok gibi bir hal aldı... canını sıkma edacığım.

    sen bu kadar taş, hayat bu kadar kısayken iş yerindeki gerginliğini mesai bitimine taşıma. sana bakmaya bu kadar kıyamazken, o güzel suratını asma. ayrıca "beceremedim, yanıldım, işi batırdım" da deme. iş bu yahu. dünya dönmeye devam edecek. bu kadar özverili iken sen, başka bir dünya iş de bulableceksin.

    semihciğim, o "fiyakalı" adamın defterini alamadıysanız alamadınız. neden düşüyor o yakışıklı suratın? bütün gece makine gibi çalışabilen sen, bu dertle tasayla geceyi 3'le kapatsan şükreder hale gelmişsin. tutulan her defterden prim mi alıyorsun? o yeni defteri alamayınca sen daha kötü bir muhasebeci mi oluyorsun? hayır, abi. hayır.

    ben, biliyorum burada çok eda, çok semih var. belki henüz olmasalar bile ileride olacaklar.

    yapmayın. dilden ve kalemden dökülen en acı kelime "keşke"dir.

    kendinize bu zulmü yapmayın. iş, iştir. kişiselleştirmeyin. sizleri çok seviyorum.
    5 ... hassas nihat