bugün

Hayatımın ilk 7 yılı bir ufak sakatlık uğruna hastanelerde çocukluğumun çürümesidir. 2006 yazında çok büyük ve ölme riski yüksek ameliyat geçirmiştim ben :(

Allah'ıma şükürler olsun zor zamanlarımı atlattım :-)
küçüklüğümde herkesin çok sevdiği bir arkadaşımın, hareketlerini birebir taklit edersem benim de sevileceğimi düşünürdüm.
ailem izin vermediği için bütün arkadaşlarımın yaptığı şeyleri yapamamak, gittiği yerlere gidememek.

(bkz: hayata dair iç burkan detaylar)
babamla görüşmediğimizden dolayı babamın adı mehmet olduğundan takside bir adamı işaret ederek "babam mı?" demiştim. taksicinin adı da mehmet'ti. pazarda bebek arabasıyla giden bir kıza "koca bebek" demiştim.
ilk karnemi almış eve koşmuştum. Hepsi pekiyi olan karnem, kosarken yerden sicrattigim yagmur suyuyla okunamaz hale gelmisti. O donemde bizde kalan yavsak dayım karnemin hepsinin zayif oldugunu, bilerek su sicrattigimi soyleyip 10 gun boyunca beni aglatmisti. Hayattaki tek zevki kucuk bir cocugu aglatmak olan, az gelismis bir tasraliydi kendisi. Buyudum, baska bir sebeple yine sevemedim bu sahsiyeti, 15 yildir gormedim kendisini.
çok istediğim o bisikletin kız çocuğu olmam nedeniyle alınmaması, erkek kardeşime 7 yaşındayken daha o istemeden alınması.

hâlâ bisiklet sürmeyi bilmiyorum. belki bir gün tolstoy' un bisikleti benim için de geçerli olur.
doğumumdan itibaren 7 yıl non stop hastanede yatmam sakatlık uğruna....
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.