1. 1.
    bocalamak.

    ah insan hep mutluluğu mu arar? hep bulamadığı mutluluğun gölgesinde mi yaşar insanoğlu?

    özgürlüğü boş bir alanda koşabildiğince koşmaya benzeten reel dünyanın içinde nefessiz kaldığımı hissediyorum bazen. koşamam ben. takılır düşerim. ayaklarıma dikenler takılır ve bedenim tepe taklak olur sanırım. kendim bir madde olmanın ağırlığını ruhumda ağır hissederken nasıl daha fazla hafifleyebilirim diye ideaların dünyasında geziniyorum. idealar elle tutulamadığı için daha hafif geliyor insana. gölgelerin dibinde yaşamanın cazibesi beni kendine doğru çekse de farkediyorum ki daha ağır bir dünyanın kıvamında civa kadar ağırlaşıyorum. cıva kadar kayganlaşıyorum.

    allah a inanmak güzel diyorum kendi kendime. tutsaklıkta özgürlüğün hafifliğini hissediyorum bazen. tutsaklık! beni yaratan allah bedenimi ve ruhumu tutsak ederek özgürlüğün kapılarını açabilir diye düşünüyorum. aklım başka çıkış yolu önermiyor. ne zaman başka çıkış kapıları görsem telaşlanıyor ve kendimden uzaklaşıyorum. bir şeytan kadar günahkar olmaktan korkuyorum.

    ama ya adaletsizlik ve acımasızlık? ne demeli yamalı nefsimin beni dip kuyulara çeken umutsuzluk ve ağır hasarlı hayatımın içinde yeşeren kırık camlara? bütün bir evreni, evrenler içinde evreni, evren içinde yıldızları ve galaksileri, galaksiler içinde ışığı ve oksijeni ve mükemmel düzeni yaratan allah neden bu kadar başıboş ve pespaye görünüyor? ben mi düzensiz görüyorum dünyayı? gözlerimin irislerinden dış dünyayı beynimin karanlık noktalarına aksettiren allah bu umutsuzluğu ve çaresizliği neden bu kadar ağır hisettiriyor acaba?

    bocalıyorum. ellerimi attığım bütün direkler yalnızlıktan çatırdıyor. defalarca kurduğum bütün teoriler paramparça oluyor her dafesında. ömrüm yetmeyecek diye çok korkuyorum. gözlerimi boşluğa dikip kendim ve dünya için amaçlı bir direktif bulmaya çalışıyorum. galiba en çok da ben çürüyorum. başkaları çürürken ben başka türlü çöküyorum dizlerimin üstüne.
    3 ... talihsiz sokak kedisi
  2. 2.
    Hissler insanı yanıltır. Bazen akıl da yanıltır insanı. Ölçü şaşmaz. Yol bellidir. Ana kaide ve kurallar da güncellenmelidir bazen. işaretleri iyi takip eder tecrübelerden istifade edersen yanılmaz, şaşırmaz yolda kalmaz daima ilerlersin.

    Hayat yaşamak için ise, insanca yaşamak istiyen mutlaka bir yolunu bulur. Rabbini razı et ondan razı ol ki mutlu ve huzurlu olasın. Nefsin arzu ve istekleri bitmez. Haline hamd et ve yaşadığın hayatı güzelleştir. Sen kendini düzeltirsen kolay kolay kimse sana yanlış yapamaz.
    1 ... ba ba ba black aquila
  3. 3.
    kim için olduğuna bağlı. bana kalırsa hislerle bir yere kadar hayatta kalabiliriz. hisler yanıltır. ama akıl yanılmaz. sonuçta hayvanlardan farkımız duygularımızın olması değil aklımızın olması. hangisini kullanacağımız zaten belli.
    ... etyemeyenkedi
  4. 4.
    hiç kalmadım, his denen şeyin de biyolojik kökeni olduğu için hislerimi de gayet akılla açıklayabiliyorum ve aklımın bu şahaneliği karşısında hislerim diz çöküp itaat ediyor.
    akılcı olmak iyidir, hisler aklı kaybetmenin ürünüdür. ayrıca duygularımın nesnelerde bir karşılığı olmadığı gibi bende de pek bir önemi yok.
    düşünce bile aslında beynin bir salgısından fazlası değil.
    materyalist olmanın bokunu çıkartmak.
    1 ... allah yok din yalan
  5. 5.
    Bir yansımaya düşmek aslında.

    Hislerin kaynağı da akıl dışında bir şey değil asıl sorun ne biliyor musunuz? inanmak istediğiniz şey ile doğru olan arasında kalıyorsunuz. Ya da yapmak istediğiniz ile doğru olan arasında.

    His dediğiniz kavram size inanmak istediğinizi akıl dediğiniz kavram da sizi doğruya yönlendirmeye çalışır.

    Sizin için Doğru olan her zaman gerçekten doğru olan diye bir şey yok.

    Ekstra not: #1 çok güzel bir yazı olmuş.
    1 ... keyf kahyasi