1. 1.
    maalesef o dönemde işlerin nasıl yürüdüğünü bilmeyen cahillerin zırvalarıdır ve herşeyden atatürkü sorumlu tutmak en çok sevdikleri işlerdendir..

    işin aslı şöyledir..

    atatürk, ne savaş döneminde ne de cumhuriyet döneminde asla kendi başına kanun çıkarmamıştır.. (bkz: khk) not: sadece başkomutan olduğu dönemde belli bir süre khk çıkarmıştır ancak savaşın bitmesiyle bu yetkisi de sona ermiştir..

    atatürk, bir kanun yaptığında önce bunu bakanlar kuruluna sunar sonra meclis onayına sunardı.. eğer kanun meclisten geçerse ancak yürürlüğe girerdi.. (bkz: meclisin yasama yetkisi)

    atatürk, ne savaş döneminde ne de cumhuriyet döneminde istiklal mahkemelerinin aldığı kararlarda asla belirleyici unsur olmamıştır.. (bkz: yargının bağımsızlığı)

    atatürk, evet bir partili cumhurbaşkanıydı ancak asla tek adam ve diktatör değildi..

    türkiyenin çok partili bir ülke olmasını çok istiyordu ancak o dönemde kurulan muhalif partiler şimdi olduğu gibi anayasa dışına çıktıkları için kapatılmak zorunda kalındılar..

    şimdi de olduğu gibi o zamanda tc yönetiminde sıralama aynen şöyleydi..

    anayasa,
    meclis,
    cumhurbaşkanı,
    başbakan,
    bakanlar kurulu şeklinde devam ediyordu..

    atatürk, isteseydi padişah yada kral olabilirdi ancak istemedi.. onun tek istediği halkın kendisini yönettiği tam bağımsız ve muasır medeniyetler seviyesinde bir türkiye idi..

    bu ülkü uğrunda ölene kadar çalıştı..

    ama ardından gelenler maalesef onun bu ülküsüne sadık kalmadı ve türkiye çok ama çok geri kaldı..

    burada sorumlu yöneticiler hem sağdan hem soldan her iki taraftan da mevcuttur.. kimse kimseyi boşa suçlamasın..

    türkiye cumhuriyeti bir islam devleti değildir ve olmak zorunda da değildir..

    türkiye cumhuriyeti laik demokratik hukuk devletidir ve böyle kalmak zorundadır..

    türkiye cumhuriyeti devleti anayasasında herkes inancında ve ibadetinde özgürdür..

    türkiye cumhuriyeti anayasasında tc vatandaşı olan herkes türktür..

    son olarak, atatürkün yaptığı devrim kanunları son derece zaruriydi ve yapılması gerekiyordu..

    kimse bu konuda atatürkü suçlamasın..

    atatürk bu ülke vatandaşlarının ortak değeridir ve onun gibi biri bir daha gelmeyecektir..
    3 -3 ... promocemo
  2. 2.
    italyan ceza kanunu,
    alman ticaret kanunu,
    isviçre medeni kanunu,
    alman ceza muhakemeleri usûl kanunu,
    isviçre hukuk muhakemeleri usûl kanunu,
    gibi bir çok örnek vardır.
    hepsi batıdan araklanmadır. ben burada bir tane milli kanun göremiyorum. neden acaba?
    biz milli mücadelede batılılarla savaşan ve kazanan bir millet idik. neden savaşı kazandıktan sonra kendi milli değerlerimize sahip çıkmadık?
    yoksa savaşı kazandıktan sonra içimizden bazıları diktatörlük ilan edip kendisi gibi düşünmeyenleri astırıp onlarca mütefekkirin ülkeye girişine izin vermeyip savaşıp yendiğimiz batı dünyasına karşı sanki birkaç yıl önce bizimle savaşanlar onlar değilmiş gibi davranmakta direnmekle neyi hedeflemekteydi?
    bütün bunların haricinde bunları yapan birinin milliyetçilik gibi bir ilkeye de dayanması oldukça ilginçtir. yaptığını türk milliyetçiliği gibi göstererek batı milliyetçiliği yapması da ne denli ulu bir önder (!) olduğunu bizlere göstermektedir.
    ve ayrıca bunları yapanın kur'an-ı kerim ve ezan-ı muhammedi ile de alay ederek ve bunların yanında bir de ben lâiklik ilkesini benimsiyorum demesi de oldukça ilginçtir. lâiklik devletin dinsiz olması demek değildi. lâiklik, devletin bütün dinlere hoşgörü ile yaklaşmasıydı. ve din gibi kutsal şeylerle alay edilmesine karşı -hangi din olursa olsun- tedbir alınmasıydı. fakat bu yapılanlar lâiklik değil, inançlara saygının olmadığı gayrimeşru bir diktatörlüktür. evet.
    3 -5 ... kazangap
  3. 3.
    yeni kurulmuş bir ülkenin kanunları elbette başka gelişmiş ülkelerden esinlenme yoluyla oluşturulabilir..
    1 -2 ... promocemo
  4. 4.
    milli mücadelede yendiğimiz devletler bizden daha gelişmiş olamazdı herhalde, yoksa yenilirdik zaten. hadi teknolojik açıdan üstün olabilirler belki ama fikri açıdan değildi bence, en azından yüzellilikler faciasına kadar.
    1920'lerde milli kanun oluşturmak isteyen bir zümre vardı tabiki ama her ne olduysa onların dediklerini yapmadılar.
    ben şimdiki hükümeti destekliyor değilim, şimdi o zamankinden çok daha güçlüyüz. neden hala şuan kendi milli kanunumuzu yapmıyoruz? bu da çok büyük bir sorundur.
    ... kazangap
  5. 5.
    he amk çok demokratik bi yönetimdi o zamanlar, halk zevkten seçimlere bile katılmıyordu yönetim değişmesin diye (bkz: chp nin 1927 de yaptığı seçime 20 katılım olması).

    ulan bugün en koyu kemalistler bile o zamanların baskıcı bir diktatörlük olduğunu reddetmiyor. inanmıyorsan celal şengör'ün dahi diktatör kitabını oku.

    yargı bağımsızdı diyor çıldırıyorum amk puhahuahua. mustafa kemal'in istiklal mahkemelerindeki en meşhur 3 hakim onun baş adamlarıydı. hakimlikle-hukukla falan da hiçbir alakaları yoktu. (bkz: 3 aliler divanı)

    ulan mustafa kemal seyit rıza'ya idam sehpasının önünde ''benden özür dile seni affedeyim'' diyor hangi yargının bağımsızlığından bahsediyorsunuz siz amk?
    -1 ... jeffrey dahmer