bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    burada amacımın hayatın anlamını sorgulamaktan öte 'hayatta olma' veya 'canlı olma' deyişlerinin ne demek olduğunu anlamak olduğunu belirtiyorum.
    bunu açıklayıp konumuza geçelim. etrafınızdaki maddelere bakarken canlı cansız diye kolayca nitelendirebiliyorsunuz. fakat hayatta olmayı sağlayan tam olarak nedir?
    titreşimden ve enerjiden bahsedeceksek cansız maddelerin de atomları titreşmekte ve gözle görülen bir hareket halinde olmayan maddelerde dahi elektronlar çekirdek etrafında dönerek enerji gerektiren bir iş yapmaktadır.
    neticede canlılığı atp'ye bağlarsak fosfor mu canlılıktır? kullanılan enerjinin türü müdür? bu halde jet yakıtından üretilen bir enerjiyle motoru dönen ve hareket de edebilen bir varlık olan uçak neden cansızdır?
    bu soruya cevaben .
    uçağın kendine ait bir kontrolörü yani bilinci olmadığı savı öne sürülebilir. öyleyse bilince ve sinir sistemine sahip olmayan bitkiler neden canlıdır?
    veya henüz sinir düğümleri oluşacak kadar evrilmemiş kimi deniz omurgasızları neden canlıdır?
    yahut tersinden bakarsak yapay zekaya sahip olan teknolojik aletler ( o uçağın otomatik pilotunun elektronik devreleri mesela) neden cansız sınıfındadır?

    bir şeyi canlı olarak sınıflandırmamızdaki en büyük algısal etkenin var olma ve ölme ile sonuçlanan temel bir yaşam sürecine sahip olmasını söyleyebiliriz.
    peki kimyasal evrim sürecinden biyolojik evrime geçerken, makromoleküllerin birer hücreye dönüşmesi sürecinde onları 'canlı' olarak nitelememizi sağlayacak temel değişiklik nedir? ne olmuştur da karbondan oksijenden azondan oluşan bir moleküller yığını 'can' denen belli yaşam süresine sahip kavrama kavuşmuştur?
    dna ve rna gibi kalıtsal moleküller bunu sağlar diyemeyiz çünkü bu moleküller de tek başına birer canlı olarak kabul edilmez.
    belli bir metabolizmaya sahip olmak mıdır canlılık? metabolizma dediğimiz nedir peki? beslenme solunum artı sindirim artı boşaltım gibi organizmaya enerji giriş çıkışını oluşturan sistemler bütünü değil midir? oysa uçağın jet yakıtının doldurulması sonra yakılarak motorlarda itki gücünün oluşturulması için kullanılması en sonunda bu itki gücünün kullanılarak uçmanın sağlanması ve yakılmadan oluşan artıkların atılması da kendi içinde bir metabolizma oluşturmaz mı?
    canlılık denen şey kendini yenileyebilmek midir? yıkım tepkimeleri ve yapım tepkimelerinin bir arada olması mıdır? öyleyse sistemdeki açıkları bularak onarabilen ve yapay zekaya da sahip bir bilgisayar neden canlı kabul edilmez? veya içinde insanların yaşayarak yıkıp yaptığı ve zarar gören kısımların onarıldığı , sürekli gelişen, değişen bir şehir neden canlı sayılmaz? insanda da neticede bağışıklık hücreleri ve onarım için çalışan enzimler bu işi yapmıyor mu? şehir neden canlı sayılmıyor?

    'yaşam' diye adlandırılan kavramın kast ettiğinin ne olduğunu hepimiz bilinçli olarak düşünmeksizin bile nasıl algılayabiliyoruz? kıpırdamadığı gözle görülür hiçbir yaşamsal belirti göstermediği halde insan nasıl mercan ve süngerleri canlı diye hemen sınıflarken yanında duran bir kayayı cansız olarak adlandırıyor?
    yani işin bilimsel boyutu bir tarafa kafalarımızdaki canlılık algısını neye borçluyuz? acaba kendimizle aynı frekansta belli 'canlılık dalgaları' yayan şeyleri üzerine hiç düşünmeden bile canlı diye niteleyebilmemizi sağlayan bir sistem mi var? canlıların kendine özgü cansızlarda olmayan ayırt edici bir enerjisi mi var?
    felsefi olarak beni üzerinde oturduğum koltuktan farklı bir varlık ilan eden canlılık hangi noktada başlıyor?
    (sorular materyalist bir evren için cevaplandırılmalı, asıl sorun (tanrının yaratmadığı varsayılan bir evrende) kimyasal evrimin biyolojik evrime nasıl geçtiği 'biyo'nun nasıl olduğudur )
    -1 ... flereous albus
  2. 2.
    (bkz: hiç)
    2 -1 ... perfect man
  3. 3.
    gün geçmiyor ki ülkemizde yine bir cahil-i cühelanı sıçıntısal beyanları ile uğraşmayalım... veletler merak ediyorsanız çok çalışın gidin evrimsel biyoloji gibi mevzularda yapın ihtisasınızı ve susun.

    tanım(formatı seviyoruz): şiirsel başlık altına bebek bezi doldurur kıvamda argüman sıçmak.
    -3 ... kanayan kanatlarla geldim
  4. 4.
    (bkz: anne babanın sikiştiğinin anlaşıldığı an).
    ... opisafag
  5. 5.
    bir insanın felsefi sorgulamalarını ve cevaplandıramadığı soruları sözlükte tartışılsın diye entrysine taşımasını bile önyargılı bir şekilde sıçıntısal beyan olarak yargılayacak kapasitedeki insanların bir bildiği varsa anlatması yoksa susması talep edilen konudur. neticede bilmediğini sormak ayıp veya suç değil aksine öğrenme açısından takdir edilmesi gereken bir davranıştır. ben tanrının olduğu varsayılan bir evrende yukarıdaki sorunun cevabı zaten açık olduğundan tanrının olmadığı varsayılan bir evren fikrinde nasıl yanıtlanabilir bunu araştırıyorum. bunu da herhangi bir dinin propagandasını yaptığımdan değil aksine tam olarak mantığını ve çeşitli konulardaki açıklamalarını bilmeden hiçbir fikri yabana atmayacağımdan dolayı öğrenmek istiyorum yani bu konunun budizm deki açıklaması şudur veya luciferyanizmdeki açıklaması şudur deyin ben de dinleyeyim istiyorum.
    bir insan bir şeyler sorguluyor, cevap bekliyor kendince doğru veya yanlış mantık yürütüyor - ki bu argüman montaigne den alınmıştır-. sense yürütülen mantıkta bir hata olmadığı ve soruyu cevaplandırmadığın halde bunu yazanı zihinsel olarak sıçmakla itham ediyorsun.

    her merak ettiğimizle ilgili harvardda ihtisas yapacak kadar ömrümüz olsa zaten burada işimiz ne? öyleyse ben armoninin nasıl şekillendirilirse duygulara daha iyi hitap edeceğini bilmek de istiyorum, estetik kavramının nereden temellendiğini ve bir tabloyu güzel bulurken neleri kıstas aldığımızı ve bunun evrensel bir algı olup olmadığını da bilmek istiyorum, ayrıca fizikteki 4 temel kuvveti ve bunların etki ettiği makro ve mikro evrendeki kuralların birleşmesini sağlayacak bir 'supertheory of supereverything' oluşturulabilir mi? bunu da merak ediyorum, bir çocuğun psikolojik olarak sağlıklı gelişimi için tam olarak nasıl bir yol izlenmeli bunu da merak ediyorum, japon kültüründe ataerkilliğin yeri ve önemi dine bağlı olmaksızın nasıl şekillendi bunu da merak ediyorum, pagodalar niçin o şekilde inşa ediliyor mimari önemi nedir bilmek istiyorum, insan beyninde nöronların öğrenme ile yeni yollar oluşturması yani statik olmayan zihin bulgusu psikiyatri bilimi adına bize neler sağladı? bunu da merak ediyorum daha pek çok şey var saymakla bitmeyecek ve benim bu merak ettiğim detayları öğrenmek için 10 larca konuda master doktora yapmam gerek ki çoğu sorduğum kimi sorular da henüz yanıtlanmamış olduğundan veya felsefik olup bakış açısına göre değişebilir olduğundan profesör bile olsam cevaplandıracağım kesin değil.

    bu durumda bilmediklerini öğrenmeye çalışan veya en azından 'bu soru 21. yy da bilim tarafından cevaplandırılabilirliği olan bir soru mu yoksa henüz bilinmiyor mu?' diye merak eden ve ısrarla birilerine danışarak fikir alışverişi yaparak acınası sol frame de işe yarar bir konu tartışılsın diye çalışan ben mi cahil cühela oluyorum? yoksa henüz tanıyıp bilmediği dolayısıyla ilmi seviyesi ve öğrenme isteği konusunda hiçbir fikri olmadığı halde birisini cahil velet olmakla itham eden ve bekaretle futbolla kızlarla erkeklerle kafayı bozmuş bir sol frame e itiraz edeceğine beni susturmaya çalışan yazar mı haksız olur?
    1 -1 ... flereous albus
  6. 6.
    bir gerizekalının musculus gluteus maximus'unu yırtmasıdır. net.
    -1 ... kanayan kanatlarla geldim
  7. 7.
    bir organın latince adını söylediğinde kendisini alim zanneden dallamaların yanıtım yok öyleyse susmalıyım diyeceğine hala 'argumentum ad hominem' (bak ben de yapabiliyorum ne kadar zekiyim eki eki eki) üzerinden ayar vermek için yırtındığı sorudur. göt.
    bizim burada göte göt derler.
    lan canlılığın tanımının tam olarak ne olduğu hala tartışma konusu iken nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyosun demezler mi adama?
    ben burada bir soruya cevap arayışımı dile getiriyorken sanki bir tez öne sürmüşüm de çürütmüşsün gibi iddialaşmak henüz okuduğunu anlayamadığına delalet ederken nasıl bir özgüven patlaması yaşıyosun, musculus glutemus maximus u kalkık seni.
    ben 2x2 =4 dememişim 2x2= 5 de dememişim 2X2 kaçtır?ve neden öyledir demişim biliyosan anlat demişim hala bir ayar verme kendini kanıtlama çabası neyin peşindesin gerçekten merak ediyorum.
    -1 ... flereous albus
  8. 8.
    Inanmıyorsun ama boyle salak insanlarda varmış dedirten osuruktan girişim. Oldukca basit bir soruya cok suslu ve hatta uhrevi bir caba ile cevap arama gayesinde oldugunu dusunen bir gavatin dustugu gaflet sizde intahar etme istegi uyandirabilir mi? Bu mumkun zira bunu yaparken bir de en asagilik hallerde kendini diğerlerinden ayri tutma ve diğerlerini asagilama hakkini kendinde goruyorsa... sozlugun en saygin kisisiymis gibi sozlugu yuceltmenin derdine dusmus ve bunu gercek erdemli eylemlerini mutevazi ve gizli gerceklestirenleri karalayarak ucuz çelişkiler ile birlikte surduren andavalin hikayesi... bir tek kendisinin dusundugunu ve bir tek kendisinin dogru oldugunu dogma haline getiren ve aksini duydugunda komik saldirgan girisimlere giren, kicini yirtan ucuz kisiliksizlik sendromu... gulunc bir sorgulama girisimi, asiri cahil ve hayli gereksiz bir zavallinin; bilimi hice sayarak, felsefeyi hafife alarak, ogrenmeyi reddederek bir takim sanrilar icerisinde kendini alim ilan etmesinin sonucu...
    -1 ... kanayan kanatlarla geldim
  9. 9.
    Ignorantia non est argumentum'un canli ornegidir. Canlilik ingilizce vikipedide molekuller uzerinden anlatilmistir isteyen okuyabilir. Bahsettigim makale fosfolipitlerden membran olusumuna ayrintili bilgiyi icermekteydi hatirladigim kadariyla...

    Not: mobilden giriyorum kusura bakmayin.
    ... kanayan kanatlarla geldim
  10. 10.
    http://en.wikipedia.org/wiki/Abiogenesis
    ... kanayan kanatlarla geldim
kapat