1. 1.
    Hastanelerin demirbaşıdır. Hastane koridorundaki banklarda yan gerip yatarlar. Teyze 90’ı da devirmişsin bu neyin inadı amk? Azrail bile çaresiz karşında.
    3 -11 ... nesgayfe
  2. 2.
    bu teyzelerden sözlükte de azımsanmayacak sayıda var, bu teyzeler her yerde.
    -1 ... nesgayfe
  3. 3.
    (bkz: kişi kendinden bilir işi)

    belki oğlu da bu konudan yakınan giriler yapıyordur.
    3 -2 ... timur cengiz hulagu
  4. 4.
    bir de bunların zombi gibi yürüyen, etrafa pis pis bakan versiyonları vardır. bunların tek vasfı hasta olmaktır, asıl hasta benim yarram yüz ifadesiyle sıra bekleyenleri itekleyip dururlar.
    3 -1 ... nesgayfe
  5. 5.
    kendini hep genç kalacak sanan yazarlar toplanmış.

    duyarım geldi açılın!
    ninemin son 2 yılı hastanede geçti. stajer sağlık personelini mezun edip gelenleri ağırladı.

    aynı şekilde geñcliğinde bir ağrı kesici yutmayan dedem de...

    aynı ağrılar, ilerleyen yaşlarda sizi daha olumsuz etkileyebiliyor.

    yaşlılığıma yer yapıyorum, tanrım bana benim gibi insanlar gönder.
    2 ... liliith
  6. 6.
    nasıl çirkin, kokuşmuş bir zihniyetten tezahür ettiğini düşünmek bile istemediğim şu başlığın altına gerçekten hani çok sinirlenmesem yazmayacaktım ama tutamıyorum kendimi. nefret ettiğim ve ne anlama geldiğini burada öğrendiğim ''duyar kasmak'' eylemini gerçekleştireceğim izin verirseniz efendim.

    bir insanın belli bir mesleği yıllarca yaptıktan sonra, safi meslektaşları ile arasında gelişen, belki zaman zaman bir espriye konu olabilecek ''mesleki duyarsızlığı'' bir yere kadar anlayabilirim. fakat bu sohbetin toplumun diğer insanlarına sızması, dahil olması gerçekten kişinin bırakınız şahsını, mesleği adına yapılan büyük saygısızlıktır ve siz bunun altından kalkamazsınız. hani o kadar ki; meslekten olmayan bir insanın o sağlık personeline karşı, tüm bakış açısını bir anda olumsuz anlamda değiştirebilecek ölçüde... şayet bu başlık bir sağlık personeli tarafından dile getirilmiş bir serzeniş ise; şüphesiz bu mesleği gerçekten hakkıyla yapan insanların kişisel hakkına tecavüz ve meslek etiğine yapılmış büyük bir saygısızlıktır fikrimce.

    görme engelli babanem, ölmeden evvel on yıl evde bakıma muhtaç, yatalak yaşadı. annem kendi annesini kaybettiğinde yanında olamadığı için olacak sanırım hep vicdan azabı çektiğinden, kendi annesinin yerine koyarak baktı yıllarca. hastalandığında annemi kızı sanırdı bütün doktorları ve inanamazlardı on yıldır bu şekilde, nasıl her hangi bir yatak yarası olmadan yaşayabildiğine. bazı doktorların teşekkür ettiğine birebir şahit olmuşumdur. hiçbir sağlık personelinden de kötü muamele görmemiştir babannem. çünkü bizim için ne kadar kıymetli olduğunu gördüklerinden sanırım böyle bir şeye cesaret edemezlerdi. demem o ki; pek çok farklı hastanede zaman zaman benim de refakatçi kaldığım o günleri düşünerek durumu diğer taraf açısından değerlendirecek olursam, siz kendi hastanıza, yaşlınıza, kıymet verirseniz, onlar da kıymet verirler. ki şahsen ben, zorla yatırıldıkları hastane odalarında her gece, ''ne zaman taburcu olurum doktor bey oğlum'' diye yalvarırcasına sorduklarına birebir şahit oldum.

    kimse kusura bakmasın ama hiç kimse beni, hiçbir yaşlı insanın o hastane kuyruklarında veya odalarında, yüzlerine bile bakmadan konuşan insanlara, kendi uydurdukları ağrı veya hastalıkları anlatmaktan zevk aldığına inandıramaz. ve fakat diğer yandan sevgi ve ilgi ihtiyaçlarını, evde, ailelerinden, evlatlarından karşılayabilen yaşlı insanlar da, bu gereksinimlerini hastanelerde, tanımadıkları insanlarla gidermeye çalışmazlar.

    ve son olarak, ihtiyarlık günü geldiğinde hepimizin ağırlamak zorunda kalacağı bir misafirdir.
    32 -14 ... fikrimin ince gulu
  7. 7.
    bunlar bir de turp gibidir maşallah. toplu taşımada boş koltuk görünce eklembacaklılar gibi seri adımlarla hemen koltuğa çökerler, usain bolt görse diz çöker tövbe ister o derece lakin hastanelerde hep mağdurdur bunlar.

    neyse ki yıllar önce maruz kalıyordum bunlara, devlet hastaneleri de toplu taşıma da tarihe karıştı.
    ... nesgayfe