1. .
    önce eve çağıran ebeveyni tanımaya çalışalım:

    sene 1985:

    - oğlum çıkma balkona düşeceksin! gir içeri çabuk!

    balkonun parmaklıkları arasına kafasını sokan gerizekalı oğlunu -beni evet- çağıran anne bu. içten içe 'ulan çocuk yaptık ama malzemeden mi çaldık nedir; çocuk baya bildiğin mal' diye geçiriyordur belki.

    sene 1989:

    - hanım çağır şunu da yemeğini yesin!

    he bu da peder. artise bak! muhattap bile almıyor çocuğu. hanım şuna söyle, şu oğluna söyle, salak oğluna göz kulak ol... yemek dediğine bakmayın şimdi. bildiğin pırasa!

    sene 1992:

    - yavrum hani ders çalışacaktın bugün? hadi al kitaplarını da otur masanın başına.

    anne hala oğlunun bi parça mal olduğuna inanıyor. doğru olabilir, bilemem. ders çalışmaya sıçiim!

    sene 2001:

    - alo, oğlum saat 11 oldu nerdesin! baban kızıyor bak.

    baba hala muhattap almıyorum ayaklarında. karısına aratıyor. cep telefonunu aldığım güne lanet olsun. hakkaten lan, peder hiç kendisi bizzat çağırmadı beni. bazen ablamı gönderiyordu. tam maçın ortasında ufukta görünen abla ve pis pis sırıtan cümleleri: babam eve gelsin çabuk dedi. ağzına sıçacak galiba...

    sene 2009:

    - oğlum eve gelmiyecek misin hiç? bak kaç ay oldu. baban biraz hasta. yarın gel bi iki gün kalıver...

    hala muhattap almıyor lan adam! hasta numarası yapıp eve çağırtacağına kendin söylesene özledim diye! ne diye o hazin sonun ekmeğini yemeye çalışıyorsun? evet bi gün telefon çalacak. baban çok hasta, çabuk gel diyecek telefonun ucundaki yalancı ses. ben öldüğünü anlamamış gibi davranıp ama her şeyi bilerek gideceğim eve.. neyse, olaya geri dönecek olursak:

    gurbetteki evlada karşı söylenen küçük yalanlardan biridir bu. gidersin, hiçbir şeyi yoktur annenin/babanın.

    yalnız, şu gelişim sürecine bakar mısın aga. 'gir eve çabuk'dan 'baban hasta biraz'a...
    3 ... nikim yok benim
  2. .
    böylesi hep numarada, şakada kalsın dedirten ebeveyndir. sağlıklarına duacıyız sonuçta.
    1 ... olursemkantinegelmeistemem