bugün

ben koğuştaki en belalı adamı bulup hayatımda hiç etmediğim kadar büyük kavga eder ölümüne yani . adamı döversem herkes bana saygı duyar. rahat ederim mapusta.
o adam seni karısı yapmasın da dikkat et.
Deliririm.
Hapise gireceğimi öğrensem ve fırsatım da var ise kısa süreliğine de olsa direkt intihar ederdim ben herhalde..
Yalakalık.
Hapishanede fitnes yapar parmaklıkları iki parmağım ile büker kaçarım.

Basss basssss.
Koğuş ağasına ilk günden posta koymakta hakikaten çok zekiceymiş.Adamın ağa olmasının bir sebebi vardır değil mi mantıken.
Ay ben gülerim.
Sabunları çöpe atarım.
aids, frengi, covid, verem vb tüm hastalıkları taşıdığım dedikodusunu yayarım.
Kimse niyetlenmez belki.
Kel efendi tipli vücudunda şeytan dövmesi olan bir adam bulup arkadaş olurum.
Hücreye giderim. Kendimi yemek saatlerine kurup, bolca kitap okurum.
Allah düşürmesin. 007 yi arayın, kurtarsın sizi. nick inin hakkını versin.
yaralarıma pansuman yaptırırım, sonuçta düştüm.

güzel espriidi ama kabul edin hihihihi.
O tecritte kahverengi olmuş yastık ve yatakların arasında
Sigara yok, çay yok
Hatta Su bile vermediklerinde
Çeşmeden ölmeyecek kadar (günde bir çay bardağı) o kokan suyu içerken hatırlayın bu yazdıklarınızı *

Koğuşa dağıtılırsınız 3-4 güne rahatlarsınız merak etmeyin.

He bir de kürkçüler çok pisti tecritin tuvalet 1,5 metre falandı üstü açık koğuşun içinde
Su içeceğiniz tek Çeşme de onun dibindeki lavabo.

T yi açmışlar geçen ziyaret ettim orası çok bakımlı
Yüksek güvenlikli diye sanırım.
Hapise düşmek kötü okey ama çıktığında boş bir insan olarak çıkmak daha kötü ruhen fiziken ve bedenen kendimi geliiştirmeye çalışırdım.
True tbag olurdu AMK.
düştükten sonra belli olur, burada yazmak anlamsız.
Kütüphaneyi sorarım.
Kaçış planı yaparım,gözüm hep çıkış kapısında olur ve bir şekilde kaçarım.
Böyle sorulara hep "seni" cevabını verir kendi kendime yarılırım.
bedel ve canım anam dövmesi.
bedel ve canım anam dövmesi.
bir aşağı bir yukarı gidip gelmek suretiyle votka atarım...
içeride kalınacak günlere bağlı durum.
Eğer gençliğim orada bitecekse hiç düşünmeden intihar ederim.
koğuştaki mazlumlardan bir tanesine yanaşıp koğuşta millete haraç kesen onları sebepsiz yere darp eden birisi var mı onu sorarım. her cezaevinde ve koğuşların yarısında mutlaka böyle bir tane "koğuş ağası" vardır. sen ona değmesen bile o sana mutlaka değecektir. o yüzden o bana değmeden onun kim olduğunu öğrenip ona allah ne verdi ise dalardım. eğer bastırırsam o orada olduğu sürece bana bir daha bulaşamaz. eğer bastıramaz isem yüzde 50 koğuşumu değiştirirler yüzde 50 zaten yaşayacağım ızdırabı 1 kat fazlası ile yaşarım.

gençler senede 2-3 defa cezaevi ziyaretine gidiyorum. hiç öyle bizim dizilerdeki gibi değil içerisi. hani allah korusun oralara düşerseniz bir hızır reis ne bileyim ramiz dayı gibi mazlum dostu birileri gelip sizi koruyacak zannetmeyin..
Düştüm Oradan biliyorum ilk olarak kendine yatacak bir yer arıyorsun.
adam bıçaklarım. nasıl olsa düştük bi kere.
kütüphane görevlisini kafalarım. çünkü o bana hücreme kitap getiriyor ayağına kitap içinde şiş, eğe gibi yaşamsal ihtiyaçlarımı getirir, sigara karşılığında.
(bkz: çok film seyretmek)
amk ihtimali bile korkutuyor beni. ya kendimi ya hapishaneyi yakarım. böylesine bir kısıtlanma insana verilebilecek en büyük ceza. sürgün ödül bunun yanında. bunu bile eğlenceye çevirmeyin amk yerinde.