1. .
    halkın hakları forumu - eğitim hakkı atölyesi çalışmasıdır.

    Kapitalizmin son otuz yıldır stratejik yönelimi olan neo-liberalizm, tüm kamusal hizmetleri piyasalaştırmaktadır. Bu politikalar, büyük bir yoksul kitlesi yaratmakta ve yoksullaştırılan kitleler hızla işçileştirilmektedir.

    Kamusal hizmetlerin piyasa koşullarında bir meta haline gelmesi, başta eğitim hakkı olmak üzere halkın en temel haklarının bir bir yok edilmesine ve bu hakların piyasa koşullarına açılmasına neden olmaktadır.

    Tüm bireyler için okuyup yazma, yeteneklerini geliştirme ve mutlu yaşama olanaklarının ortadan kalkması, bu gaspın sonuçlarıdır. Eğitim sürecinin herhangi bir aşamasına ulaşamamak da, eğitim hakkının kulanılamaması anlamına gelmektedir. Eğitim alabilme olanaklarının sınırlandırılması, aynı zamanda, yaşama hakkının da sınırlandırılması demektir.

    Eğitimin piyasalaştırılması süreçlerinin en görünür biçimi, tüm eğitim hizmetlerinin paralı hale getirilmesidir.

    Liberal programa uygunluk sağlayan okullaşma ile eğitim paralı hale getirilmekte ve eğitim hakkı gasp edilmektedir. Bu program ya çocukların okul dışında kalmaları ya da meslek liselerine yönelmeleri sonucunu doğurmaktadır. Her iki durumda da çocuklar piyasanın ihtiyacı olan alanlarda ucuz işgücü olarak kullanılmaktadır.

    Dünya Bankası ve IMF gibi emperyalist kurumlar, ülkenin özgün durumunu, koşullarını ve ihtiyaçlarını gözetmeden oluşturduğu programları dayatarak eğitim sistemimize müdahele etmektedir. Bu müdahaleler, mesleki ve teknik eğitimle eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması ve yeni müfredatların oluşturulması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Sonuçta:

    1- Eğitimin piyasalaştırılması, eğitim alanında güvencesiz çalışan eğitim emekçilerinin sayısını artırmaktadır. Binlerce eğitim fakültesi mezununa, sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmen ve usta öğretici gibi statülerle esnek çalışma koşulları dayatılmaktadır. Bu çalıştırma biçimleri ile eğitim süreçleri kesintiye uğratılarak eğitimin niteliği düşürülmektedir.

    2- Bütçeden eğitime ayrılan payın sürekli düşürülmesi sonucunda veliler, okulların giderlerine parasal katkıda bulunmaya zorlanmaktadır.

    3- Üniversite eğitimine ulaşabilmenin olanaklarını kısıtlayan sınav sistemi ile üniversitelerin kapıları yoksul çocuklara kapatılmaktadır. Bu durum, dersaneleri vazgeçilmez kılarak, velilere ayrı bir yük getirmektedir. Öğrencilerden yüksek ücretler alan dersanelerde çalışan öğretmenler ise azgın bir sömürü ilişkisi ile kölelik koşullarında, güvencesiz olarak çalıştırılmaktadır.

    4- Üniversiteler taşımaları gereken bilimsel, özerk ve demokratik olma özelliklerinden uzak bir görünüm sergileyerek; halk için bilim üretecekleri yerde sermaye için bilim üretir hale gelmiştir. Üniversitelerde araştırma görevlisi, uzman vb. statülerdeki eğitim emekçileri, güvencesiz ve geleceksiz çalıştırılmaktadır.

    5- Büyük bir yenilik olarak sunulan öğrenci merkezli müfredata uygun olarak hazırlandığı iddia edlilen ders kitaplarında geleneksel eğitim anlayışı sürdürülmektedir. Sonuçta ders kitapları gerici, milliyetçi ve cinsiyetçi motifler içermeye devam etmektedir.

    6- Temel haklardan birisi olan anadilde eğitim hakkının sağlanmaması sonucunda, pek çok çocuk eğitim alma olanağından yararlanamamaktadır.

    TALEPLERiMiZ

    1- Eğitimin tüm süreçleri parasız, eşit herkes için kolayca ulaşılabilir olmalı ve bir kamusal hak olarak güvence altına alınmalıdır.

    2- Öğretmen yetiştiren kurumlar, halkın ihtiyaçları ve kendi gerçekliklerimiz dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

    3- Esnek çalıştırma biçimleri olan sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmenlik ve usta öğretici uygulaması kaldırılmalıdır. Tüm Eğitim fakültesi mezunlarının atanmalarının önündeki Kamu Personeli Seçme Sınavı, kadro gibi engelleyici uygulamalara son verilerek mezunların atamaları gerçekleştirilmelidir.

    4- Meslek liseleri kapatılmalıdır. Mesleki eğitim, ilk ve orta öğretim süreçlerinin tamamlanmasından sonra ye kişinin ihtiyaç ve isteği doğrultusunda verilmelidir.

    5- Dünya Bankası nın vazgeçilmez unsurlarından olan STK'lar (Sivil Toplum Kuruluşları) eğitim süreçlerinden ellerini çekmeli, eğitimin hiçbir aşamasına, hiçbir şekilde müdahil olmamalıdırlar

    6- Üniversiteler bilimsel, özerk ve demokratik nitelikleri taşır hale getirilerek, herkesin yükseköğrenim hakkından yararlanması sağlanmalıdır.

    7- Üniversite öğrencileri de dahil olmak üzere tüm öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım vb. ihtiyaçları temel birer hak olarak değerlendirilerek ücretsiz olarak karşılanmalıdır.

    8- Üniversite çalışanlarının iş güvenceleri sağlanmalıdır.

    9- ÖSS ve OKS kaldırılmalıdır.

    10- Eğitimin doğumdan itibaren temel bir hak olduğu göz önünde bulundurularak gündüz bakımevleri, kreş, anaokulları vb. okul öncesi eğitim kurumları yaygınlaştırılmalı, 0-6 yaş arası çocuklara parasız ve eşit eğitim olanağı sağlanmalıdır.

    11- Kız çocuklarının eğitim hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.

    12- Türkiye nin deprem kuşağı üzerinde olması nedeniyle tüm okulların depreme dayanıklılığı tespit edilerek gerekli önlemler alınmalıdır.

    13- Halkın Hakları Kadın Forumu nun eğitim hakkı ile ilgili öneri ve talepleri Eğitim Hakkı Atölyesi ne sunulmuş ve kabul edilmiştir.

    KARARLARIMIZ

    Eğitim süreçlerinde tüm öznelerin (veli, öğrenci ve eğitim sürecinde yer alan tüm emekçilerin) birliği sağlanarak mücadele pratiklerinin geliştirilmesine, mücadele araçlarının oluşturulmasına, forumda ele konuların genişletilerek 2007 sonbaharında bir Eğitim Hakkı Forumu'nun yapılmasına karar verilmiştir.

    Eğitim hakkının tam ve eksiksiz bir kamusal hak olarak güvence altında olduğu ve bu hakkın piyasacı yaklaşım karşısında etkili biçimde savunulması gerektiği, Halkın Hakları Forumu ana bildirgesinde yer almalı, bu savunma eğitim sürecinin tüm öznelerinin birlikte oluşturduğu örgütlenmeler eliyle ileriye taşınmalıdır.

    Halkın Hakları Forumu Eğitim Atölyesi
    ... a la folie