bugün

1940'larda turkiye'de yukselmeye baslayan asiri milliyetci akimin en meshur isimlerindendir. onlar da bir ruzgardi geldi gecti. kimbilir hangi siyasi organizasyonlarin gazina geldiler.
bi de soyadlardan yola cikarak (bkz: malcolm x).
islamiyetin nasıl bir din olduğu önemli değildir türklerin işine yarayacak mı yaramayacak mı onu sorgulamamız gerekir diyen turancı,kafatasçı yazar..
türk ırkı dışında diğer ırklara ve türkiye içindeki başka bir etnik kimliğe sahip insanlara aşalayarak bakan ve en üstün ırk olduğunu iddia eden bir taraftarları vardır.sitesine girildiğinde ilk bakışta anlaşılır zaten.Bilinçsizce bazı kesimlere saldırmışlar örnekleri için :

http://turkcu.org/forum/viewthread.php?tid=9208

http://turkcu.org/forum/viewthread.php?tid=9107

ayrıca oldukça karışık bir etnik yapıya sahip doğu karadeniz halkını sahiplenerek büyük bölümünün safkan türk olduğunu iddia etmesi çok şaşırtıcı...
oğlu yağmura yazdığı vasiyetinde şunları söylemiştir:

Oğlum Yağmur,
Bugün tam birbuçuk yaşındasın. Vasiyetimi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi iyi tut, iyi bir Türk ol. Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır.

Ruslar, Çinliler Acemler, Yunanlar tarihi düşmanımızdır.

Bulgarlar, Almanlar, italyanlar, ingilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, ispanyollar, Portekizler, Domenler yeni düşmanımızdır.Japonlar, Afganlar ve Amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır.

Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürciler, Çeçenler içerideki düşmanlarımızdır.

Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

Tanrı yadımcın olsun.
italyan faşizmine sempati duyulduğu, Alman nazizmine methiyeler yazıldığı, Rus komünizmine kur yapıldığı bir dönemde ortaya koyduğu Türkçü mücadele ile bir kahramanlık destanı yaratan Hüseyin Nihal ATSIZ, mahkemeler, tabutluklar, zındanlar, sürgünler ve mahrumiyetlerin süslediği âbidevî hayatıyla yakın çağın Türkçülük tarihinde bir Ulu Türk Bilgesi olarak yarınki Türk nesillerinin sonsuza uzanan yollarını aydınlatacaktır. Her nesil O'nda; heyecanının, coşkunluğunun, düşüncesinin terennümünü bulacak ve Türk'ün meselelerine Türk gözüyle bakışın metodunu öğrenecektir. Türk Milleti, O'nun Türklüğe adanan yetmiş yıllık hayatında, kahramanlık ile feragatın yüce ve ölümsüz tablosunu seyredecektir...

Şuna eminiz ki, Türklüğün ölümsüz efsanesi ATSIZ ATA, şimdi Tanrı Dağı'nda, Türk Atalarının kutlu tinlerinin toplandığı Tanrıkut otağında, çok sevdiği Kür Şad ile beraber Türk Elleri'ni izleyerek bütün Türklerin Bozkurt başlı sancak altında birleşeceği günü bekliyor...
hakkinda bi siktir git denilecek kadar sacma entryler girilen turk,yazar. oyle bir ortam olusmus ki sozluktemiyiz yoksa parti binasinda mi belli degildir.
hayati komplo teorilerinin icinde gecmistir. ilkokul daki cocuklara ogretmenlerinden beden derslerinde ata binmeyi ve cirit atmayi ogretmelerini istemis kımız icmelerini soylemistir. yaziktir gunahtir. hafifden mala baglamistir.
(bkz: atatürk milliyetçiliği)
bir türk büyüğü...
fikirlerine kısmen* katıldığım önemli bir insan.türk olan ve türklüğüyle gurur duyan bir insan.şu başımıza gelenler hep bunu yapmadığımız için gelmiyor mu?**
h.nihal atsiz turk ırkçılığının önemli şahıslarından birisindir, bugünkü mhp milliyetçiliğinden çok çok uzak marjinal bir milliyetçiliği savunmaktadır, yaşadığı dönem itibariyle avrupadaki aşırı milliyetçi akımlardan etkilendiği muhakkaktır. türk ırkının en üstün ırk olduğunu, ülke içinde yaşayan azınlıklardan (laz, ermeni, kürt, çerkes, abhaz, arap vs.) derhal kurtulmak gerektiğini söylemektedir. türkeş ile fikirleri üzerinde yaşadıkları bir gerilimden sonra yolları ayrılmıştır. türkçülük fikrinin temellerini oluşturmuş şahıstır. kafatasçıdır. savunulacak en iyimser tarafı anti-emperyalist olmasıdır, kürt sorunu kürt öldürerek çözülmez..
elalemin türklüğünü kafatasına göre değerlendiren, kendi kafatasını ölçtürdükten sonra şoka giren kişi... evet uymuyormuş kafatası, ilginç!
(bkz: Şamanist)
Ruh Adam romanında " geri gelen mektup" şiirini yazmış nev-i şahsına münhasır şahsiyet... Şiir mutlaka okunması gereken bir şiirdir ayrıca... Aha da burada (bkz: Geri gelen mektup)
(bkz: hüseyin nihal atsız)
dünyadaki tüm halkları düşman kabul eder türkün türkten başka dostu yoktur anlayışını benimsemiştir.
yönetime gelmesi dahilinde ikinci bir hitler olma potansiyeline sahip kişidir.
oğlu yamur atsızın solcu olduğunu duysaydı kafatasına sıkabileceği ihtimali yüksek olan insandır. Safkan türk olmadığını öğrenince depresyona girmiştir. Geri gelen mektup şiiri insanı çıldırtır. Bozkurtların ölümü kitabı tamamen gaza getirir...

(bkz: geri gelen mektup)
(bkz: mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın)
1944'te mahkemeye giderken YAŞASIN ATATÜRK sloganı atan ve Türk milliyetçiliğinin kurucularından olan şahsiyet
gerek görüşleriyle gerek görüntüsüyle Adolf Hitler'in Türk versiyonu olarak nitelendirilebilecek birisidir. Türk milliyetçiliğinin değil faşist Türk nazizminin kurucusudur* Bu adam faşist şovenizmin,gerici ırkçılığın o kadar dibine vurmuştur ki kendi zihniyetindeki olan üniversitedeki hocası dr.reha * bey'in yaptığı çok özel(!)kafatasıölçere kafa yapısını ölçtürdüğünde hayatının kabusuyla yüzyüze gelmiştir * Koskoca Nihal Atsız sadece yüzde 75 türk çıkmıştır, bak gördün mü? Nasıl kapatacağız yüzde 25'lik arayı? Memleket meselesi oldu vallahi. *** Her neyse sonra bu adamın öyle sözleri vardır ki sadece gülmek istediğinizde okumanız yararlı olabilir ,espri kaynağıdır bir yerde* Oğluna yazdığı vasiyette ülkenin yaklaşık olarak yüzde 99'unu düşman ilan etmiştir ve burada oğlunun ve oğlunun neslinin bunlara karşı savaşması öğütlenmiştir. Hani öyle bir düşman silsilesi ki hani ben diyeyim ispanya sen tut rusya öbürü desin küba öyle muazzam(!) büyük bi coğrafya yani.Hayır yer kalmamış olacakki bir de türkiye de ne etnik grup warsa alayını düşman ilan etmiş.Öyle birşey ki Allah bütün dünyayı Türkler'e düşman olsun diye yaratmış zannedersin, o kadar yani. Herhalde oğlu da ''ya baba sen ne yaptın ya, bu ne be?'' diyerekten sol görüşü benimsemiştir * * Efendim rastladığım sağ görüşlü arkadaşların çoğunun nihal atsız'ın turancılığı ile alparslan türkeş'in ülkücülüğünü*karıştırdığı da tespit ettiğim başka bir gerçektir. Hatta müslüman olmayan, hayatı boyunca da islam'ın karşısında ''ben ümmet falan anlamam,ırkımın ilk inancı neyse ben de ordanım'' ayağında laflar diyerekten, bilerek ve isteyerek şamanizmi savunmuş bi adamın mezarı başında ülkücü görüşe bağlı arkadaşlar tarafından Kur'an okunması da komik bir hadisedir. Ayrıca nihal atsız'ın başa geçtiği bir ülkede Türkiye nüfusunun 73 milyondan 2 milyona ineceği, ağzınızdan çıkan bir şive sözcüğünün ölümünüze gerekli nedeni hazırlayacağı, her evde bir kafatasıölçerin bulunacağı ve eve gelen misafirlerin ''misafir''sıfatını buna göre kazanacağı veyahut içimizde yaşayan kardeşlerimiz olan Kürt,çerkez,gürcü,rum ve diğer etnik grublara mensup insanlarımızın * gaz odalarında boğulup,kemiklerinden de sabun yapılabileceği su götürmez gerçektir. ünlü,başarılı öykücü saygıdeğer Sabahattin Ali ile olan sürtüşmesine hiç girmeyceğim. Atsız yandaşlarının mahkeme önünde Ali'nin kitaplarını yakma girişimlerinde bulunması ise en hafif tabiriyle ırkçı görüşün bir zavallılığıdır.

Hülasa bütün bu trajikomik ama gerçek olayları ifade eden sözlerden mürekkep olarak bu adamın hala haklı olduğunu düşünenler varsa cevap vermemeye gayret etmek gerekir, direk Allah'a havale edilmeli böyleleri diye düşünüyorum. Ha varsa da adam gibi yazsın entrysini, faşist tepkilere gerek yok hele bu sözlükte bunlara hiç yer yok, olmamalı da. Ona göre eleştirinizi yazın derken entrymi burda noktalıyorum. Herkes bisin ki Hüseyin Nihal Atsız asla bir kahraman değildi, olmamıştır da. Bence Hüseyin Atsız ve onun gibi düşünenlerin atladığı en önemli nokta bu ülke insanlarının aralarında bulunan sağlam kardeşliğin 'Türklük'ten değil 'Türkiyelilik'ten geldiği ve bunu ne yaaparlarsa yapsınlar asla bozamayacaklarıdır. Bu da böyle bilinsin!
dalkavuklar gecesi gibi romanlarında atatürk'e sataşmaya kalkışacak kadar ileri gitmiş faşist şahsiyet
Ulaştığı mallığın onu takip edenler tarafından geçtiğini görse gözleri dolacak olan ; kafatasçı olmasına rağmen kendisi türk asıllı olmayan adamcık.
şuan, oğlu yağmur atsızın komünist olduğunu bilse ne yapacağını merak ettiğim, gereksiz, hitler özentisi saçma yazar.
kendi fikirlerimi yazmadım (2 kez silindikten sonra alınan karardır). nedense bu adama girdiğim entryler hemen hakaret sayılıp siliniyor. lakin kim olduğunun bilinmesi için yazdıklarının okunması yeterlidir. fazla söze ne hacet.

"evet... kürt kalmakta direnir, dört beş bin kelimelik o iptidaî dilleriyle konuşmak, yayın yapmak, devlet kurmak istiyorlarsa gidebilirler. biz bu toprakları oluk gibi kan dökerek; gürcülerin, ermenilerin, rumların kökünü kazıyarak aldık, yine oluk gibi kan dökerek haçlıların savaşçı şövalyelerine karşı savunduk. kürtler 1839 yılına kadar askerlik bile yapmadılar. viyanadan yemene kadar her yerde türk ırkının kanı sebil gibi akarken onlar yaşadıkları dağlarda ve köylerde keçilerini güttüler ve fırsat buldukça hırsızlık ve yağmacılık ederek yaşadılar. iranla yaptığımız savaşlara yardımcı diye geldikleri zaman da daima fırsat kolladılar ve türk ordusunun yenildiği çarpışmalarda bu sefer iranla birleşip onu vurmaktan geri kalmadılar. birinci cihan savaşında bize topyekûn ihanet eden ermeniler, yerleşik türk halkını vahşi bir kırgınla bitirmeseydi ve dağlarda, sarp köylerde yaşayan kürtler bu kırgından kurtulmuş olmasaydı bugün çoğunlukta oldukları illerde de azınlık olarak kalmakta devam edeceklerdi. fakat yüzde yüz çoğunlukta olsalar bile türkiyenin herhangi bir bölgesinde devlet kurmak hayalleri, hayal olarak kalacaktır. yunanlıların bizans, ermenilerin büyük ermenistan kurmak hayalleri gibi... onun için türk milletinin başını belaya sokmadan, kendileri de yok olmadan çekip gitsinler. nereye mi? gözleri nereyi görür, gönülleri nereyi çekerse oraya gitsinler. irana, pakistana, hindistana, barzaniye gitsinler. birleşmiş milletlere başvurup afrikada yurtluk istesinler. türk ırkının aşırı sabırlı olduğunu, fakat ayranı kabardığı zaman kağan arslan gibi önüne durulmadığını, ırkdaşları ermenilere sorarak öğrensinler de akılları başlarına gelsin."

(bkz: kürtçe)
(bkz: kürt dili ve edebiyatı)
ata'nın "ne mutlu türk'üm diyene!" lafını anlayamamıs insan kişisi.
ileri derecede fasist ve paranoyak insan.bir türk cihana bedel, madem türksün göster ürksün,dünya türk olsun türünden tamamen hamasi fikirler ideolojisinin temelini olusturur.Dünyadaki hemen hemen tüm ırkları hiç bir neden göstermeden milli düsman ilan etmiştir.oğluna yazdığı vasiyeti ni okuyun allah askına

yagmur oglum!

bugun tam bir bucuk yasindasin. vasiyetnameyi bitirdim, kapatiyorum. sana bir resmimi yadigar olarak birakiyorum. ogutlerimi tut, iyi bir turk ol.
komunizm bize dusman bir meslektir. bunu iyi belle. yahudiler butun milletlerin gizli dusmanidir. ruslar, cinliler, acemler, yunanlilartarihi dusmanlarimizdir.

bulgarlar, almanlar, italyanlar, ingilizler, fransizlar, araplar, sirplar, hirvatlar, ispanyollar, portekizliler, romenler yeni dusmanlarimizdir.

japonlar, afganlilar ve amerikalilar yarinki dusmanlarimizdir.
ermeniler, kurtler, cerkezler, abazalar, bosnaklar, arnavutlar, pomaklar, lazlar, lezgiler, gurculer, cecenler icer(de)ki dusmanlarimizdir.
bu kadar cok dusmanla carpismak icin iyi hazirlanmali.
tanri yardimcin olsun!

nihal atsiz
4 mayis 1941

halen daha bir toplumun üstünlüğünün edebiyattan,sanattan ,bilimden,insalığa kattığı güzelliklerden gectiğini bilmeyen yada bilmek istemeyen kavun kafalı ınsanların idoludur. sırf farklı etnik kökenden olduğu için insanlardan ölesiye nefret etmek,fırsatı olsa hepsinin kökünü kurutmak onlara göre cok daha mühimdir insanlığı bir adım ileriye tasımaktan..

sempatizanları genelde uluyarak fikirlerini söyledikleri icin karsılıklı olarak adam akıllı tartısıp analiz yapmakta pek mümkün değildir.hele baska bir etnik kökendenseniz 3 sansınız vardır.ya vatan haini yada bölücüsüzündür.ücüncü sık her 2 side olabilir.

insanların cükünü basını ölcerek kafatascı ırkcılığın alasını yapan bu sizofrenik delinin pesi sıra gidenlere allah akıl fikir versin diyorum.biraz dünyada olup bitenden haberiniz olsun.biraz esnek, hosgörülü ,saygılı olmayı deneyin allah askına.böyle fasist düsünceler yayan psikopatlara nasıl tamah ediyorsunuz anlasılır gibi değil..
edebiyat yonu gercekten muazzamdir. bunun disinda kendisi irkci oldugunu kabul ettigi halde fasizmi hicbir zaman kabul etmemistir.
Sabahattin ali'nin içimizdeki şeytan adlı romanındaki faşist.
sitesine girildiğinde bir kurt uluması duyulmaktadır.

http://www.nihalatsiz.org
bunun gibi faşistleri edebiyat fakültelerinde okutmaktadırlar. ırkçılık en başta bir kompleksin sonucudur. türk milleti, tarihte hiç bir zaman bu kompleksleri yaşamamıştır. insanları hayvandan şundan bundan türetmeyi bilim zanneden aptalca fikirleri savunan kişidir. bu ırkçı ziyan insanı takip edecnler birbirlerine, "türkmüsün? müslümanmısın" diye soracak kadar, hadlerini aşmış zavallılar haline gelmişlerdir.

oğluna bıraktığı komedi harikası vasiyet, adam resmen aşmış.

yagmur oglum!

bugun tam bir bucuk yasindasin. vasiyetnameyi bitirdim, kapatiyorum. sana bir resmimi yadigar olarak birakiyorum. ogutlerimi tut, iyi bir turk ol.
komunizm bize dusman bir meslektir. bunu iyi belle. yahudiler butun milletlerin gizli dusmanidir. ruslar, cinliler, acemler, yunanlilar tarihi dusmanlarimizdir.
bulgarlar, almanlar, italyanlar, ingilizler, fransizlar, araplar, sirplar, hirvatlar, ispanyollar, portekizliler, romenler yeni dusmanlarimizdir.
japonlar, afganlilar ve amerikalilar yarinki dusmanlarimizdir.
ermeniler, kurtler, cerkezler, abazalar, bosnaklar, arnavutlar, pomaklar, lazlar, lezgiler, gurculer, cecenler icer(de)ki dusmanlarimizdir.
bu kadar cok dusmanla carpismak icin iyi hazirlanmali.
tanri yardimcin olsun!

nihal atsiz
4 mayis 1941
bizim geçmişte kimleri yargıladığımızı düşününce,"madem onlar yargılandı,bu adam da kesinlikle asılmalıydı!" şeklinde düşündüğüm insancık. adolf hitler 'in ne kadar insanlık dışı bir insan olduğunu söylerken bu adamı niye es geçtik?
1- asılması imkansız kişidir. ölmüştür.
2- eleştirilme konusunda es geçilmemiştir.

(bkz: başlığa cup diye atlamadan önce daha önceki entryleri okumak)
milliyetçiliği ile tanınan ve sevilen bir yazardır. en büyük sıkıntısını türkçülük-komünistlik zeminlerinde yaşamış , zamanında büyük çileler ve sıkıntılar çekerek dava uğruna hizmet etmiş, zor günler geçirmesine rağmen asla yılmamıştır. Yaşadığı dönemde kavga etmiş, hapiste yatmış, işini, eğitimini, v.s bilumum kötü günler geçirmiştir.
ülkücülerin kendisini benimsemesine rağmen, tek ayrılık noktası inanç olmuştur. cunku ulkuculukte turk-islam sentezi vardır ve bu temel üzerine inşa edilmiştir. atsızda ise bu yön biraz muammadır. netice itibariyla seveni ve sevmeyeni vardır ama saygı duyulması gereken bir mücadele adamıdır.
sabahattin ali'yi öldürmeyi düşünmüş garip şahsiyet.
trajik bir insan. ömrünü adadığı şeylere -eğer gerçekten adadıysa- olmasa da kendisine saygı göstermek gerekir.
Görüsleri hitler'den farksiz kendince bir öncü...
siyasi görüşünü bir yana bırakırsak, "bozkurtlar" serisi kitaplarıyla mükemmelliğe yaklaşmış bir edebiyatçıdır. Adam çatışma sahnelerini öyle bir anlatıyor ki, mekan gözünüzün önünde an be an canlanıyor*, betimlemeler müthiş, sıkmıyor, velakin sürüklüyor, ve o anı size yaşatıyor. o kadar gerçekçi anlayacağınız. önyargılar bir tarafa bırakılıp sadece bozkurtlar serisi okunmalıdır, çünkü büyük bir edebiyat başarısıdır kanımca...

edit: eğer sırf ideolojisi için kötülendiyse, kusura bakmayın ama kötülemek yobazlıktır. ve sizi bu adamla aynı kefeye koyar, kişilik-düşünce bakımından. ama yok eğer burada anlattıklarıma katılmıyorsanız, bir şey diyemem. ha evet kafatasçı, hitler özentisinin tekidir, illa ki benim kişiliği hakkında diğer yazdıklarımı bilmek istiyorsanız, bu başlıktaki diğer entrylerime bakabilirsiniz.
turkish hitler.
hakkında pek çok, eleştiriyi aşan aşağalamalar vardır. lakin doğru yada yanlış, inandığı doğrulara sonuna kadar bağlı kalmış, kurduğu dünya içerisinde yaşamış, gördüğü bir çok zorluk ve baskılara karşı direnmiş biridir.

fikirleri beğenilir yada beyenilmez ama onurlu, karakterli güçlü bir ideolog olduğu açıktır. türkiye genellikle sağdan soldan alınan fikirler ile ilerlerken o, ülke tarihinin yetiştirdiği ender ideologlardan biridir.

çok güçlü bir tarih bilgisi vardır. türkiye tarihi üzerinde etkisi yadsınamaz. bu etki günümüzdede devam etmektedir.

bir kahvede arkadaşı ile yapdığı saçma sohbette öğrendiği 3-5 bilgi ile ona gereksiz yada hitler yakıştırması yapmak, olsa olsa kendi acizliklerini yansıtmaktadır.
mezura ile kafatası çevresini ölçüp yüzde kaç safkan türk olduğunuzu söyleyebilen bir bozkurt idi. lakin büyük edebiyatçıdır.

göethe de ibneymiş ama herkes okuyor, saygı duyuyor ne iş?
Büyük bir düşünürdür sadece Türklüğü savunmuştur, özellikle şiirleri olduça okunasıdır.Hayatı boyunca onurlu yaşamış askeri tıbbiyeden bir arab komutana hazır ola geçip selam vermediği için atılmıştır...
ideolojisinden nefret etsem bile neden radisol cenahta apodan daha fazla nefret ediliyor anlayamadığım* hitler özentisi. sonuçta ikisi de ırkçı, fakat birisi ekstradan katliamcı. ilginç...
atatürk'ün eğitim alanındaki devrimlerine bakınız tepkisi nasıldır;

--spoiler--
Bence Türk gençliğinin kahraman yetiştirmek için maarifte bazı değişiklik yapmak lazımdır. Fikrimce bunların ana çizgileri şunlardır:

1- ilkokullardan başlayarak yüksek tahsil müstesna olmak üzere bütün okullardan muhtelif tedrisatı kaldırmalıyız küçük sınıflarda kız ekseriyeti arasında kalan bazı erkek çocukların erkeklik ruhlarını kaybettikleri ve kısmen avareleştikleri muhakkaktır.

2- ilkokulların programları bizim talebelik zamanımızda olduğu gibi olgunlaştırılmalı, ikinci sınıfta başlayarak her yıl biraz daha mufassal olmak üzere Türk tarihi ve grameri gösterilmelidir.

3- ilkokul talebesine verilen sınırsız hürriyet derhal kaldırılacak çocuk sıkı bir disiplin muhiti içine alınmalı ve hayatta disiplin denilen bir şeyin varolduğunu daha pek küçükken idrak etmelidir.

4- Ceza bütün şiddetiyle okullara girmeli ve kötü aile muhitlerinde yetişen veya şahsen fenalığa istidatı olan çocuklar yaptıkları hareketlerin mukabelesiz kalmadığını görmeli ve iyi çocukların da bozulmasının önüne geçilmelidir.

5- iyilerin ahlakını bozacak kabiliyette olanlar derhal okullardan çıkartılmalı ve bir kişi kazanmak için 40 kişinin önünden fena örnek bulunmasının önüne geçilmelidir.

6- Bütün oyunlar, ders kitapları, vazifeler, kahramanlar, Türkçülük, fedakarlık aşılayacak şekilde olmalıdır.

7- Kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bütün öğretmenler sade kılıkları ile talebeye örnek olmalıdır. Boyalı veya bob-stil hocalar derhal meslekten uzaklaştırılmalıdır.

8- Ortaokullarda askerlik dersi nazari ve ameli olarak çoğaltılmalı ve ciddi tutulmalıdır. Talebe askeri kanunlara ve cezalara tabi olmalı ve mektep üniformasını giymeğe mecbur edilmelidir. Ortaokullara girerken kendisinden ortaokul usullerine tabi olacağına dair imza alınarak söz ve mesuliyet ne demek olduğu kendisine anlatmalı ve nizamata aykırı gidenler tahsilden men edilmelidir.

9- Gramer, Türk tarihi, Türk coğrafyası, yurt bilgisi dersleri ortaokulun her üç sınıfına biraz daha genişletilmek üzere gösterilmelidir. Tekrar edilen derslerin ne kadar iyi öğrenildiği malumdur.

10- Ortaokulda milli sporlar başlamalı, kılıç, güreş, cirit gibi ananevi sporlar, yüzücülük, kürekçilik vesaire gibi savaşa yardımcı sporlar birinci mevkii tutulmalıdır.

11- Askerlik dersler ile sporlar en mühim dersler haline gelip her birinden ayrı not verme usulü konulmalı, gösteriş izciliği, caka resmi geçitleri kaldırarak yerine hakiki ve sert askerlik konulmalıdır.

12- Ortaokullarda hiçbir faydası görülmeyen, boşuna zaman, emek ve para harcamaktan başka bir şeye yaramayan ecnebi dili dersleri tamamen kaldırılarak bunun yerine askerlik ve spor dersleri konulmalıdır.

13- Lisenin ilk sınıfından itibaren edebiyat ve fen kolları ayrılarak yalnız bir tarafa istidatı olan pek çok değerli talebemizin parlak istidatlarının körleşmesinin önüne geçilmelidir.

14- Gramer ve yurt bilgisi dersleri bilhassa liselerde devam ederek talebenin kendi dilini ve memleketin kanunlarını kavraması temin edilmelidir. Geçen yıl liselerde okutulan gramer derslerinden benim aldığım iyi netice gramerin muhakkak liselerde de okutulması lüzumunu bana ispat etti. Böylelikle ilkokuldan itibaren gramer okumuş talebe liseyi bitirirken kendi diline tamamen hakim olacak ve artık memlekette "Kuyu sokak, Nur apartmanı" diyecek edebiyat öğretmenleri ve dil mütehassısları kalmayacaktır.

15- Askerlik ve spor liselerde daha sıkı olarak devam etmeli ve talebeler silahla toplu bir halde talime, hakiki süngü ve kılıçlarla hakiki mübarezeler yapmağa alışmalıdır. Zarar yok, aralarında tehlikeli yara olanlar bulunsun... Bu yaralar sinemaların, baloların yaptığı tahribat kadar zararlı değil; talebeyi tehlikeli azımsamağa alıştırmak bakımından faydalıdır.

16- Ortaokul ve liselerden en ufak ahlaki ve zaaf tartla ceza görmeli ve bu talebeler başka hiçbir okula alınmamalıdır.

17- Talebenin başına daima otoriter, seciyeli ve Türk öğretmenler getirilmelidir. Bizim talebemiz hatta kız talebemiz, gayri Türk öğretmenlere tahammül edememektedir.

18- Okullar birer kışla haline gelmeli, hatta liselerin müdürleri yüksek rütbeli subaylardan olmalıdır.

19- Okullar birbiri ile futbol gibi manasız ve voleybol gibi kadınca müsabakalar değil, askeri ve milli müsabakalar yapmalı. Türk kılıcı, okçuluk gibi milli sporlarımız ihya olunarak liselere sokulmalıdır. Bir stadyumda iki okulu temsil eden 22 gencin lastik top ardında koşması ile iki okulu temsil eden 200 gencin başlarında tulgalar, göğüslerinde zırhlar olduğu halde, hakiki kılıçlar veya süngüler çarpışmaları arasındaki farkı düşünür.

20- Bütün okul kitapları mütehassız ve fedakar öğretenlere, milli ve askeri ruh gözönüne alınmak şartile yeniden yazdırılmalı ve öğretmenler bu işin şerefi ile kanarak maddi kazanç beklememelidir.

21- Liselilerin fen kollarında laboratuvar çalışmaları arttırılmalı ve talebe yurt için yaratıcılık kabiliyeti daha bu sıralarda inkişaf ettirilmelidir.

22- Askerlik ve spor derslerinde liyakat gösterenler için eski ananelerimizde olduğu gibi alplık ve batırlık unvanları, bilgide başarı gösterenler için bilgelik ve danışmanlık unvanları ihdas olunarak hakkaniyet dairesinde talebelere verilmeli, sıkı mücazat olduğu gibi büyük mükafaatlar da bulunmalıdır.
--spoiler--
bunu seven bunu da sevdi:
(bkz: alparslan turkes)
(bkz: abdullah catlı)
(bkz: haluk kırcı)
(bkz: mehmet agar)
--spoiler--
Gazeteci-yazar Prof. Reha Oğuz Türkkan, Türkçülük davasında birlikte yargılandığı Atsız'ın kafatası ölçtüğüne dair iddiaların doğru olmadığını söyledi. Asıl kendisinin Atsız'ın kafatasını ölçtüğünü belirten Prof. Türkkan, 'Yeterince Türk çıkmadı ve çok bozuldu' dedi. Ünlü tarihçi ve Türkçü Nihal Atsız'ın oğlu Yağmur Atsız'ın, babasının nasıl kafatası ölçtüğüne dair yazısına gazeteci-yazar Prof. Reha Oğuz Türkkan'dan itiraz geldi.

Türkkan, kendisinin Atsız'ın yakın bir arkadaşı olduğunu hatırlatarak, 'Atsız'ın ırkçı olduğunda şüphe yok. Fakat tanıdığım Atsız'ın ne yazılarında, ne de konuşmalarında 'kafatasçılık' izine rastlamadım. Yağmur Bey'in de en azından o senelerde, babasının 'brakisefal, dolikosefal' gibi tabirler kullandığı tek bir yazısını gösterebileceğini sanmam' dedi. Türkkan, Sorbonne'de Antropoloji okuduğunu kaydederek, o esnada bir 'Antropometri (kafatası ölçüm aleti)' pergeli edindiğini, Türkiye'ye dönünce şakayla da karışık olsa asıl kendisinin kafatası ölçtüğünü söyledi. Prof. Türkkan, şöyle devam etti:

'Bir gün, kafatası ölçümünün insanın Türk olup olmadığını anlamak için değil, bir toplumun çoğunluğunun hangi tür
kafatası sahibi olduğunu tespit için yapıldığını arkadaşlarıma anlatıyordum. Atsız Bey, Cihat Savaşer, Fehiman Altan ve Necdet Sançar'ın da yer aldığı bir gruptu. Arkadaşlar kendilerinin kafatasını ölçmemi istediler. Ölçtüm. Atsız'ınki 81.4 çıktı. Halbuki Türklerin de dahil olduğu 'brakisefallik' 84'ten başlar. Atsız'ın fena halde canı sıkıldı. Ben de ölçtüğüme pişman oldum. Belki Yağmur Bey'in aklında bu olaylar kalmıştır ve aradan yıllar geçtiği için yanlış hatırlıyordur.'

Türkkan, 1944 Türkçülük Davası esnasında kendisinin antropometri pergeline de el konulduğunu, beraat ettikten sonra ise bütün ısrarlarına rağmen bu aleti geri alamadığını söyledi. Orta öğretim yıllarındaki tarih kitaplarında Türkler'in brakisefal olduğunu gösteren kafatası örneklerinin yer aldığını hatırlatan Türkkan, Prof. Afet inan'ın isviçre'de yaptığı doktorasında da bol bol kafatası ölçümü bulunduğunu ifade etti. Türkkan, Ermeniler'in Türkler gibi 'brakisefal' kafatası yapısına sahip olduğunu, ancak boyun kısımlarının biraz daha yassı olduğunu sözlerine ekledi.

81.4

Prof. Türkkan: 'Ölçtüm. Atsız'ın kafatası 81.4. Halbuki Türklerin de dahil olduğu 'brakisefallik' 84'ten başlıyor.'

84 ve üstü Türk

REHA Oğuz Türkkan'ın verdiği bilgiye göre, kafatasının cinsini belirlemek için 'antropometri pergeli' ile önce kafatasının genişlik ve uzunluk açısı ölçülüyor. Daha sonra çıkan rakamlar yüzle çarpılıp birbirine bölünüyor. Buna göre belirlenen kafatası tipleri şöyle sıralanıyor:

65-75 arası: Dolikosefal (uzun kafatası)

79-84 arası: Mezzosefal (orta yuvarlaklıkta kafatası)

84 ve üstü: Brakisefal (yuvarlak kafatası)

Doktorası için ölçüm istemiş

TÜRKiYE'de ilk antropolojik çalışmalar, Atatürk'ün isteği üzerine 1924'te, Türkiye Antropoloji Tetkikat
Merkezi'nin kurulması ile başladı. Daha sonra Türk Antropoloji Müessesesi adını alan bu kurum, 30'lu yılların sonunda Ankara'daki Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ne bağlanarak Antropoloji ve Etnoloji Enstitüsü olarak faaliyetlerini sürdürdü. Antropoloji Müessesesi'nin araştırma görevlileri, 1937'de, Türkiye'nin on değişik bölgesinde, yaklaşık 60 bin kadın ve erkek üzerinde incelemeler yaptılar. Bu araştırmanın yapılmasının bir sebebi de, Atatürk'ün manevi kızı Afet inan'ın Cenevre'de sürdürdüğü doktora çalışması sırasında karşılaştığı güçlükleri çözmekti. Çalışmalarda Sefalometri'ye (kafatası ölçümü) ağırlık verilmekle birlikte, tüm vücut ölçümleri de yapılacak, elde edilen bilgiler Afet Hanım'a da gönderilecekti. Daha sonra profesör olacak Afet inan ise bu bilgileri, 1939'da Cenevre'de Fransızca olarak basılan 'Recherches sur les Caracteres anthropologiques des population de la Turqui' adlı eserinde de kullanacaktır.
--spoiler-- *

ve ölümünde, kendi kafatasının ölçümü sonrası "saf türk" çıkmayışından sonra girdiği depresyon halinin etkisi olduğunu belirtmek isterim.

su katılmamış bir ırkçı olduğu, nihal atsız ın vasiyeti'nden de görülebilir.

zamanında, her faşist gibi, nazım hikmet'le yarışmış, ve onu sadece "nazım hikmetof" diye dalga geçerek aşağılama seviyesini yakalayabilmiştir.
faşist ideolojinin türkiye'deki distribütörü, fikir mimarlarındandır. onun hastalıklı fikirlerinden beslenen nice tetikçi bu ülkenin muhalif aydınlarına karşı şiddet fırtınaları estirmiştir. sorun atsız'ın sağcı ya da milliyetçi olması değil; türk olmayan gayri müslim ya da müslüman azınlıklara yönelttiği şiddet dolu fikirleridir. bugün onun ismini yaşatan forumlarda türkiye'deki azınlıkların nasıl yokedileceği tartışılmaktadır.
turancılığın yakın tarihimizdeki en önemli fikir babalarından kabul edilen görüşleri yer yer kafatasçılık kokan şamanist filozof..
dönemine kadar islamcılıkla içiçe geçen türk milliyetçiliğini islamdan arındırmak amacında olmuş kişidir. nitekim bu düşünce çerçevesinde islamın türkler sayesinde var olduğunu oldukça küstah bir dille iddia etmiştir: "türkler müslümanlık sayesinde değil, müslümanlık türkler sayesinde yükselmiş ve yaşamıştır" ayrıca "türklük, islamlığa yapacağı hizmeti yerine getirirken kendi varlığını, kendi dilini, kendi tarihini feda ederken Arap araplığını daima bilmiştir".

kaynak: nihal atsız, makaleler 3, Baysan yayınevi, 1992
tanım: sonuna kadar fikirlerinin arkasında durmuştur. saygı duyulasıdır.

şimdi soruyorum; şiddetle arkasında durulan her fikir ve bu fikri savunan her kişi saygı duyulası mıdır?

fikirler;

''tüm milletler düşmanımızdır''
''yahudiler gebersin''
''okullar kışlaya çevirilsin''
''derhal kılıç kalkan ekibi kurulsun''
''bayan yanı yetmez. tüm okullarda ''bayan çevresi'' uygulaması başlasın''

bravo!!! sayın atsız. dahiyane fikirleriniz için size bu plaketi şükranla takdim ederim.
(bkz: ruh adam)
20-10-2007 tarihinde sözlük sayesinde tanıştığım insan.
nedendir bilinmez olumlu veya olumsuz fikirlerinin üstünün örtüldüğü düşüncesi hasıl oldu beynimde.