1. 1.
    neden, nasıl bu hale geldim bilmiyorum. arkama baktığımda çok uzun yıllar da geçmemesine rağmen omuzlarımın düştüğünü hissediyorum. bazen gece yarısı kan ter içinde uyanıp farkında olmadan sövgüler yağdırıyorum; hayata, sevdiklerime, sevmediklerime. sabah uyandığımda annem söylüyor bunları bana neden diyor ne oldu ? ve sevgiyle başımı okşuyor yaşıma, sakallarıma, günahlarıma, artık bir adam olmama bakmadan 4 yaşımdan beri hatırladığım aynı sıcaklıkla okşuyor başımı. sonra kendime soruyorum. neden? ne oluyor sana diyorum, cevap yok. her sabah iş arkadaşlarına, jeton aldığı gişe görevlisine hatta çok zaman da metroda göz göze geldiği ama hiç tanımadığı, hiç tanışmadığı bir amcaya bile içtenlikle, büyük bir samimiyetle günaydın diyebilecek kadar hayat dolu sevgi dolu görünen biri nasıl olur da geceleri bir yükün altında ezilip hayata isyan etmeye başlar. ertesi sabah daha bir yorgun, daha bir soğuk, daha bir kırgın başlıyorum hayata. ama hayat her defasında kandırıyor beni. artık yeter dediğimde tam kulaç atmayı bıraktığımda biraz daha parlıyor hiç ulaşamadığım deniz feneri, karanlık denizin ortasında. bir umut diyorum. acaba diyorum.

    halbuki ilk açıldığımda denize ne kadar büyüleyiciydi. ne kadar da güzeldi.
    masmavi denize ilk sarıldığımda bu benim hayatım demiştim. sonrasında artık karayı göremeyecek kadar uzaklaştığımda. ilk fırtınam ile karşılaştım. daha ilk seferden çok hasar görmüştüm ama en sonunda toparladım. derken başka bir fırtına derken başka ve yine bir tane daha ve bu sürekli böyle devam ediyordu. artık ne beni koruyacak bir gemim kalmıştı ne de hayata karşı dik başlı ben. en sonunda baktım ki ben denizle mücadele edemem ben denizin olmalıyım. ve kendimi bıraktım gecenin karanlığında denize. işte o gün bugündür sürüklenip durdum belki bir sahilde son bulur diye bu hayatım. ama bir umutta vardi içimde, hep o deniz fenerine gidecek; dışarıda fırtınalar koparken en alt kattaki odamda gaz lambasının ışığında kitap okuyarak geçireceğim sakın huzurlu bir hayatı düşledim. neden mi deniz feneri ? bilmiyorum ama hayata karşı onun kadar dik durabilen başka ne var ki. dalgalar döverken vücudunu o sadece başkalarına yol gösterebilmek için onlara umut olabilmek için göz kırpıyor gecenin karanlığına. ondan daha güçlü ne olabilir ki; babam gibi aynı... sonra ağlıyorum, hüngür hüngür ağlıyorum çığlıklar atarak ağlıyorum ama kimse anlamıyor ağladığımı. çığlıklarımı kahkaha sanıyorlar. hem zaten hiç belli bile olmuyor denizin ortasında ağlamak. gözlerimden süzülen tuzlu su sanıyorlar. aslında o gözlerden umutlarım akıp gidiyor. bir hayat kayıyor yanaklarımdan denize, benden öncekilerin umutlarının aktığı yere denize ama herkes o kadar meşgul ki kendi deniziyle olan mücadelesinde farketmiyorlar bile.

    kimileri ulaşıyor amacına zaten öyle olmasa o deniz fenerinde ışık olurmu hiç.
    bazıları deniz fenerine ulaşıyor. bazıları bilmedikleri bir kumsalda açıyor gözlerini, bazıları aşkı buldum deyip birbirlerini öyle bir sarıyorlar ki gömülüm gidiyorlar karanlık sulara. bazıları da benim gibi sadece öyle sallanıyor dalgaların arasında içinde bir mektup olan şişe gibi aslında çok ta benziyoruz birbirimize içimde ona yani tanımadığıma yazılmış olan aşk şiirlerimle hikayelerimle maceralarımla umutsuzca kulaç atıyorum belki bir gün beni bulur diye sonra diyorum hayat mı deniz? deniz mi hayat? nasıl benzer bu kadar birbirlerine. ve yine ağlıyorum umutsuzluğuma hüngür hüngür.
    33 -5 ... bado
  2. 2.
    başınıza gelebilecek en kötü şeyin geldiğini düşündüğünüzde yapmak istediğiniz tek eylemdir. her koşulda ne olursa olsun ağlayan siz tek damla gözyaşı dökemezsiniz. hani der ya can yücel, aci doruga ulastiginda gözyasi; gelmezmis gözlerden neden hiç aglamadigini anladim, içinize atarsınız. halbuki canınız hiç yanmadığı kadar yanıyordur. tek çare içinize atmak olur. içinize atarsınız büyür büyür büyür.. artık hiç olmaycak şeylere bile gülmeye başlarsınız. durduk yere kahkaha atarsınız. ama öyle bir şey olur ki hareketli bir şarkıda bir kelime duyarsınız, kavga eden bir çift görürsünüz... birden ağlamaya başlarsınız hüngür hüngür. kimse durduramaz sizi. aslında bu ağlama hem acıdan kurtulmadır hemde ondan...
    2 ... ezgi58
  3. 3.
    ağlamak ihtiyaçtır.. herkes isteyebilir.
    3 ... insensitive sensation
  4. 4.
    hüngür hüngür ağlamak istemek kendi kendine bunalıma girmek istemektir herhalde. ağlayacaksan ağlarsın zaten. ağlamak istemekte neymiş. çok sahte geldi bana.
    -2 ... uzunlafinkisasi
  5. 5.
    erkek adam ağlamaz savsatasına baş kaldırmaktır. Ağlamak isyandır.
    2 ... yok artik daha neler
  6. 6.
    içine attığın üzüntülerin bir zaman sonra patlak vermesi.
    ağlamak iyidir. herşeye inat..
    1 ... ajdarkolik metalci
  7. 7.
    rahatlatıcıdır ama 'ağlamak ağlamayı gülmek gülmeyi getirir...' sözünü de kaale almak lazım.
    3 ... bridgetjones
  8. 8.
    gözyaşaltılarını serbest olabildiğine özgür bırakmak.hele birde yağmur damlalarıyla yarıştırabiliyorsan, amacına ulaştırdığın eylemin olur ağlamak. ağlamak ihtiyaçtır evet. ağlamak, güzeldir de.
    1 ... elissa
  9. 9.
    (bkz: ağlama melis)
    -1 ... na musait
  10. 10.
    şuanda içinde bulunulan durum....
    2 ... azul marino