1. 1.
    feto'nun bütün şirketlerine, bankalarına, özel okullarına, dershanelerine, televizyonlarına, gazetelerine el konuldu. her ne kadar siyasi ayağı ile ilgili hiçbir adım atılmasa da pek çok feto ile bağlantısı olan öğretmen, imam, polis, subay, gazeteci, yazar, hakim ve savcı içeri atıldı.

    Buraya kadar hepsi iyi güzel. Ama bunlar tam olarak bataklıktaki sinekleri öldürmeye benziyor. Henüz daha bataklığı kurutmak için bir adım atılmış değil. ve o bataklık kurutulmazsa eğer bir hükümet değişikliği ile yeniden sinekler üreme imkanı bulabilirler.

    Feto ile etkin mücadelenin yolu feto'nun beslendiği kaynakları tespit etmek ve onları yok etmekten geçer. Yani feto'nun ilham aldığı düşünce kaynaklarını kurutmadan feto ile köklü bir mücadele vermiş sayılmazsınız.

    Bu terör örgütünün ana besin kaynağı hiç şüphesiz said-i kürdi isimli karacahil ve onun risale-i nur denilen saçmalama serisidir.

    sorularlarisale sitesinden bir alıntı yaparak sizlere fetö'nün dinlerarası diyalog projesinin nereden çıktığını göstereceğim:

    "isevî cemaati tabiri, burada dinsizlik ve komünizm ile mücadele eden dindar Hristiyanlara işaret ediyor. Ama bu dindar Hristiyanlar, aynı zamanda islam hakikatlerine yaklaşma çabası gösteren ve Hristiyanlığın batıl inançlarından sıyrılıp hakiki tevhit inancı olan islam’a girmeye hazırlanan geniş bir kitleyi temsil ediyor. Tabi bu bir hareket ve süreçtir, olgunlaşması ve meyvesi geniş bir dönem içinde tahakkuk edecektir.
    Deccalizm olan komünizm ile mücadele de Hristiyan ve islam alemi birlikte ve ittifak ile hareket etmişlerdir. Soğuk savaş dönemi incelenirse bu mesele daha iyi anlaşılır.
    "Îsevîlerin hakiki dindarları ya da hakiki isevi tabirlerini iki şekilde anlamak mümkündür. Müslüman isevîleri tabirini de bu kapsamda değerlendirmek mümkün.
    Birisi, islam dini ile müşerref olmuş Hristiyanlardır. Yani Hristiyanlıktan islam’a geçmiş kesimlere işaret etmek için konulan sembol bir tabirdir. Nasıl Müslüman Türkler denildiğinde bir kavme atıf vardır, aynı şekilde hakiki dindar iseviler tabirinde de Müslüman isevilere atıf vardır.
    ikincisi, samimi bir şekilde komünizm karşısında mücadele eden dindar, ama tutucu ve bağnaz olmayan Hristiyanlardır. Bunlar dinin komünizm karşısında muhafaza olması için islam ile ittifak ediyorlar. Bu ittifakları belki ahirette karşılıksız kalmaz, ama onların cennete girmesine yetmeyecektir. Zira cennete ancak islam olunca girilebilir. insanların iyilikleri cennet için yeterli değildir, iman da lazımdır."

    Görüldüğü gibi said-i kürdi'nin bu fikirleri tam olarak dinlerarası diyalogun bir özeti. Açıkça müslümanlar ve hristiyanlar arasında bir ittifak kurulmasından bahsediyor.

    Kuran'ı okumuş herkes bilir ki isevi müslüman ya da gerçek hristiyan gibi kavramlar tamamen islamdışıdır. kuran'a göre isa da bir müslümandır ve tıpkı muhammed gibi islam'ı tebliğ ettiği söylenir. daha doğrusu bütün peygamberler kuran'a göre islam'ı tebliğ etmiştir.

    Görüldüğü gibi feto denen virüsü bir daha ürememek üzere ortadan kaldırmanın yolu önce said-i kürdi denilen yobazın düşüncelerini ortadan kaldırmaktan geçer.

    Peki hükümetin neden bu yolda bir adımı yoktur? Cevabı çok basit. çünkü akp ile feto'nun beslendiği fikir kaynakları neredeyse tamamen aynı.
    1 ... marjinal bir yurtsever