bugün

oysa ki cipsler,patlamıs mısırlar, kolalar hazırlanmıs eglenceli dakikalar geçirilece?i düsüncesine kapılmıstır izleyiciler..film hakkında 'olum walla çok acıklı acaip film' gibi duyumlar alındıysa da izleyiciler günlerini hicbir seyin bozamayacagını , beraber cok egleneceklerini düsünüyorlardır..

film baslamıs yarım saat ,kırk bes dakika kadar zıkkımlanılmıs filme az cok adapte olunmustur...dananın kuyrugu orda kopar iste nefsin az cok duruldugu,filmin ne anlattıgı degil ne anlatmak istedigi anlasıldıgı yerde..tabaklar,bardaklar bir yerlere fırlatılır ve izleyiciler topluluk olusturdukları yerden birer birer uzaklasmaya,kucaklarına bir yastık alıp filme tam anlamıyla kapılmaya baslamıslardır...

film bitmistir..birkac kisi gözlerini siler ,birkac kisi 'iyiydii bee' seklinde uyduruktan kelimeler savurur ama genel hava sessizdir..herkes kendi ıssızlıgına gömülmüs ve filmden sectikleri birkaç sahneyi düsünüyorlardır..kimsenin canı konusmak,yemek-icmek ya da makara yapmak istemez..hatta filmdeki afetten * bile bahsetmek kimsenin isine gelmemektedir..herkes filmin vicdanlarında bıraktıgı o seyle o kadar mesguldur ki donen dunya ve zar zor toplanmıs arkadaslar kimsenin umurunda olmaz..

havaya derin bir sessizlik hakimdir..bu sessizligin bir saat kadar bile sürebildigi tecrübe ile sabittir..

requiem for a dream i ya da the english patient ı izledikten sonra içine gizlenmeyen kac kisi vardır ki??
garden state i izledikten sonra beceriksizce konusmaya yeltenen arkadasin suratina kes sesini bakisi atmakla vuku bulur bu olay bazen...ya da being john malkovich den sonra o buyu bozulmadan filmi dusunmek icin "ben yatiyorum" deyip ortami terk etmekle..
komedi, şamata ve yüksek bütçe barındırıp kalite barındırmayan filmlerden bıkan seyircinin, senaryo ve kadro seçiminde 12' den vurmuş ve özenle yapılmış filmi izledikten sonraki hali.
izlenen filmin porno olması kuvvetle muhtemeldir. abi öyle hatun görmedim, film bitti ağzım açık kaldı şeklinde yorumlaması da yapılır o sessizliğin.**
(bkz: gladiator)
(bkz: the last samurai)
(bkz: mustafa hakkında her sey)
film biter, ortama sessizlik hakimken biri çıkar:
-yuh lan,böyle film mi olur,gerçek deeğil abi ınlar yaa,baksana şunlar da inanmış izliyo.
der.
böyle gıcık bir tipin heryerde olabileceği ihtimaline kendimizi hazırlandıramdığımız için garip bir sinir ve elden hiçbirşey gelemeyeceği duygusu ortamdaki herkesin içini yerken.
Bir teyzemiz imdada yetişit:

-Evladım gerçek birşey istiyosan yürü belgesel izle.

ondan elden bişey gelmiyor duygusu bizden sıyrılıp adama yapıştı.Çünkü o sözü biz söylesek kaslarını kullnarak bizi sustururdu, ama laf o teyzeden çıkınca...bir adet mavi ekran..

iyiydi..
filmde anlatılmaya çalışılanlarla kafanızda yerini almış yeni soru işaretleri ile geçirilen zaman dilimidir.

(bkz: ingmar bergman)
(bkz: lars von trier) filmleri...
"hassssktiirrrr" gibi bi edayla bozulan kız çocuğunun doğmasına izin verilmeyen kısa fakat öz olan sessizlik.
film sonrası yasanan kısa süreli soktur fakat öyle filmler wardır ki hassiktir lan bi daha izliim dersin (bkz: memento)yada bazı filmler wardır ki 3 gün etrafa ters ters bakıslar atarsın. (bkz: the godfather)
bir topluluğun fotoğraf çekildikten sonra dağıldığı an ile eşdeğer olup, sayı doğrusu üzerinde sıfıra soldan yaklaşırlar.
karakterlerin senaryoyu ustalıkla yansıtması ve her sahneye, final de dahil olmak üzere, ruhunu katmasının sebep olduğu, film üzerine düşünülerek geçen sessizlik.
orgazm sonrası içilen sigara gibidir. filmdeki mevzuları beyin bir süre idrak edemez. kendine gelmen on dakikanı alır. (bkz: tamam geçti)