bugün

bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı hazırlanan, ekim - kasım aylarında tek doz şeklinde yapılması gereken, embriyonlu yumurta kesesinden elde edildiği için yumurta alerjisi olanlar tarafından kullanılmaması gereken aşıdır. aynı zamanda babamın her sene en az bi kere şiddetli grip olmasını engelleyemeyen *** ama benim kışı sapasağlam geçirmemi sağlayan aşıdır.
eylül, ekim, kasım, aralık ve ocak aylarından herhangi birinde yaptırılması gereken koruyucu aşı.
grip olunmadan evvel vurulması gereken aşı*
(bkz: vaxi grip aşısı)
işe yaramadığını 20ytl'lik aşı yerine 40-50 ytl'lik ilaç satmayı hedefleyen ilaç firmaları uydurmaktadır. yalnız şu hususa dikkat edilmelidir.
http://www.tgrthaber.com....a1-4e32-8214-eb6d40b3e2c4
içindeki yüksek oranlı civa nedeni * ile onkologlarca pek tavsiye edilmeyen aşıdır. 3 gün önce tv de izlediğim bir pogram aslında grip aşısının pek de iyi bir şey olmadığını gösterdi. programda doktorların görüşleri alındı ve onkolg olan bir doktor bu aşıyı kanser tedavisi görüp iyileşmiş hastalara pek önermediklerini söylemiştir. yine gelişme çağındaki çocuklar için de zararlı olabilecek özelliklere sahipmiş. örneğin çocuklarda otizm hastalığını tetiklemekteymiş. programda bir doktor grip aşısı için şu benzetmede bulundu. grip aşısı yaptırmak eline bir çay tabağı büyüklüğünde zırh alıp kendini korumaya çalışmaya benziyor. kurşunun ona denk gelip de sizi kurtarması ihtimali ne ise grip aşısının da etkili olduğu virüslerin denk gelip sizi koruma ihtimali odur. ancak çok zayıf bünyeye sahip ve çok sık hastalananlar için önerilir, normal insanlara yarardan çok zararı dokunmaktadır.
faydası çok tartışılır hale gelmiş, ne arapın yüzü ne şamın şekeri aşısıdır.
4 yıldır olduğum ve son üç yılda hiç aşı olmadığım önceki yılların aksine gribe yakalanmamamı sağlayan aşı...
size ulaşana kadar soğuk zincirin korunduğuna emin olduğunuz yerlerde yaptırmanız gereken, ilk yapıldığında kendinizi biraz kırık hissetmenize yol açan, şahsen faydasını gördüğüm aşı çeşididir.
aslında her sene değişen virüs gamı ile farklı bir aşı olarak karşımıza çıkan aşı. kesinlikle yapılması ve kışı burun falan çekmeden yataklara düşmeden atlatılması şiddetle önerilir.
vurulduğunuz gün ya da sonraki gün yan etki olarak hafif ateş ve halsizlik yapması normal karşılanan aşı. bu aşıyı vuruldum, bana bir şey olmaz deyip de aralık ayında gece dışarı tişörtle, incecik gömlekle çıkarsanız siz kaşınırsınız.
velhasıl kelam işe yarayan, her sene buluttan nem kapan bünyelerin gribe yakalanmasını zorlaştıran güzel bir aşıdır.
korkmayın, koldan vurulur, acıtmaz.
bir halta yaramadığına dair çeşitli çevrelerde şüpheler uyandırmıştır. öyle ki bu şüpheler rivayet değil gözle görülebilen somut şeylerdir. örneğin vurulursunuz aşıyı bir ay sonra grip olursunuz. yatak döşek yatarsınız hani nerde perhiz? nerede lahana turşusu? ama grip her sene daha dirençli oluyormuş. merak ediyorum ben kendim olarak nasıl oluyor da limon ve portakala karşı direnç geliştiremiyorlar? yalan ulan bu grip aşısı vallaha. ilaç sektörü hepinizi çatır çutur yiyor. afiyetle.

sağlık sektörüne karşı olmadan hayatta kalamazsınız. siz siz olun neandertal hocanın nasihatlarına uyun. grip olmak istemiyorsanız çeşitli aralıklarla şu karışımı yapın tüketin; bir limon sıkılır ve ılık su ile karıştırılır (su bardağının 1/4'ü kadar). daha sonra bir diş sarmısak ezilir ve karışımın içine koyun. daha sonra biraz tuz koyun ki tansiyonunuz manyaklaşmasın. sonra karışımı fondipleyip için. sakın ola yavaş yavaş içmeye kalkmayın içemezsiniz. hadi bakim kuzucuklarım bu da size bir abi tavsiyemdir.
bir kere olduktan sonra her yıl olması zorunlu olan bir aşı türü. Bu aşı olunduktan sonra ertesi gün grip olma ihtimali çok yüksektir.(dün olduğum grip aşısı yüzünden, bugün gribim)
bu yıl mutlaka olunması gereken aşıdır çünkü domuz gribi diğer grip türleriyle birleştiğinde çok daha tehlikeli olmaktadır.
işe yaradığı tartışılır aşı tipidir. kapsama alanı dardır.
fluarix in fiyatı 18,01 tl, vaxi grip in fiyatı 17.26 tl,influvac ın fiyatı 9,25 dir; ama malesef influvac ı bulmak biraz zor olmaktadır.sgk astım hastalarının,kalp hastalarının ve 65 yaş üzerindekilerin aşılarını yılda 1 kere karşılamaktadır.
uzak durulursa sene boyunca ortalama 4 kez grıbe yakalanma olasıdır. tat alamazsın, nefes alamazsın, koku alamazsın, akrep nalanla 4 gece duraklamadan zaman gecirmek gibi bir halsizlik olur. olunması gereken bir aşıdır halihazırda.
FLUARIX marka grip aşısını vurulduktan sonra hasta olma riskiniz %3'tür. hadi diyelim bahtsız bedevisiniz ve hasta oldunuz en fazla 3 gün sürüyor hastalığınız ve bulaşıcı bir hastalık taşımıyorsunuz.

ben 1 hafta önce oldum daş gibiyim.

eczanelerde fiyatı 18 tl.
karaborsaya düşmek üzere olan aşı.
bu yıl mevsimsel grip aşılarıyla beraber içine domuz gribi aşısınında eklenmesiyle beraber uygulanması gündemde olan aşı.
6-7 senedir düzenli olarak olduğum aşı. geçen sene olmadım ama grip de olmadım. yani kazandırdığı bağışıklık aslında 1 seneden fazla. bu yıl fiyatı 11.80ykr.
her kış 2-3 defa hastalanan bana birkaç yıldır hiç hastalanmadan kış geçirmemi sağlayan aşı.

(bkz: herkes grip aşısı olsun)
her yıl grip mikrobu kendini yeniler ancak anlaşılamayan hangi genetik zincirle önümüze çıkacağı nasıl bilinip de aylar öncesinden piyasaya sürülüyor. burdan anlaşılan adamlar mikrobun genetiğinini değiştirip ona göre aşı hazırlıyorlar. doğrudur işe yarar birçok grip şuşuna karşı etkilidir. yan etkisi diğer aşılar kadardır.
bir boka yaramayan aşı.
grip aşılarının kahraman savunucusu, viroloji profesörü Selim Badurun ağzından grip aşısı ile ticari kelimelerini yan yana duymak bir başka keyifli oluyor.

Türkiye'de grip mevsiminin ocak, şubat, mart aylarına kaydığını, buna karşın grip aşısının hiçbir Batı ülkesinde örneği olmadığı şekilde, ağustos sonunda piyasaya verildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Badur şunları söylüyor:

"Tamamen ticari kaygıyla yapılıyor. Bir firma diğerinden bir hafta önce getirirse mal fazlası olarak depolara, eczanelere yığar ve piyasayı kapatır. Bu böyle giderse temmuz ayında grip aşısı çıkacak Türkiye'de. Fransa bu yıl grip aşısını 9 Kasım'da çıkarıyor, toplumunu da o gün için bilgilendiriyor. Bizde, aşıyı bir gün önce piyasaya vereyim demek, bizi komik durumlara düşürüyor, böyle olmaması gerekir.

Bu dönemde insanı aşılamanın yararı yok. Hatta yaşlılar için sakıncası var. Çünkü immün sistemleri zayıf, aşının bağışıklığı da 6-8 ayda geçiyor, etkisi kalmıyor." dedi.
yerine kefir içilse daha mantıklı olan eylem. şimdi demeyin ne alaka diye. var alakası. araştırın az.
dunya saglik orgutu (who) nun her sene en yaygin ve tehlikeli 3 susu yu tespit ettikten sonra ilac firmalarinin bu 3 susuya care aşı uretmesi sonucu eczacilarda yerini alir.
etkisini 3 hafta sonra gosterir.
dusunun ki 100 e yakin virus var ve bunlardan sadece 3 une care var oldugunuz asida. ama boyle demek olmayin demek anlamina gelmiyor. 2-3 sene once olmustum ve cok iyi bi sekilde atlatmistim. ama gecen kis olmamistim o halde yine iyi bi sekilde atlattim. hemde gecen kis ne kadar sert gecti biliyor tum herkes.
olmasak mi sozluk, bilemedim.
bir işe yaramayan aşı. evet.
çocukluğumun korkulu rüyası olan aşı.
virüsler kolayca mutasyona uğrayabildiklerinden bi boka yaramayan aşıdır.
virüsü kapmadan önce olunursa çok işe yarayan aşıdır.

birkaç senedir grip olmadığım günler sayılı olduğu için aşı yaptırmıyorum, o ayrı.
Aşı olduktan sonra 2 gün içinde vücutta ağrı oluşmaktatır .
yıllardır psikolojik olarak olduğum ama etkisini de hiç göremediğim aşıdır.
Faydasını pek göremediğimiz aşıdır.
gereksiz aşı.

hayir ben demiyorum. hastane ve eczanelerde kamu spotu seklinde brosurler olur. ustlerinde surekli yazar "grip halinde ilac kullanmayin. istirahat edin." diye. ustlerinde grip asisina dair yazi da bulunmaz.
'Abd'yi nasıl zengin ederiz' konulu uzun metrajlı film.
Yıllardır oluyorum turp gibiyim, sayesinde hiç grip olmadım tavsiye eserim şimdi tam zamanı.
Olmayanların grip oldum diye ağladığı aşı. Aşının yıllara göre dalgalanmalar da olsa ortalama yüzde 70 koruyuculuğu vardır. Domuz gribi de aşı suşlarına dahildir.
Doktorlar grip aşısı yaptırıyor mu?
--spoiler--
Türk iç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TiHUD) tarafından düzenlenen '18. Ulusal iç Hastalıkları Kongresi'nde, gripten diyabete kadar birçok hastalığın Türkiye'de görülme oranları ve tedavileri ile ilgili gelişmeler tartışıldı. Kongrede ayrıca grip aşısının önemi, dünyadaki yeri ve ülkemizdeki uygulanma oranları hakkında bilgiler verildi. Grip aşısı gerçekten faydalı mı, doktorlar yaptırıyor mu, Türkiye'de grip aşısı yaptırma oranı nedir? işte ayrıntılar...
Antalya’da düzenlenen ’18. Ulusal iç Hastalıkları Kongresi’nde konuşan Türk iç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TiHUD) Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, soğuk algınlığı ile karıştırılan gribin aslında çok daha ciddi bir sağlık sorunu olduğu vurgusunu yaptı. Özellikle yaşlılar, kanser tedavisi görenler, kronik hastalıkları olanlar ve gebeler için ölümcül olabilen grip, aşı ile önlenebilir mi? Ünal, Türkiye’deki grip aşısı uygulamaları ile ilgili çarpıcı bilgiler verdi.
“TÜRKiYE’DE AŞI YAPILMASI GEREKEN 24 MiLYON iNSAN VAR”
Türkiye'de aşı yapılması gereken insan sayısına ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Ünal, “Aşının yararını tartışıyorlar. Bir doktor açıklama yapıyor işte ‘Geçen sene canlı aşı yapılan Amerika'da koruculuğu yüzde 10 oldu' doğru. Sadece çocuklara yapıldı yetişkinlere yapılmadı. Koruyuculuğu düşük oldu çünkü aşının hazırlanışında sorun vardı. Biride çıkıp diyemiyor ki canlı aşı Türkiye'ye gelmedi kullanılmıyor. Bunu bilmeden grip aşısı korumuyor diyorlar. 23- 24 milyon aşı yapılması gereken insan var. Ancak Türkiye'ye her sene gelen aşı miktarı 2.3 milyon civarında. Yüzde 10'larda kalıyor. Mevsimsel gribin ABD yıllık maliyeti 8 buçuk milyar dolar. O nedenle bütün toplumu aşılamaya çalışıyorlar. Biz çok akıllıyız da onlar mı bu işi bilmiyor? Dünya Sağlık Örgütü listesinde aşı yapılması gerekenlerin başında gebeler, 65 yaş üstü kişiler ve altta kronik hastalıkları olanlar” dedi.
DOKTORLAR GRiP AŞISI YAPTIRIYOR MU?
istanbul'da 300 doktor üzerinde yapılan bir araştırmaya da değinen Prof. Dr. Ünal, sağlık personelinin aşıya bakışıyla ilgili şunları söyledi:
“Vatandaş isteksiz doktor isteksiz, aşılama oranı yüzde 5'in altında. Vatandaş istekli ama doktor ne gerek var diyor, aşılama oranı yüzde 35'lerin altında. Vatandaş isteksiz, doktor biliyor ve yapıyor, aşılama oranı yüzde 85. istanbul'da 300 civarı hekime soruluyor. ‘Hayatınızda hiç grip aşısı yaptırdınız mı? 180'i hayır yaptırmadım. Neden yaptırmadın? Yüzde 46 ‘Grip aşısının koruyuculuğundan emin değilim'. Yüzde 32'si aşı gribe neden olabilir diyor. işte bunu anlamıyorum. Aşı dediğimiz virüs çoğaltılıp ayrılıyor. Hastalık yapması söz konusu değil” dedi.
TOPLUMUMUZU EN ÇOK TEHDiT EDEN HASTALIK…
istanbul Üniversitesi istanbul Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Güler ise yüksek tansiyonun önemine değindi. Hipertansiyon ve diyabetin kardiyovasküler hastalıklara neden olduğunu belirten Prof. Dr. Güler, “Türk toplumunda üç kişiden birinde kardiyovasküler hastalık var. 2005 yılında 17 milyon insan dünyada bu hastalıklardan ölmüş. Yapılan çalışmalar ve bulunan yeni moleküllere rağmen, kılavuzlarla halkı bilinçlendirme çabalarına rağmen 2020 yılında bu rakamın 20 milyona çıkması bekleniyor. Hakikaten çığ gibi toplumumuzu tehdit eden en büyük hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklardır” dedi.
“HEPATiT C'NiN TEDAViSi iHMAL EDiLMEMELi”
Başkent Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Özer de, Hepatit C virüsü (HCV) konusunda açıklamalarda bulundu. insandan insana bulaşan bir virüs olduğunu belirten Prof. Dr. Özer, “insandan insana kan ve kan ürünleri ile bulaşır. Ayrıca ortak iğne kullanımı ve cinsel temas yoluyla da bulaşabilir. Hepatit C'li birçok hastada bulgu ya da belirti yoktur. Ancak bazı hastalarda halsizlik, yorgunluk, bulantı, kas eklem ağrısı ve kilo kaybına neden olabilir.
Hepatit C hastalığı tedavi edilmediğinde uzun yıllar sonra karaciğerde sertleşme, büzüşme ile kendini gösteren siroza neden olabilir. Ülkemizde hepatit C sıklığı yaklaşık yüzde 1 civarındadır. HCV bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 15-20'si 6 aylık bir sürenin sonunda tamamen iyileşir. Yüzde 80-85'i ise kronik hepatit C ile infekte birey haline gelir. Bu kişilerin yüzde 20’sinde ise sonunda karaciğer kanserine dönüşme riski olan siroz gelişir” dedi.
EKLEM ROMATiZMASININ EN ÖNEMLi BELiRTiLERi NELER?
Artrit hastalığı hakkında farkındalığın çok önemli olduğunu ve bu hastalığın erken evrede teşhisinin tedavi başarısını önemli oranda arttırdığını söyleyen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. ihsan Ertenli, şu açıklamalarda bulundu; “Artritin (arthritis) kelime anlamı eklemdeki yangılı (inflamasyon) durumdur. Artrit; yangı, ağrı, sertlik, kızarıklık ve şişliği bir arada bulunduran tıbbi bir terimdir. Artrit, çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan insanı etkileyebilir. Her 5 hastadan yaklaşık 3'ü 65 yaşın altındadır. Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda öncelikle ağrı ve hareket kısıtlılığına, bazen de şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklara, genel olarak romatizma adı verilmektedir.
Romatizma tek bir hastalık değildir. 200'e yakın hastalık bu sınıfa girer. Eklem romatizmaları (osteoartrit, romatoid artrit), yumuşak doku romatizmaları (fibromiyalji) ve kemik erimesi (osteoporoz) bunlar arasında en sık görülenleridir”
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı, Romatoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Kiraz da; “Eklemlerde bulunan kıkırdak dokusu kemiklerin birbirine sürtünmesini engeller. Doktorunuz teşhisinizin artrit olduğunu belirtirse, eklem ya da eklemlerinizde iltihap olduğu kanısına varmıştır. Artrit, ön planda, hareketli eklemlerin hastalığıdır. Artritin en önemli belirtileri eklemde ağrı, şişlik, kızarıklık, sıcaklık ve eklemin normal hareketlerini yapamamasıdır. Ağrı, eklemin hareket etmesiyle, istirahatte ve bazen de gece meydana gelebilir. Hasta eklem bölgesinde, özellikle sabahları ve istirahat sonrası tutukluk, yani eklemin hareketlerinde güçlük daha belirgindir. Bu hastalıklarda sadece eklemler değil eklemin çevresindeki kaslar, yumuşak dokular ve bağlar da etkilenebilir. Uzun süren artritler eklemlerde şekil bozukluğuna ve eklemin hiç hareket edememesine yol açabilirler. Halsizlik ve yorgunluk, artritli hastalarda diğer belirtilere sıklıkla eşlik eder. Eklemlerin yapısının, özellikle kıkırdağın bozulması (dejenerasyon) ile seyreden ve halk arasında kireçlenme olarak da adlandırılan osteoartrit (artroz) en sık görülen eklem hastalığıdır. En çok diz ve kalça eklemlerini etkiler, çok sayıda eklemi tutması nadirdir. Genellikle elli yaşından sonra görülür” dedi.
DiYABET TEDAViSiNE YENi YÖNTEMLER
Diyabet tedavisinde kullanıma giren yeni nesil ilaçlarla son yıllarda tedavide heyecan yaratan gelişmeler yaşandığını söyleyen istanbul Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Tükek ise şu bilgileri paylaştı; “Diyabet, sıklığı giderek artan bir hastalıktır. Neden olduğu komplikasyonlar ile devletin sağlık bütçelerini zorlar hale gelmiştir. Tüm dünyada toplam sağlık harcamalarının önemli bir bölümü diyabet ve komplikasyonlarına gitmektedir. Diyabet hastalığı, oluşmadan önlenmesi gereken bir toplum sağlığı sorunudur. Ancak, maalesef hastalar genelde hekimlere hastalık geliştikten sonra gitmektedir. Son yıllarda diyabet tedavisinde yeni gelişmeler yaşanmaktadır. Umut verici yeni ilaçlar hekimlerin kullanımına sunulmuştur. Bunlardan en farklı olanı böbrek üzerine etki eden SGLT₂ reseptör blokerleri dediğimiz, kan glikozunu düşüren ilaçlardır. Kan şekerini normalin altına indirmeden böbrek yoluyla glikozun uzaklaşmasını sağlayan ilaçlardır.”
TÜRKiYE NÜFUSU HIZLA YAŞLANIYOR
Türkiye nüfusunun hızla yaşlanmaya başladığını ve yaşlı hastaların başta sağlık sorunları olmak üzere pek çok sıkıntı ile mücadele ettiğini dile getiren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı Geriatri Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Cankurtaran ise şu açıklamalarda bulundu; “Türkiye'de yaşlı nüfus giderek artmaktadır. 2016 yılı nisan ayı rakamlarına göre ülkemizde 65 yaş üstü nüfus %8.2, 6.500.000 65 yaş üstü vatandaşımız vardır. 60 yaş üstü ise yaklaşık 10 milyon vatandaşımız vardır. Yaşlıların bakıma ihtiyaçları vardır. Geleneksel aile yapısı değişmektedir. Çekirdek aile yapısı, yaşlıların sayısının artması ve hastalıklarını artması sonucunda ihtiyaçlar değişmektedir. Yaşlılara bakmak giderek zorlaşmakta ve uzmanlık gerektirmektedir. Ülkemizde Geriatri uzmanları sayısı sadece 80'dir, Geriatri uzmanı da dahiliye uzmanlığından yetişmektedir ve dahiliye uzmanıdır. Dahiliye uzmanları sahada her yerde yaşlı hastaları sıklıkla görmekte, tanı tedavilerini yapmakta ve bakımları için öneriler yapmaktadır. Ülkemiz için en büyük sorunlardan birisi yatak sayısının az olmasıdır, hastanelerde acillerde çok ciddi sayıda yaşlı hasta başvurusu vardır ve hasta yatırmak zorlaşmaktadır. Hasta taburcu olurken eve çıkamayacak hastalar için ara bakım servisleri, subakut servisler, hastanelere bağlı bakımevleri ve/veya evde bakım sistemleri, Ülkemizde son 3-5 yıldır organize edilmektedir, ancak sayıca yetersizliklerimiz vardır. Buralarda sayıca yetersizliklerin dışında, verilen hizmetin içeriği-standartı –kalitesi konusunda da eksikler ve geri ödeme kapsamında sorunlar bulunmaktadır.”
--spoiler--
gereksizdir.
ol veya olma her türlü girip olacaksın .
Gereksiz olduğunu düşünmüyorum fakat hiç yaptırma gereği duymadım. Yaptıran insanların da grip olmasının nedeninin şu olduğunu düşünüyorum;

Aşı dediğimiz şey bildiğim kadarıyla bir virüsü vücuda ufak dozda verip ona bağışıklık kazandırmak. Yanlış biliyorsam lütfen düzeltin.

Bildiğim kadarıyla grip dediğimiz şey de tek bir virüsten oluşmuyor yani tek bir tipi bulunmuyor. Bunu da yanlış biliyor olabilirim sonuçta ben bir hemşire, doktor ya da sağlık alanında eğitim görmüş biri değilim.

Size aşı olarak verilen virüs veya virüsler içinde o yıl içinde oluşmuş olan virüs olmayabilir ya da bir şekilde mutasyon geçirmiş olabilir.

Bilemiyorum tabii ama düşününce mantıklı gelen bu benim için.
Bunu çevremdeki çoğu tanıdık yaptırdı yine grip yine grip. Onlarda işe yaramamış başkasında ne olur bilinmez.
yaşlılar faydasını görüyor. buna zatürrie aşı da dahil.
Eylül ayının sonuna gelmemize rağmen hala satışa çıkmayan aşı.
Ben 5-6 yıl önce sapasağlamken grip aşısı oldum ve sonrasında çok fena grip oldum. O gün bugündür grip aşısı olmuyorum:)
o grip olunacak salaklığın alemi yok.
Hiç olmadım. Tadı neye benziyor bilmiyorum.
Olanlar gripten muaf oluyormuş.
6 aylık pakedi 28 lira falan. Senede 2 defa olursan 56 tl ye denk geliyor. Abone olmak lazım aslında. Hem tüm kanalları şifresiz yayınlıyor. Maçlar ve filmler de bedava. Belgesellerde aynı şekilde.
görsel
http://ahmetrasimkucukust...osladiniz-hesaplasacagiz/
Bu sene oldukça gecikmeli yaptırabildiğim aşı.