1. 1.
    safları sıklaştırmalarıdır.

    son dönemde akp ye oy verenler içinde bir gevşeme, iktidardan hoşnutsuzluk, yeni bir adaya şans verme durumları hakimdi.

    ancak son gezi parkı olayları sonrasında yaşanan provokasyonlar ve propogandalar dağılma ihtimali olan safların sıklaştırılmasına yol açtı.

    ellerinde tencere tava dolaşanlar, onlarn söylemleri, onların söylemlerini kullanan yandaş basının "bakın oyunuzu akp ye verin. allah muhafaza bunlar iktidara gelirse ananınızı bellerler" tarzı propogandaları akp nin ekmeğine yağ sürdü.

    gevşeyen hattın kemikleşmesi sağlandı. anlayacağınız "rüzgar kayadan toz kopardı".

    peki hükümet karşıtı bir hareket nasıl hükümetin işine yarar bi hal aldı? derseniz. cevabı (bkz: gündem değiştirme sanatı/#20020595)

    akp ve yandaş medya çok profesyonel bir şekilde
    - bunlar din düşmanı
    - alkolikler
    - çapulcular
    - camiye ayakkabı ile girdiler
    - cami de içki içtiler
    - cami de toplu seks bile yapmış olabilirler

    söylemleri ile gezi parkı direnişini "din karşıtı" eylemmiş gibi bir alana kanalize etti. böylece halkın genelinin mesafeli durması sağlandı.

    ayrıca son dönemde başkaldıran cemaat(ler)e de mesaj verildi. "özgürlüklerinizin, son dönemde edindiğiniz hakların teminatı biziz. biz gidersek onlar (öcüler) gelirse bunları elinizden alırlar" "benim başörtülü kardeşlerimi okula almadılar" söylemleri bunu hatırlatmak için.

    bu tür söylemleri sanal dünyada aktif olan gençler yemiyor artık. ama halkın çoğu ortalama vatandaşımız.
    ve akp onların dilinden konuşmayı çok iyi biliyor!

    ayrıca rte ye yeni bir kavga alanı yaratılmış oldu ki bu tam da rte nin sevdiği şey. zira her kavgada k.k. ve d.b. yi döven rte için fırsat çıkarılmış oldu. o da ülkeyi seçim moduna sokma ve gövde gösterisi yapmaya başlama ile işe koyuldu.

    diğer bir fayda ise yeniden mağdur edebiyatı yapılması için ortam sağlanması. her ne kadar mağdur olan vatandaş olsa da yandaş medya desteği ile önce bu mağduruiyet unutturuldu/unutturuluyor sonrasıda ölen polis ve onun doğmamış bebeği gibi gözleri yaşartacak hikayeler pompalanmaya başlandı.

    Malcolm X'in dediği gibi "Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize sebep olur!"
    9 -3 ... the barz
  2. 2.
    çürük elmaların aradan sıyrılmasıdır, kesinlikle. Evet.
    2 ... minemosynerota
  3. 3.
    akp'nin yalanla dolanla, aleyhe durumu lehe çevirme kurnazlığında faydalanmak üzere çarpıtacağı gerçeklerin tümüdür. ancak, iktidar yıpranmıştır ve siyaseten miadını doldurmuştur. bu bağlamda, halka eziyet eden kibirli ceberrut görüntüsü, halkta büyük tepki yaratmıştır. daha önce aynı söylemlere inanan insanlar, bu kez gördüklerine daha çok inanacaklardır.
    2 -1 ... zarbut
  4. 4.
    burada söylenenin gerçekliğine bakmak gerek. alenen yalan söyleniyor, eğer bunlara koşulsuz inanılıyorsa yapacak bir şey yok. kişi artık peygamberdir, ağzından çıkan her laf doğrudur. buna inananlar için iş işten geçmiş zaten.

    ama, sorgulayan birileri varsa durum değişir. yıllardır "apolitik", "dünyadan kopuk" diye bildiğimiz gençlik durumu farketti. akp tabanı da sorgular, araştırır ve gerçeğe ulaşırsa akp'nin elde edeceği şey fayda olmayacaktır.

    gezi parkından, direnişten sonra akp'ye aslında sadece kağıt üstünde sağladığı demokrasi/özgürlük adına destek vermiş olanlar gerçeği anlamış olmalılar. "yetmez ama evet"çiler ayıldı.

    anlayışın "sadece bana özgürlük", "sadece bana demokrasi", "sadece sandıkta demokrasi" olduğunu görenler çoğaldıkça durum değişecek.

    cahil, okumayan, izlemeyen, farkında olmayan insanlardan ne kadar çoğu okumaya, öğrenmeye, izlemeye başlarsa akp'nin zararı o kadar çok olacaktır. temelini cahil insanlar üzerine atmış bir partinin geleceği ne olur bilemem.

    ak partinin başındaki şahıs faydayı, zararı kendine göre yorumluyor, olan biteni at gözlüğü açısından görüyor, görmek istiyor. ama atlar istedi diye köpekler ölmez.
    3 ... orboris
  5. 5.
    akp nin bir gönül birliği olduğu kadar çıkar birliği de olduğu gözönünde bulundurulduğunda akp den nemalanan kesime gözdağı verilmiştir.

    şöyle açıklayayım. ülkede milli görüş geleneğindne gelen muhafazakar olan %20'lik kemik bir seçmen kitlesi olduğunu varsayalım. "e o zaman geri kalan %30 ne?" derseniz eski ülkücü, solcu, liberal, herhangi bir görüşe bağlı olmamakla birlikte chp / mhp / eski tip siyasetten bıkmış seçmen, işleri tıkırında oldukça akp ye yönelen, cemaatçi olmamakla birlikte muhafazakar olan vs...

    kemik gruba sonradan iliştirilen bu grubu bir arada tutan şey düne kadar "çıkar birliği" idi.
    bugün ise buna "korku birliği" eklendi.
    son gezi parkı olayları sonrası rte nin "benim sayemde daha da zengnleştiniz. şimdi beni satarsanız sizi yakarım" türü mesajları hep bundan.

    bu arada akp ye faydaları dedik ama akp ye çok önemli bir zararı da oldu bu gösterilerin.

    rte nin karizması çizildi!
    bugüne kadar ya korkutarak ya da satın alınarak susturuldu muhalif kesimler.
    bir grup genç; muhalif partilerin, bilimum bürokrasinin, yargının, üniversitelerin, medyanın, iş adamlarının, ordunun yapamadığını yaptı.
    korku imparatorluğunu yıktı.
    bundan sonra şiddetten uzak demokatik tepkilerin daha fazla verilmesinin önünü açtılar.

    rte nin karizmasının çizildiği kendi seçmeni tarafından bile anlaşıldı.
    bugün mitinglerde "dik dur ezilme bu millet seninle" diye boşuna bağırmıyorlar.

    bu neden mi bu kadar önemli? bizde siyasal sisteme oy verilmez. parti liderine oy verilir. ondan siz bakmayın demokrasi dediğimize aslında 4 kişinin (halijazırda mecliste bulunan 4 parti lideri) görüşleri önce tüm meclisi, sonra ülke kadarini belirler.
    rte düne kadar "güçlü liderdi". bugün "halkın kendini destek çıkmak zorunda hissettiği lider" konumuna düştü.
    bakalım rte bundan da bir "mağduriyet" yaratıp sıyrılabilecek mi?
    2 ... the barz
  6. 6.
    Kararsız seçmen konusunda avantaj sağlaması.
    2 ... murattemur
  7. 7.
    gezi parkına giden, gündemin değiştirilmesine gerek olmadığını anlar, safları sıklaştırır. bu da doğal olarak akp den kopmamaya yarar. he bu arada gezi parkı sahiden fuhuş, alkol, uyuşturucu yuvasi.
    ... essattanmi
  8. 8.
    bir tayyip erdoğan klasiğidir kriz çıkartmak ve bu krizi kendi lehine ve menfaatine kullanmak. o ağır egosu ve direkt bencilliğini tavan yaptıran dalkavuklarının yönlendirmesi ile ülke gündemini istediği gibi yönetmekte ve kontrol altında tutmaktadır. peki durup dururken ne oldu da, özgürlükler ve refah konusunda çığır açan ülke bir anda iki ağaç yüzünden böylesine büyük çaplı bir kaosa sürüklendi?

    evet beyler ister beğenin ister beğenmeyin ama kemalizm ölüm döşeğindedir. bu haykırışlar, bu feryadı figan işte bu yüzdendir. iktidarı elinde bulunduran ve son darbeyi indiren grup ölüyü toprağa vermeye hazırlanırken, diğer grup ise canlandırmak ve ayağa kaldırmak için son çırpınışlarını yapıyor. biraz daha derinlemesine irdelersek bu gezi direnişinin ve yaratılan kaotik ortamın tayyip erdoğan'ın aleyhine değil lehine olduğunu görmemiz işten bile değildir. sokaklara dökülen kalabalıkları hafife aldığımdan değil, toplumun genel kanaatini dikkate aldığımdan bu sonuca varıyorum. akp'ye oy ve destek veren kesim açısından bu olay genel itibarla televizyon karşısından çerez eşliğinde izlenecek bir eğlencelikten ibarettir. toplumun genel kanaati "amuğa kodumunun goministleri" tepkimesi dışında değildir.

    dünü hatırlamak ve yarın korkusu.. etme bulma dünyası azizim...

    fazla değil bundan onbeş yıl önce müslümanlar, inançlarını sadece evlerine kapalı bir halde yaşamaları hususunda baskı ve şiddet görüyorlardı. hemde bu baskı ve şiddetin tonu bugünkünden çok farklıydı. insanlar başörtüsüne özgürlük için okul önlerinde, cami önlerinde ve meydanlarda toplanıyor ve sadece zulme uğradıklarını haykırıyorlardı. polise haş atmıyor, caddeleri trafiğe kapatmıyor, dükkanların camlarını indirip yağma etmiyordu. sadece maruz kaldığı haksızlığı dile getiriyor ve sesini duyurmaya çalışıyordu. bunun karşında polis bugünkü gibi sadece biber gazı kullanmıyordu. polis bu gösterileri dağıtmak için direkt cop ve kaba kuvvet kullanıyor, karşısındaki insanlar ise kat'iyen polise karşılık vermiyor buna rağmen bu insanlar bu sivil itaatsizliklerinden dolayı hapis cezası alıyor, okullarından atılıyor, işlerinden kovuluyor ve tam manasıyla devlet tarafından eziliyorlardı. bunlar meydana gelirken bizim medyamız meydanların nabzını mı tutuyordu sizce? tabii ki hayır. turnike, çarkıfelek gibi saçma salak programlarla dolduruyorlardı ekranları. kimse hak ve özgürlüklerin, baskı ve dayatmanın son bulması için sokağa dökülmüyordu. çünkü dökülürse kan döküleceğini biliyordu. belki bir devrim olacaktı ama hiçbir devrim insanların canından daha değerli değildi...

    gezi direnişçilerinin büyük çoğunluğu kuvvetle muhtemel yukarıda anlattıklarımın hiçbirine şahit olmadı. ya o yıllarda sokakta kısa donla dolaşıyordu. yada evinde televizyon karşısında oturmuş çerez yiyen sessiz çoğunluktaydı. şu bir gerçek ki o gün sessiz kalanların çoğu bugünde sessiz ve güçlü olanın yanında. onlar için güçsüz olan ve ezilen, güçlü olanın gücünü göstermesi için bir talim tahtasından ibarettir. ve bu çoğunluk ekmeğinin peşindedir. olaylara karışmaz, anarşik olmaz...

    bu olayların bir prim savaşına dönmesinin sebebi ise yaşı yetenlerin o yıllardaki baskı rejimini hatırlıyor olmasıdır. küçümsediğim için değil ama böyle bir direnişi tankların yürüdüğü bir ortamda yapmak, bugünkü gibi gaz bombasına maruz kalarak yapmaktan çok farklıdır. işte bu yüzden biraz çocuksu bu yüzden yüzden ergen ve çok romantik...

    o yıllarda uygulanan baskıları hatırlayanlar ve çıt çıkaramasa da ortada yapılan bir haksızlık olduğunu düşünenler eminim ki bugün, o yılların müsebbibi olan düşüncenin öldüğünü görüyor ve aşikar olmasa da içlerinden "oooh canıma değsin" diyerek kemalizmin ölümünü kutluyorlar. işte en çok bu yüzden oy patlaması yaşayacağını düşünüyorum akp'nin ve yarınki mitingde eminim ki yine cuntadan, vesayetten ve o yılların resmini çekecek ve insanların gözüne sokacak bir konuşma bekliyorum. bakın bize bunlar yapıldı ve biz böyle karşılık verdik, şimdi iktidar olarak biz böyle yapıyoruz, iyi niyetlerle olaya yaklaşıyoruz ama böyle muamele görüyoruz denilecek. hep ezildik, hep eziliyoruz... bu defa ezilmemek için evet diyelim denilecek...

    işte aziz dostlar bence bu halka zulüm etmek ve halkın özgürlüklerini kısıtlamak için çıkan bir kriz değil. kemalizmin kökünü kazımak ve bu halde bile ezilen olmayı başarabilmek adına kasıtlı çıkarılmış bir krizdir. yani tayyip başa geçtiği günden beri, sonucu belli bir seçime çıkacak ve yeni dönem daha bi güçlü gelecektir..

    hasılı olan gaz yiyen çocuklara ve günlerdir orada bekleşen polislere olmuştur. yoksa başta amerika yedirmez tayyibi merak etmeyin..

    öptüm. kib. bye..
    2 -1 ... kanuni sultan sinan
  9. 9.
    rte yi sıkıştıran gündemin değişmesidir.
    zahide uçar yazmış:

    ---- alıntı ----
    Eylemler sayesinde açılım unutturuldu. Sakiller nerede belli değil.

    Çıkarılan maden yasası konuşulmuyor. Atatürk Orman Çiftliğinde kesilen yüzlerce ağaç konuşulmuyor. AOÇ'nde önemli bir yerin Amerikalılara verildiği konuşulmuyor. Yazılmıyor.

    Suriye konusunda Erdoğan'ın kulağı çekildi. Eylemler sayesinde Suriye konuşulmuyor. Eylemler sayesinde Erdoğan'ın Suriye konusunda geri adım atmak zorunda kalışı ört bas edildi.

    ---- alıntı ----
    http://www.ilk-kursun.com/haber/148577

    ümit özdağ'ın da okunmasında fayda var.
    http://www.ilk-kursun.com/haber/148655
    5 ... the barz
  10. 10.
    gezi parkı olayında polis kontrolsüz güç uygularken bile mağdur olabilmesidir.
    (bkz: gezi parkı direnişinin akp ye faydaları/#20021482)
    (bkz: gezi parkı direnişinin akp ye faydaları/#20023572)
    (bkz: hadi yine iyisiniz keratalar yine mağdur oldunuz)
    http://www.uludagsozluk.c...ağdur-edebiyatı/@the-barz

    bu entry'lerde sormuştum.

    rte nin son açıklaması ile yüzsüzlüğün bu kadarına şaşırıyorum.
    rte: 4 kişi polise şiddet uygularken ölüyor.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25455739
    2 ... the barz